​ Soma’da yaşayan madenci bir aile ile yapılan söyleşi / Gündelik Yaşam / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Mayıs '14

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

Soma’da yaşayan madenci bir aile ile yapılan söyleşi

Soma’da yaşayan madenci bir aile ile yapılan söyleşi
 

görsel internetten alıntı


 Somalı bir aile ile konuşuyorum. Ailenin iki oğlu da madenci ve aynı madende çalışıyorlar, ben küçük oğlu ile konuşuyorum. Önce kendilerine “Geçmiş olsun, Allah kurtarmış sizi, Allah size ve ailenize acımış” diyorum. Bana, kendilerinin facianın olduğu madende değil, yan madende çalıştıkları için kurtulduklarını söylüyor. Kendisi faciayı duyar duymaz ailesine bile haber vermeden yan madendeki arkadaşlarını kurtarmaya gitmiş, en yakın arkadaşı Uğur Çolak da orada imiş. Madene inmiş ama herkesin öldüğünü görmüş maalesef kimseyi kurtaramamış. Yakın arkadaşı Uğur Çolak’ın iki küçük çocuğu ve bir eşi varmış, ortada kalmışlar. Ben kendisine maden ocağı ile ilgili sorular soruyorum.

 

-          Maden ocağının 600 metre aşağısına inildiği söyleniyor, doğru mu? Diyorum.

-          Abla, 600 metre değil yerin 1100 metre aşağısına iniyoruz, ben orada güvenliği sağlamak için yerin altına her indiğimde 10 kilometre yol yürüyorum. Ben orada amir pozisyonundayım ve bana verilen her emiri uygulamıyorum, zira o insanların güvenliğini tehlikeye atamam. İşten atılma pahasına bile olsa nedenini anlatıyorum bir üst amirime.

-          Yazılı emir isteseniz olmuyor mu böyle riskli emirlerde?

-          Özel sektörde yazılı emir olmuyor, her şey sözlü oluyor.

-          Maden ocağında yangından değil de, karbon monoksit zehirlenmesinden öldükleri söyleniyor, doğru mu?

-          Her ikisinden de ölenler var, yangından ölenleri, yanmış cesetleri ve kemikleri gözlerimle gördüm, DNA testi yapıyorlar ve cesetler ailelerine gösterilmiyor, zira çok korkunç durumları, her tarafı kapkara, göğüsleri, gözleri patlamış halde olanlar var.

-          Maden ocağındaki yangın sırasında oksijenin ters yönden verildiği ve insanların ölümüne neden olduğu söyleniyor, doğru mu ?

-          Yangın sırasında herhalde mühendis ağabeylerin telaşından olsa gerek, oksijen çıkıştan verileceğine giriş tarafından verilmiş bir müddet.

-          Korkunç bir planlama hatası var ortada, böyle durumlarda ne yapılacağı önceden planlanır ve ona göre davranılır, ne yazık ki planlama yapılmadığı görülüyor, “Saldım çayıra, mevlam kayıra hesabı”

-          Yerin altından 300 ölü çıkarıldı, bu sayı ile kalır mı size göre?

-          Vardiya değişimi ile birlikte 750 kişi var, 300 ölü bulunduysa diğerleri nerede? Bana göre bir 300 ölü daha vardır yerin altında.

-          Maden ocağında yaşam odaları var mı?

-          Yaşam odaları yok.

-          Maskeler ne durumda?

-          Maskeler de kalite, kalite. Şirketin insafına kalmış kaliteli maske almak.

 

Annesi ve babası ile görüşüyorum. Anne kendi çocukları kurtulmasına rağmen Soma faciasından ötürü fazlasıyla üzgünler. Anne diyor ki “Her gün çocuklarımın üzerine dualar okuyup, üfleyip yolluyorum, aklım hep onlarda ama Soma’da herkes madenci, bir de benim bu küçük oğlum hiçbir şey söylemeden bizden habersiz kendi hayatını hiçe sayarak facianın olduğu madene gitmiş, bir yardımım olabilir mi diye, duyunca iyice aklım gitti diyor.

 

Ben tekrar kendilerine “Büyük geçmiş olsun, Allah size acımış” diyorum.

Bu madenci ailenin başka bir akrabalarını da tanıdım, madenci çocukları dışarıda görseniz hepsi bir prens gibi kibar ve bakımlı, sakal traşları muntazam, tenleri ise açık renk, kimse demez ki bunlar madenci zira kömür karası görünümleri yok. En bariz özellikleri ise son derece korkusuz ve cesurlar, bana göre hepsi bir kahramanlık abidesi. Ülkemizin bu altın madeni çocuklarımızın kıymeti bilineceğine başlarına gelenlere bakın.

Bir daha yeni facialar yaşamayız inşallah, Soma faciasının ateşi herkesin yüreğine düştü, herkes dualar etti kurtulsunlar diye ama acımızın büyüklüğü değişmedi.

Artık bu ülkeyi yönetenlerin paradan daha önemli şeyler olduğunu, devletin bekaasının olduğu kadar insanın da bekaasının önemli olduğunu anlaması gerek. İnsanın bekaası olmazsa bir gün devlet de yok olur, meydan ona buna kalır.

 

Sibel Koçarslan

 

 

 
Toplam blog
: 627
: 3456
Kayıt tarihi
: 11.06.11
 
 

Kendi halinde yaşayan doğa tutkunu, sıradan bir vatandaş. İnsanların dış güzelliğine değil iç güz..