- Kategori
- Güncel
Şu ‘tören iptali’ sebebine bakınız!?
AKP Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı resmi geçit törenlerinin iptaliyle ilgili aynen şunları söyledi:
"Cumhuriyetimizin kuruluşunun 88. yılını bugünden itibaren kutlamaya
başlıyoruz. Van depremi dolayısıyla yüreği yanmış, ciğeri yanmış 74 milyon insan
varken, birlik ve beraberliğimize, kardeşliğimize çok büyük katkı sağlayan bu
süreç içerisinde, Cumhuriyet Bayramı’nda etkinlik düzenlemek, herhalde milletin
gönlünde biraz burukluk ortaya çıkarabilirdi.
Bana göre yapılan bu uygulama, milletin hassasiyetlerine uygun bir davranış şeklidir" dedi…
Hayır kardeşim, benim hassasiyetlerime hiç de uygun değildir bu iptaller!..
Tamam, hiç şaşırmadık! Onlara öyle gelmiş de olabilir, ama ben zati bunların hiç birini anlayamıyorum!?
Maliye Bakanı çıkıp; “Biz yıllardır toplanan deprem vergilerini duble yollara ve hastanelere harcadık” diyor; hemen ertesi günü Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün çıkıp, basına; “Deprem vergisi diye bir vergi yok, bu vergi İletişim Vergisi’dir beyler” diyor! Kime inanalım şimdi?
Ama, hemen bu iktidar partisinin Grup Başkanvekili olan arkadaşa sormak isteriz:
- Türkiye Cumhuriyeti’nin varoluş sebeplerinin en önemlisi olan bu bayramdaki resmigeçit törenleri, halkımızın gönlünde hangi burukluğu çıkarırdı acaba, buna örnek vermeliydiniz…
- O törenlerde millet, bu bayramı rakı içip bağırarak, cigara içip savurarak, meydanların orta yerlerinde dansözler oynatıp, onların ardından canhıraş kovalayarak mı kutluyordu da, acılı insanlarda bir burukluk olacaktı?
- Atalarımız; “dervişin fikri neyse, zikri de odur” derlerdi. Yoksa, daha önceki resmî bayramlara akla - hayale gelmeyecek sebeplerle katılmayanlar, yurt dışına tüyenler, raporlar alanlar veya gönülsüz katılanlar için, Van Depremi bir can simidi, bir bahane mi oldu?
- Bu tören, aile içi özel bir eğlence töreni midir; yoksa yeni bir ülkeyi kurup, 88 yıldır bunu gururla yaşatmanın bir kutlaması mı olacaktı? Ülkesini, bayrağını ve Cumhuriyet rejimini seven hangi yurtsever bundan rahatsız olabilirdi ki?
Herkese, her şeye, her düşünceye, uygulamaya ve fikre karşı da olabilirsiniz! Hatta, “Çocuklar Duymasın” dizisindeki Denizlili Felsefeci Mustafa Ali gibi, ‘çalışmaya karşı’ da olabilirsiniz!..
Ama 88 yıldır halkımızın coşkuyla kutladığı ve en önemli varoluş nedenimiz olan Cumhuriyet’in bayram töreni kutlamalarına yasaklar getirirken, lütfen biraz daha makul ve mantıklı yalanlar bularak bizleri uyutunuz!
Yeter ama yahu; artık halkımızın geleneklerine, milli bayramlarına, değer yargılarına karşı, tıpkı dinî bayramlarda yaptığınız gibi; lütfen biraz daha itinalı, saygılı ve dikkatli olunuz, lütfen!..
29 Ekim 2011/ Sakin KOŞAR.