- Kategori
- İlişkiler
Siz ne dersiniz?

Yolda çatık kaşlar , gergin bedenim, sırtımda içi karmakarışık çantamla yürüyorum. Saatlerce ..Bazen nefesim kesiliyor, yotgunluk vuruyor. Kalbimde taşıdığım yük yürüdükçe ve düşündükçe daha da ağırlaşıp bedenime yansıyor. Omuzlarım daha da çöküyor. Sırtımdaki çantamda yaşamak isteyip hiç yaşayamadıklarım, beni hep terkedenler, eksikliklerim, hatalarım dolup dolup taşıyor yürüdükçe. Ayaklarım kaldırmıyor taşımak zorunda olduğum yükü. Belki karşılaştık günün ve yolun birinde. Kesişti yollarımız. Kimbilir sizin ne dertleriniz vardı aklınızda. Dönüp bakmadık bile birbirimize. Kendi yalnızlıklarımızla kalabalıklar içinde dolu dolu yaşıyoruz; doluluk demekse gerçekten!
Terkedilmemin senesini kutladım geçenlerde. Bedenim benimleydi ama ben bedenimle değildim ve ruhumun nerelere gittiğini hiç bilmiyordum. Hayattaki yerimi ve geç kalmışlığın verdiği başarısız ekşi tadıyla içiyordum kahvemi. Unutulalı ve hatta belki de sadece 5 saniyede düşünülen bir anı olarak kaldığım koskoca bedenli adam için kişisel kronolojisinde 1 aylık bir tarih dilimiyken ben, kendi düşüşlerle dolu tarihimde koskoca bir yılı devirmemin heba olan bir yılımın başarısızlık torbamda en başa oturuşunu acıyla sezinlemekteydim.
Az önce otobüsün penceresinden akıp giden hayata ve insanlara bakarken , akmakta olan zamana rağmen ne kadar az şey başardığımı farkettim yine kendim için! Bu bana çok acı veriyor biliyor musunuz ? Geç kalmış olmak zamana yenilmek...Üstelik yetişmek için çabalamak yerine hüznün içinde küçücük enerjimi de tüketmek..
Ya olmasaydı? yani ya tam tersi olsaydı? Yani terkedilmeseydim? Ya devam etseydi ilişkim? O zaman bu ilişkinin iç yapısı içinde bana uymayan bir sürü sorunla ve bu sorunlara rağmen kendimden fedakarlık yaparak, yaşamak istediklerimi erteleyerek ve yıpranarak yaşasaydım bu bir seneyi? Ya yaşamak istediklerim içimde kaldığı, istenmediğim, terkedildiğim üstelik ihanet edildiği için bana tüm bunları hissetmiyor olsaydım ancak bana giderek yük olacak bir ilişkiyi taşısaydım sırtımda? O zaman acaba çantama bu yükleri sığdırabilecek miydim, şimdi içinde olanlara göre daha mı ağır olacaktı? Yoksa her birlikteliğin özünde olduğu gibi ait olma duygusu ve alışkanlığın vazgeçilemeyen tadıyla kendimi avutup hayatıma kendimi kandırarak devam mı edecektim?
Ya da tüm bunlar mı teselli cümleleri ??
Ne dersiniz ???