- Kategori
- Psikoloji
Son kez gölgemden gölge koptu.

Son kez kopmuştu ruhundaki kendini onunla tanımladığı şey. Artık ne kendisi eskisi gibi hissetmeyi sürdürecekti ne de olduğunu zannettiği kişiye yakın olacaktı. Bir şeyler bitmişti ve bir şeyler hayallerin içinde hissettirdiği özgür duygular kadar bonkör değildi. Sevgiler bitmiş, yenilgiler yaşanmış, rüzgar yalnız bir sessizliği ile üzerinden esmişti geriye kalan tek bir kağıt parçasını çölünde kımıldatarak…
Yolları her tıkandığında anlıyordu ki, bir şeyler görüş açısından değişmeliydi ve o istek duyduğu nokta adına, o yolun sonunu varmayı gerektirecek nitelikleri şuanda yolunda ilerlerken gerçekleştirmeli onarmalı ya da yeniden yaratmalıydı. Çünkü gelecek denilen şey sadece şimdinin uzantısıydı.
Artık korku hissetmekten ve yalnızlık duygularından bıkmıştı. Bu duygular hep alışkın olduğu duygulardı ve artık onları hissetmek ve devamlı hissetmek sıkıcı bin hal almıştı. Artık kendini korumasına neden olacak korku içgüdüsü bile azalmıştı. Çılgınlık noktasına yada kendini bile bile tehlikeye atacak seviyeye gelmişti.
Yeni bir benliğe geçmeden önce, ağlayan ruhunun yansıması gözlerine aynada baktı. Son kez dedi son kez hisset acıyı, dibine kadar.
Çünkü bitiyor.
Çünkü bir daha hiçbir zaman şimdiki değer yargıların korkaklığın ve acın olmayacak.
Bir daha asla başka bir şey üzerinde bu kadar baskı etkisi yaratmayacak.
Son kez acını doyasıya hisset.
Bunları düşünüyordu ve ağlayan kızarmış gözlerine baktı. Hep içinde bir yerlerde, asla ve asla yenilmeyen her yenilişte kendisini yenileyen garip bir ruhu vardı. İçindeki ilerleme ateşi değişme pahasına ve eskisindeki kendisine yabancı gelme ve yeninin henüz nasıl bir şey olduğunu bilmeme pahasına, değişmeyi istiyordu ve korkularının derinindeki korkusuzluğu daha çok yakınlaşıyordu. Kimliğini bilme süreci sonsuzdu ve her derinlik yeni bir derinlik yaratıyordu ve belki de
..tüm sahip olmayı istediği şeyler zaten sahip oldukları ama şimdilik yoldaki mücadele adına ondan ayrıymış gibi gizlenen birer suretlerdi belki de..
Dünyada geliştirmek zorunda olduğumuz tüm nitelikleri bir çırpı da atlamak olabilir miydi? Belki de, kendimizde olmasını istediğimiz her şey zaten sahip olduklarımızdı ama garip bir oyun içinde, tam zıddı olan korkular ile bizden saklanıyorlardı. Böylece insanoğlu sınavını verecekti. Kendini geçmişi ile tanımlayan bireyler yörüngelerinde dönerken, geçmişin düşünce süreçlerini kıran bireyler, zaten oldukları kendilerine bir mücadele sonucu ödül olarak sahip olacaklardı ve biz buna " hayat " diyecektik…
başlık: hayko cepkinin 'son kez' adlı parçasından