- Kategori
- Siyaset
Sormak hakkımız ve soruyorum!!!!

???????????!!!!!!!!!
12.09.2009
Sn. Cumhurbaşkanımız Gül Dışişleri Bakanlığı döneminde ( Mayıs 2003’te) Sedat Sertoğlu’na “gizli bir anlaşma”dan söz etmekteydi. Bakan Gül, Sertoğlu’na aynen şunları söylemişti: “Ben bu gezileri yapmadan önce, şimdi senin oturduğun koltukta (Eliyle koltuğa vurdu) ABD Dışişleri Bakanı Powell oturuyordu. Onunla 2 sayfalık 9 maddelik bir plan üzerinde anlaştık. Ama ben her yaptığımı kalkıp açıklayamam ki... Powell Suriye’ye giderken de benimle konuştu. Gizli olan bir sürü gelişme var..
Bu haberi Vatan Gazetesi o tarihlerde yayınlamıştı. Bu unutuldu gitti.
Günümüzden geriye baktığımızda Türkiye’de birçok şeyin değiştiğini ve halen değiştirilmek istendiğini, mutabakat denilen antlaşmaya uygun olduğunu esefle görüyoruz.
Sn. Başbakan Erdoğan açılım için durmak yok, yola devam, sonu ne olursa olsun her türlü riski alıyorum demekle neyi kastediyor acaba?
TBMM'de gizli oturum yapacağını söylüyor. Halktan gizlenen, gizlenmek istenen nedir?
Atatürkçü Medyayı ağır bir ceza ile yok etmeye çalışıyor. Halen onlarca askerimizi şehit verirken, Kürt vatandaşlarımızın büyük bir bölümü ile yapılan anketlerde ayrılmak istemediklerini söylemelerine rağmen bu ısrar nedendir?
Bu ülkede, etnik ayrışmayı teşvik ederek Türkiye’yi vahim durumlara getirme isteği nedendir?
Sorularımız hep yanıtsız kalmakta ve Türkiye hızla karanlıklara sürüklenmektedir.
Sn. başbakan TV lere çıkıp vaatler vermekte ve halkı bir şekilde oyalamaktadır. Bu gidişatın çok kötü olduğu görülmekteyken ister istemez bizler derin düşüncelerle boğulmaktayız. Bilgisayarımda fazla dosyaları silerken tesadüfen bulduğum ve üç sene önce Sıcak Gündem’e yazmış olduğum bir yazımı okuyunca şaşırdım kaldım Sanki bu günleri yazmışım.
Sizlerle paylaşmak istedim ve hiçbir kelimesine dokunmadan aktarırken sel felaketinde kaybettiğimiz insanlarımıza ve vatanı uğruna can veren şehitlerimize Allahtan rahmetler, geride kalan sevenlerine, ailelerine sabırlar diliyorum. Tüm milletimizin başı sağ olsun.
****
07.11.2007
GİZLİ MUTABAKAT!
Başbakan Erdoğan, kendi iktidarını Amerikan mandası altında sağlama almak için, ilişkileri ne pahasına olursa olsun iyi tutmayı çok iyi başardı. Sanki oraya geyik muhabbetine gitti.
Oysaki Türk Halkı olarak Başbakandan Türkiye’nin güçlü bir devlet olduğunu, haklılığımızı ve kararlılığımızı tüm dünyaya duyurmasını beklemiştik.
Türk dış politikasının bundan böyle hangi rotayı izlemesi gerektiğini Amerika Başkanı Bush belirlemiş oldu yine. (Ayrıca bizim Genelkurmay 2. Başkanımızın omzuna laubali bir şekilde dokunması da beni çok kızdırdı. Kovboy sevgisi işte.)
Gücünü Irak’ta tüketen, aslında bize ihtiyacı olan Amerika’ya karşı tutumumuz böyle olmamalıydı. Türkiye’nin sahip olduğu stratejik ve jeopolitik avantajı ile dünya petrolünün % 60 ını oluşturan, Orta Doğu ülkeleri arasında Avrupa ile köprü konumunda olması da değerini daha çok artırmaktadır. BOP projesi bunun için düşünülmüştür. Haritalar çizilmiştir ve Türkiye yok edilmek, parçalanmak istenmektedir. Bunun başını da Amerika çekmektedir.
