Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Eylül '08

 
Kategori
Haber
Okunma Sayısı
2040
 

Son Padişah mezarı

Son Padişah mezarı
 

foto Fikret Eyüpoğlu


Sevgili Arkadaşlar,

Aşağıdaki haber ile ilgili olarak Sultan Vahdettin'in kabri fotoğrafını ekliyorum. Türkiye'nin yurt dışındaki tarihi mekanlarını koruma ilgisi duyan Dış İşleri Bakanlığı hayırlı bir iş yapmaktadır. Çünkü, geçmişimizin bir parçası her ne kadar tu kaka olsa da bizimdir, bizim var oluşumuzun bir kanıtıdır. Aynı zamanda kendimizi bilmenin de en güvenilir kaynağıdır. Ancak bu bakım onarım işi siyasi bir muhalefet malzemesi haline de gelebilir. Çünkü haberdeki ilgi padişah mezarına odaklanmış durumda.

Aslında restore edilen Süleymaniye Külliyesi'nin tamamıdır. Külliye içinde Padişah Vahdettin'nin mezarının da bulunması bu restorasyona haber niteliği katmıştır. Gerçekte amaç bir türbe restorasyonundan ileridir. Yani bazılarının sandığı gibi sırf son padişah Vahdettin'e hak etmediği bir itibar iadesi için yapılıyor değildir. Siyasi meydanda "Vahdettin'in mezarını türbeleştirmek doğru mu değil mi?" tartışması açılırsa aklınızda bir bilgi kırıntısı olsun.

Zaten şu anda mezara odaklanan bir restorasyon çalışması da yapılmamaktadır. Zira, külliye’nin yapısal(statik) sorunları var. Öncelik, anılan sorunların tesbiti ve nasıl giderileceğine karar vermektir.

HABER: Milli mücadelenin son günlerinde İngiliz gemisi ile kaçan ve sürgünde ölen, eski Başbakanlardan Bülent Ecevit’in “Hain değildi” tartışmasıyla bir dönem tekrar gündeme gelen son Osmanlı padişahı Vahdettin’in mezarının restorasyonuna başlandı. Türkiye ile Suriye arasında 19 Nisan 2007 günü bir protokol imzalanmış ve Vahdettin’in mezarının da bulunduğu Şam’daki Süleymaniye külliyesinin restorasyonu kararlaştırılmıştı. Restorasyon için tüm masraflar ve çalışmalar Türkiye tarafından yapılıyor. Bu çerçevede, medresenin girişindeki üç kubbe ile kolon ve duvarlar da onarılacak. Külliye’deki yapısal değişimleri izlemek için bilgisayarlı takip sistemi de kurulacak.

Vahdettin, milli mücadelenin son dönemlerinde 1 Kasım 1922'de saltanatın kaldırılmasına ilişkin kanunun çıkarılmasından hemen sonra, 17 Kasım’da, bir İngiliz gemisiyle İstanbul'dan kaçmıştı. İtalya'nın San Remo kentinde 16 Mayıs 1926'da ölen Vahdettin’in cenazesi, damadının isteği ile ve Suriye hükümetinin düzenlediği resmi törenle Şam’daki Süleymaniye Külliyesi camisinin bahçesine gömülmüştü. Suriye'nin başkenti Şam'da Mimar Sinan'ın ''kalfalık dönemi eserim'' dediği Süleymaniye Külliyesi'ndeki caminin yanında bulunan mezarlık, imzalanan protokol sonrası restorasyon için ziyarete kapatıldı.

KÖŞK DE RESTORE EDİLİYOR

Bu arada, Vahdettin’in İstanbul Çengelköy’deki köşkünün de, restore edilmesi kararlaştırdı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan bir süre önce, Vahdettin’in İstanbul Çengelköy’deki köşkünde incelemelerde bulunmuş ve “Restore et-işlet-devret” modeli ile kiraya verilmesi düşünülen köşkün bir an önce ihaleye çıkarılarak restore edilmesi talimatını vermişti. Çengelköy’ün tepesinde bulunan ve Vahdettin’in tahta geçmeden önce kaldığı köşk, soğan biçimindeki kubbesiyle tanınıyor.

Son Ecevit hükümeti döneminde İstanbul Üniversitesi’ne verilmesi kararlaştırılan köşkün devir işlemi, AKP hükümeti döneminde durduruldu. 1988 yılında dönemin Başbakanı Turgut Özal tarafından ‘Başbakanlık Dinlenme Evi’ yapılması planlanan Vahdettin Paşa Köşkü, Özal’ın ölümünden sonra unutulmuştu.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Niye Suriye'ye gömülmüş; İtalya'da öldüyse oraya gömülseydi.

Kerim Korkut 
 08.11.2015 10:41
Cevap :
Memleketine yakın olmak istemiştir belki de.  08.11.2015 19:34
 

Hiç öyle düşünmüyorum ben. Şam'daki Vahdettin mezarının ve oradaki külliyenin onarım ,bakımı için harcanacak para, emek ve güç kendi ülkemde sahip çıkılamayan, yıkılıp, yakılıp yerlerine dev beton yığınları yapılan, alışveriş merkezleri kurulan tarihi yapılara yapılması daha hayırlı olur bana göre....

kırıkkalp 
 23.09.2008 11:58
Cevap :
Ben bir tercih yapmayı doğru bulmuyorum. İçeride ve dışarıda tarihi belge ve kalıntılaraımıza sahip çıkmak en iyisi. Ancak şu da bir gerçek ki, dışarıdaki tarihi mekanların reklam gücü daha yüksektir.  23.09.2008 14:04
 

Kültür Varlıklarımızı Koruma Kurulu, binlerce kiliseyi restore etme kararı alarak yenileme çalışmaları için en büyük bütçeyi ayırmıştı. Asıl amaç yabancılara yaranmaktı. Şimdi sizin yazınızda alıntıladığınız haberde de belirtildiği gibi kendi mirasımıza da aynı özeni göstermek ve bunları kültür tarihimize kazandırmak memnuniyet verici..

Prometeus 
 22.09.2008 10:17
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 367
Toplam yorum
: 2809
Toplam mesaj
: 236
Ort. okunma sayısı
: 1690
Kayıt tarihi
: 04.08.08
 
 

Parasız yatılı Darüşşafaka Özel Lisesi'nde iki yılı hazırlık sınıfı olmak üzere yedi buçuk yıl ok..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster