- Kategori
- Güncel
Son YSK kararı hakkındaki kararımdır

YSK Amblemi
Yüksek Seçim Kurulu referandumla ilgili kararını verdi.
Sonuç, gene her zamanki gibi oldu!
Kanunu değiştiren Ak Parti 0, karşı çıkan CHP 1.
İnternet, bir çok şey hakkında bilgi sahibi olma imkânı sunmasa, ben de bazı kimseler gibi düşüneceğim.
Dünyanın en akıllı, en hukuk bilir insanlarının CHP'de toplandığına inanacağım.
Ak Parti'lileri de zır cahillikle suçlayacağım.
Hepsini hukuktan, kanun yapmaktan hiç anlamayan bilinç yoksunu, beceriksiz kimseler olarak niteleyeceğim.
Çünkü Anayasa Mahkemesi, Danıştay, Yargıtay, (en son) Yüksek Seçim Kurulu, bu hükümet döneminde çıkan bir çok yasa değişikliğine aykırı bakıyor. Onları uygulanamaz görüyor.
O zaman ben de düşünmeye başlıyorum. Acaba diyorum; hem yüksek tahsilli, hem de bilgi ve beceri yoksunu bir sürü insan nasıl biraraya gelmiştir de ortaya, her yaptığı yanlış olan bir Ak Parti çıkmıştır? Bu kadar katmerli bir tesadüfü kabullenmek akla ihanet değil midir?
Tayyip Erdoğan'ın, halkın yüzde kırkının oyunu, etrafına topladığı bir cahiller korosuyla aldığına inanmak mümkün müdür? Böyle bir kanaat, adı geçen partinin seçmenlerini de aynı kategoriye koymak anlamına gelmez mi?
336 Ak Parti'li vekilin içinde ilâç için, usül erkân bilen ve uyarı görevi yapan üç beş kişi yok mudur? Gerçekten bunlar, bu kadar bilinçsiz ve kalın kafalı mıdır? Neden çıkardıkları bir çok kanun dava konusu olmaktadır? Gerçekten, Ak Parti'nin çoğunluğunu teşkil ettiği meclis, doğru dürüst bir yasa yapamamakta mıdır? Yoksa bu işin içinde başka şeyler mi vardır?
İsterseniz YSK'nın, değişikliğin bu referandumda uygulanamayacağını açıklarken atıf yaptığı anayasa 67'nin, 3376 sayılı kanunun ve diğerlerinin ilgili kısımlarına bir göz atalım. O zaman, neyin ne olduğu hakkında daha kolay karar verebiliriz.
Anayasa`nın 67. Maddesi'nin son fıkrasında, "Seçim kanunlarında yapılan değişiklikler, yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde yapılacak seçimlerde uygulanmaz" deniyor.
Oysa yapılan değişikliğin, seçim kanunuyla uzaktan yakından hiç bir ilgisi yoktur. Bahis konusu olan, 23.5.1987 tarih ve 3376 sayılı, "Anayasa Değişikliklerinin Halkoyuna Sunulması Hakkında Kanun" başlıklı (5 i geçici, 15 maddelik) müstakil bir yasadır. Yani değiştirilen 2. madde seçim yasasında değil, yukarıda adını verdiğim kanunda yer almaktadır.
Halk oylaması, seçim yasasından ayrı bir kanunla düzenlendiğine, seçim de sayılamayacağına göre, referandum süresini 60 güne indiren değişikliğin, anayasanın 67. maddesine atıf yapılarak, uygulanamaz bulunması kesinlikle hukuki bir karar değildir. (1)
Aslında buradan daha ileriye gitmeye gerek yoktur. İddia ediyorum, bu aynen 367 gibi bir karardır. Karşımızda, "seçim kanununda yapılan değişiklikten" söz eden bir yasa duruyor. Yüksek Seçim Kurulu da bu yasa hükmünü, hiç alâkası olmayan bir kanun değişikliğine uyguluyor ve onu geçersiz kılıyor.
Eğer yasa koyucunun kastı bu olsaydı, "seçim"in önüne, "halk oylaması" tabirini de koyar maddeyi, "Seçim ve (halk oylaması) kanunlarında yapılan değişiklikler, yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde yapılacak seçimlerde (ve halk oylamalarında) uygulanamaz" şeklinde düzenleyebilirdi.