Bunu ben vatandaş olarak biliyorsam, başbakanın çok daha iyi bilmesi gerekirken bu korkulu, bu çekingen, bu teslimiyetçi politikalar, diplomasi nedendir o zaman?
Başkan Bush’un PKK terörist bir örgüt, PKK Türkiye'nin, bağımsız Irak'ın ve ABD'nin ortak düşmanıdır. Teröristleri yakalamak için istihbarata ihtiyaç var biz bunu sağlarız. İki ülkenin savunma yapması, filan diye konuşması beni ikna etmedi açıkçası. Bunlar oyalama taktiğidir.
PKK ya silah ve mühimmatı veren onlar değil mi?
PKK yı besleyerek istedikleri yöne yollayan onlar değiller mi?
Mademki istihbarat ihtiyaç vardı, bu kadar askerimizin kalleşçe vurulmalarını neden beklediler?
Bu nasıl dostluktur?
Boş verin Allah aşkına. Sonra, Türk Ordusu istediği istihbaratı yapacak güç te ve kuvvettedir.
( Amerika uydu ile yapar, ama, benim askerim uydusuz da yapar o işi.)
Efendim PKK nın inlerini tespit edecek bildireceklermiş. Yahu sağır sultan duydu bu bir türlü gerçekleşmeyen harekâtı. PKK lar da inlerinde oturacak bunları bekleyecek ha? Çok komik vallahi, çok komik.
Bunlar hep yazılan ve gereği yapılan senaryolardır. Bu arada dış basında çıkan haberlerde de Amerika Türkiye’yi oyalıyor diye yazmaya başladı bile. Neyse bu hususta çok yazıldı ve konuşuldu. Beni düşündüren bir noktayı sizlerle paylaşmak istedim aslında.
Bugünkü Türkiye Cumhurbaşkanı olan Sn Abdullah Gül’ün Dışişleri Bakanı olduğu sıralarda 2 Nisan 2003 tarihinde, ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell ile iki sayfa 9 maddelik gizli bir mutabakat üzerinde anlaştıklarını Vatan gazetesinden Sedat Sertoğlu’na (24 Mayıs 2003) itiraf etmişti.
İŞÇİ PARTİSİ Sn Doğu Perinçek te bunu 13 Temmuz 2003 günü yaptığı bir basın toplantısı ile kamuoyuna açıklamıştı. Sonra bu kaynayıp geçmişti. Ne derece doğruydu acaba?
Şimdi bu mutabakatı tekrar araştırıp okudum ve olduğu gibi sizlere de aktarıyorum. Bu sebepten ötürümüdür acaba iktidar Türkiye lehine bir şey yapmıyor dersiniz? Benim kafam karıştı, bakalım sizler ne düşüneceksiniz?
GİZLİ MUTABAKATIN İÇERİĞİ
Gizli mutabakatın içeriği özetle şöyledir :
1. Türk askeri Irak’ın kuzeyinden çekilecek: Irak’ın kuzeyinde bulunan bütün Türk birlikleri ve Türk ordusuna bağlı özel kuvvetler, dört ay içinde aşamalı olarak Türkiye sınırları içine çekilecek.
2. Sınır harekâtlarına son: Türk ordusu bundan böyle hangi gerekçeyle olursa olsun, sınır ötesi harekâtta bulunmayacak. PKK/KADEK’in Türkiye egemenlik alanı dışında takip ve bastırılması harekâtlarına da son verilecek.
3. PKK’ya askerî harekât için ABD’den izin: PKK/KADEK’E karşı Türkiye devletinin egemenlik alanı içinde yapılacak askerî harekâtlar için, ABD askerî makamlarına haber ve bilgi verilecek, izin alınacak.
4. Türkiye’ye ambargo ve askerî yaptırım tehdidi:
Eğer Türk Silahlı Kuvvetleri, PKK/KADEK’e karşı ABD askeri makamlarına bilgi vermeden ve izin almadan harekât yapacak olursa, ABD hükümeti, “Kürt halkına karşı şiddet kullanıldığı ve soykırım uygulandığı” çerçevesi içinde uyarıda bulunma hakkını kullanabilecek. Bu durumda ABD gerekli gördüğü ambargo ve silahlı müdahale gibi siyasal ve askerî yaptırımları saklı tutacak.
