- Kategori
- Siyaset
Siyasi ahlak
Toplumun siyasi platformda kendine çekidüzen vermesi, siyasilerin yaptıkları davranışlarda ahlaki değerleri gözönünde bulundurmasıyla mümkündür. Toplumun bir değer yargısı olarak gözlemlenen ahlakın siyasiler tarafından kuşa benzetilmesiyle ahlaksızlığın ön plana çıkması sağlanmış olur. İnsanlar toplum içerisinde düzeni rencide edici davranışlara girmeden, demokratik söylemler geliştirmeleri yönündeki telkinlerin yanısıra bürokratik ve politik gelenekte yaşayanların tavırları ahlaksızlık olarak ortaya çıkmaktadır.
Siyasiler birbirlerini harcamaya çalışırken toplumu hiçe saymaktalar. Halkın güveniyle oluşturmuş oldukları saltanatlarını onların gözünün içine baka baka kendi yalan ve desiseleri ile kapatmaya ve onlara farklı bir gözlük takmaya çalışmaktalar. Siyasilerin bu tavırları onların cesaretlerinden çok saltanatlarının ve geleceklerinin yalanlar üzerine kurulu olduğunun bir kanıtıdır. Sağlıksız bir düşünceden yola çıkan çalışmaları kendilerini o zorluklar içerisinde boğmaktadır. Halkı kandırmaya çalışmaları ve onlara rağmen kendi saltanatlarının devamını sağlama düşüncesi benliklerine kazıdıkları desiseler ile yola çıkmaları hep saltanatlarının devamı için olsa gerektir. Her baktıkları ve değerlendirdikleri ahlaki çöküntüye yol açmaktadır. Fırtınalar içerisinde yapılan bocalamalar onların tavırlarının yokluğu ile kendini rencide etmektedir.
Bunun içindir ki kamuoyu yoklamalarında siyasilere güven en aşağılara doğru akmaktaydı. Son yıllarda siyasilerin tutarlı davranışları halka hizmet götürmeleri sayesinde bu bakış açıları değişmektedir. Artık en çok kime güveniyorsun denildiğinde siyasilerden çalışanlar ön sıralara oturabilmekteydi. Eskiden çok güvensizlik ve yalan üzerine kurulan siyaset artık güven üzerine, hizmet üzerine kurulabilmekte. Bunun değişmesinin tek göstergesi son güvenoyu yoklamaları gösterilebilir. Güzel gelişmelerin olması halkın siyasetten memnun kalması, refah içerisinde bulunması bizi daha çok memnun olmaya doğru itmektedir. Bu tür gelişmeler gittikçe bizi daha müreffeh bir toplum durumuna itmekte.
Bu gelişmelerin daha sağlıklı olabilmesi için siyasiler son yıllarda çokça dillendirilen halka hizmet üzerinde durup, halka hizmeti ön plana çıkarması ile mümkün olmaktadır. Halka hizmet etmeyen, halkın sorunların farklı grupların çıkarları ile örtüştürerek karşılamaya çalışan bir anlayış ile bunların karşılanması mümkün değildir.
Halka rağmen demokrasi anlayışı artık tutmayan ve siyasi ahlaktan yoksun olan bir anlayış olarak algılanması gereken bir tutumdur. Her şeyin temelinde halka hizmet, halkın memnun olacağı, bürokrasi ve idarenin halkın çıkarlarını ön plana çıkarması ile sağlanabilir. Kendimize ait olan güven ve güvensizliklerin bocaladığı bir durum olmaktan çıkıp dokunulamayan yerlere dokunulup, halkın faydasına olanlara değer vermek kadar güzel olan bir anlayış olabilir mi? Çünkü halk demokrasiye kendine ait olan değerlere susamış bir halde beklemektedir. Çünkü hep kandırılmış ve kendine ait olan değerlere saygı duyulması esası üzerinde durulmuştur. Her şeyin temelinde sağlıklı bir anlayış olarak lanse edilen değerlere sarılması gerekir.
Halkı ezen ve onun değerlerini yok sayan bir anlayış nasıl halkın oyları ile iktidarda kalabiliyordu? İşte bunun temelinde halkı kandırma ve halkı hiçbir şeyin sahibi saymayan ve onu hiçbir şeyi anlamayan düşünce ve değerlerden yoksun olarak değerlendiren bir hastalıklı düşüncenin sahibi siyasilerin tutumu olarak görülebilir. Siyasi ahlaktan ve değerlendirmelerden yoksun siyasiler ancak halkı kandırmayı yönetim biçimi olarak değerlendirdikleri için halkı anlayamazlar. Halk da eğitim seviyesine göre bazen onların oyununa gelebilmekteydi. Hatta bazen çok sayıda hükümet kurabiliyor ve hatta sırayla iktidara gelebiliyor ve aynı yalan ile insanları kandırabiliyorlardı.
Her defasında olan halka oluyordu. Fakat artık halk durumun farkında. Kendisini tanıyan ve kendisine hizmet edenin kimler olduğunu anlayabiliyor ve ayağına gelen hizmetin mahiyeti ve sınırını kavrayabiliyor. Bu durumda halkın mutluluk ve refahının sınırını ancak siyasi ahlakın sahibi olan, kişilik sahibi olan siyasilerle idrak edebiliyor. Artık ölen insanımızın ölmemesi için kendimizi korumak için artık feryada gerek yok. Sesimiz olan duygularımıza sahip siyasi yöneticileri tanımak, bilmek ve anlamak istiyoruz.
Kendimizden uzak fakat isteklerimizi karşılayan ve insanımıza eşit uzaklıkta siyasi ahlakı kendisine ilke edinmiş siyasilere sahip olmak için seçimlere her yönüyle dikkat etmek lazım. Kendini tanıyan, gücünü bilen siyasetçi halkı da tanır ve onun isteklerinin yerine getirilmesini birinci vazife edinir kendisine. Her şey millete hizmet için olmalı devletin bekasından çok halkın refah ve bekası için çalışmalıdır. Devletin bekası için her şeyi mübah sayan zihniyetler kardeş kanı dökmekten çekinmemişlerdir. Tabi bu demek değildir; bölünsün parçalansın ne olursa olsun, ondan sonra değerlendirelim.
Kendine ait değerlere sahip, halkı için mücadele eden anlayışa sahip, halkın refah seviyesini artıran, haklara ve özgürlüklere önem veren anlayışlara hep ihtiyaç vardır. Kendimizden ve kendimize yakın olanlara önem vermeliyiz.
Yaşasın halka önem veren ve halkın isteklerini önemseyip, yerine getirenlere.