- Kategori
- Siyaset
Sorunun adı yok!

Haftanın ikinci gününden saygılar sevgiler bereket dilekleri benden size dostlar…
Pazar günü Akkuyu’daydık Nükleer Santral Karşıtları Platformunun düzenlediği mitinge destek için.
Hava sıcak; kırk derece…
Akkuyu halkının bir kısmı bize destek verirken bir kısmı uzaktan izlemekle yetindi.
Bunlar kararsız kesim.
Bir kesim ise olsun diyen kesim.
Orda kaldığım süre içinde bu üç kısım düşünceye sahip halkla konuştum.
Olmasın diyen, bir yetkili kişi kadar bilgili.
Olsun diyenler önce konuşmak istemedi sonra bendeki malum şeytan tüyü sayesinde bir sohbet oldu ki sormayın.
Niye istiyorsunuz diye sordum.
Niye istemeyelim bacım, avrupa ülkelerindeki maaş gibi maaş verecekler bizi işe alacaklar, sonracıma sütü, eti, yumurtayı, peyniri bizden alacaklar…
Bunları söyleyenlerin gözlerine baktım, umut vardı o gözlerde, iyice inandırılmışlardı.
Buruk bir gülümsemenin dudaklarımda donduğunu hissettim.
Ağladım ağlayacağım.
O kadar çaresiz ki yurdumun insanı, yılana sarıldığının farkında değil…
Zehirli bir yılana…
Dilimin döndüğünce, bilgimin yettiğince anlattım.
Kararsızları ikna daha kolay oldu ….
Tehlikenin, kararsızlar ama…
Kör olası işsizlik….
Madalyonun iki tarafı var…
Mersinde aslında bir miting olmalı ve bu işin peşi bırakılmamalı.
Hükümet bırakmayacak çünkü. Bu konu hakkında devam edeceğim ama şu an bir başka gündem konusunu işlemekte istiyorum acizane.
Cumhurbaşkanı; ülkenin bir numaralı çözülmesi öncelikli sorunu olarak Kürt sorununu işaret etmiş. Sorun olmayan sorun adı altındaki konuyu ülkenin öncelikli sorunu diye söyleyen herkesi kınıyorum vatandaş olarak.
Bir gün içinde otuza yakın kurban verdiğimiz trafik terörünü önceliğe almamak.
ÖSS’de otuz bin öğrencinin sıfır çektiği eğitim sistemini ülkenin öncelikli sorunları arasına almamak
İşsizliği, ekonomik kriz yüzünden mezarlığa dönen çarşı pazarları önceliğe almamak.
Ama sorun olması için hiçbir gerçekçi geçerliliği olmayan sözde sorunu öncelik yapmak.
Hele bu önceliğin cumhurbaşkanının ağzından çıkıyor olması.
Bir de Sayın Gül’ün Kürtçe olarak bir ilçenin adını telaffuz etmesi.
Bu isim Kürtçe olmayabilirmiş bile, Ermenice olabilirmiş.
Hız kaza getirir…
Bilemem yani.
Bir de kara mizah gördüğüm konuyla müsaade isteyim dostlar.
Ergenokon’da bir annenin söylemini okudum gazetede ve çok güldüm.
Ya oğlum devlet için çok adam öldürdüğünü söyledi bana diyordu anne.
Oğul gelir annesinin elini öper.
-Anne bugün iki adam öldürdüm devlet için der.
Ne evlatmış ya…
Her sırrını paylaşırmış annesiyle.
Evlat vardır acaba böyle?
Mizah dedim ya… Karası hem de…
Bugünlük benden bu kadar maydanozluk yeter dostlar…
Nefise kaçar….