5. ABD’nin İran ve Ortadoğu harekâtlarına aktif destek ve katılım:
Türkiye, ABD’nin İran’a ve diğer Ortadoğu ülkelerine karşı uygulayacağı sınırlı askerî harekâtlara, ABD’nin talep etmesi halinde şartsız olarak üs ve taşıma kolaylıkları sağlayacak, askerî birlik verecek. Türk birliklerinin üst komuta yetkisi, ABD komutanlığında olacak.
6. Türk ordusunun asker ve silah gücünde indirim:
Türk ordusunun asker sayısı ve silah kuvveti, ABD’nin uygun bulduğu sayı ve kabiliyete indirilecek, özellikle tank ve ağır silahların miktarı düşürülecek, savaş uçağı sayısı sınırlanacak, bütün silah ve cephane bundan sonra ağırlıklı olarak kısa menzilli taktik savunma kavramına [Belgede konsept deniyor] göre ayarlanacak, Türkiye’de bulunan ABD ve NATO irtibat subaylarının görev alanları ve yetkileri genişletilecektir.
7. Irak’ın kuzeyinde kurulan kukla devlet Türkiye tarafından resmen tanınacak:
Irak’ın kuzeyinde kurulmuş olan ve sözüm ona ‘Kürdistan’ adı verilen kukla devlet, resmen ilan edildikten sonra, Türkiye tarafından da resmen tanınacak. Türk devletinin kukla devletin kuruluşunu “savaş nedeni” sayan Millî Güvenlik Siyaset Belgesi ve bu yöndeki politika ve kararları kaldırılacak.
8. PKK/KADEK elemanlarına geniş kapsamlı af:
Abdullah Öcalan ve diğer dört lideri dışında bütün PKK/KADEK yönetici ve elemanlarına geniş kapsamlı af çıkarılacak.
9. PKK/KADEK yasallaştırılacak:
Etnik grupların yasal siyasete katılmaları önündeki bütün yasal kısıtlamalar ve engeller kaldırılacak. Af yasasıyla bağlantılı olarak PKK/KADEK’e yasal siyaset düzleminde yer alma olanağı sağlanacak, hapiste veya dağda bulunan yöneticilerin siyasal mücadeleye katılmaları için gerekli hukukî ve siyasal önlemler alınacak ve uygulanacak.
10. Belediyelere özerklik:
Kamu Reformu Yasası ve yeni Yerel Yönetim Yasaları hızla çıkartılarak, Türkiye’deki Kürt nüfusun yoğun olarak yaşadığı şehir ve kasabaların belediyelerinin özerkleşmesi süreci kararlı olarak yürütülecek.
11. Dört yılda aşamalı olarak federasyona geçiş:
Türkiye, dört yıl içinde uygulanacak bir planla, üniter devlet yapısını terk ederek, federasyona geçecek.
12. Kıbrıs’ta Denktaş devre dışı bırakılacak ve Annan Planı küçük değişikliklerle uygulanacak:
KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, “Arafat modeli” denen uygulamayla devre dışı bırakılarak, Kıbrıs’ta Annan Planı bazı küçük değişikliklerle hayata geçirilecek.
13. Ege’de Yunanistan’ın taleplerine esnek tutum:
Ege kıta sahanlığı konusunda Türkiye, Yunan doktrinine daha esnek davranacak, Türk jetlerinin uçuş alanı daraltılacak, sık sık ortaya çıkan “it dalaşı” sorunu Yunanistan rahatsız edilmeden çözülecek.
14. Ermenistan’a yönelik kısıtlamaların kaldırılması:
Türkiye’nin Ermenistan ile ilişkileri normalleştirilecek ve iyileştirilecek, sınır ticaretinde Ermeniler lehine düzenlemeler yapılacak, Ermenilerin Türkiye’ye gezilerindeki bazı kısıtlamalar kaldırılacak.
Buna, benim inanasım gelmiyor vallahi. Eğer bu doğru ise biz havanda su dövüyoruz desenize.
Tünay Süer