Tabi ki, isterseniz, seçim yasasının içinde, "halk oylaması" geçen tüm maddelerindeki genel hükümleri bu değişikliğin aleyhine veya lehine yorumlayarak arzu ettiğiniz sonuca varmanız da mümkündür. Bu sizin hukunuza değil, ideolojinize ve vicdanınıza kalmıştır.
Halbuki, anayasanın 67. maddesinin son fıkrası, seçim kanunlarında yapılacak özel değişiklikten bahsediyor. Diğer maddelere atıf yapılacak genel ve ortak bir hüküm içermiyor. Bu nedenle 67. maddenin son fıkrasını, içinde halk oylaması geçen (oy vermenin, itirazın, sayımın, nasıl yapılacağı, sandık kurulunun nasıl oluşturulacağı vs. gibi; her seçim ve halk oylamasında ortak olan uygulamaları anlatan) diğer maddelere atıf yaparak karara varmak, isabetli bir görüş değildir.
Nitekim, yüksek yargının hukuku ve kanunları nasıl yorumladığını, kararlarında hangi siyasi görüşü memnun ettiğini geçmiş tecrübelerimizden biliyoruz. Buna rağmen, bundan sonraki kararlarını yasalara uygun vereceği ümidimizi koruyoruz. Devam edelim:
Referandum yasasını, YSK ve 26.4.1961 tarih ve 298 sayılı, "Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Listeleri Hakkında Kanun"la bağlantılayan bu kanunun ek 5. maddesidir. Orada şöyle denilmektedir:
"Anayasa değişikliklerine ilişkin kanunların halk oyuna sunulmasında kullanılacak olan oy pusulalarının, şekli; oy verme, oyların sayım ve dökümü, ... Yüksek Seçim Kurulu'nca tespit ve ilan edilir."
Gördüğünüz gibi bu maddede genel bir durumdan bahsedilmektedir ve YSK'nın, referandum yasasındaki değişiklikle ilgili karar vermesini haklı kılacak bir açıklık bulunmamaktadır. Burada sadece YSK'nın görevleri anlatılmaktadır. O zaman bir sonraki adıma geçelim.
Anayasa`nın 79. Maddesi'nin son fıkrasında, "Anayasa değişikliklerine ilişkin kanunların halkoyuna sunulması işlemlerinin genel yönetim ve denetimi de milletvekili seçimlerinde uygulanan hükümlere göre olur" denilmektedir.
Buradaki "yönetim ve denetim" kavramlarını başında da gene "genel" tabiri bulunmaktadır. Muhteviyatında halkoylaması yasasının, seçim kanunuymuş gibi yorumlanmasına imkân verecek bir açıklık bulunmamaktadır.
Bu hususta sadece şu söylenebilir. Hani karşıtlarınca üretilmiş, "AKP, ben yaptım oldu diyor" biçiminde yaygın bir söz vardır ya! İşte aynen öyle, "YSK, yapmıştır ve olmuştur." Var mı itirazı olan? Şimdi, Ak Partililere, "Çoğunluğunuza güvenerek istediğinizi yapamazsınız!" diyenlerin, bu karara da söyleyecekleri olmalıdır.
Yazıyı dikkatlice okuduysanız, sanırım bir karara varmışsınızdır. Artık CHP'lilerin, dava konusu yaptıkları her kanunun AYM'ce iptal edilmesinin, onların üstün hukuk bilgisinden kaynaklanmadığını anlamış bulunuyoruz. Bu sadece CHP'nin, bazı bürokratik kurumlarla ortak bir zihniyeti paylaştığını, bu ortaklığın da onun hep haklı çıkmasını sağladığını gösteriyor.
Bu saatten sonra Hakkı Süha Okay'ın, İbrahim Kaboğlu'nun, Sabih Kanadoğlu'nun, Kemal Anadol'un ve bunlar gibi düşünen bir çok kişinin iddialarına inanacağımı ve Ak Partilileri külliyen cahil insanlar olarak niteleyeceğimi sanıyorsanız aldanıyorsunuz.
Hatta Kadir İnanır, "İNANACAKSIN!" diye yeri göğü inletse bile...
........
(1)- Referandum maddesi. Değiştirilen parantez içindeki kısımdır. "Madde 2 – Anayasa değişikliğinin halkoylaması, ilgili Anayasa değişikliği Kanununun Resmi Gazetede yayımını takip eden (altmışıncı günden) sonraki ilk pazar günü yapılır."