- Kategori
- Gönüllülük
Şu kara günlerde biraz umut için...

Bayram geldi geçti… Biraz buruk…
Şehitler, artan gerilim, trafik kazalarına kurban gidenler…
Zaten bayramlar da eskisi gibi değil artık.
Her geçen yıl, kültürümüzden biraz daha uzaklaşıyoruz sanki.
Sonra…
Üniversite okumak bile kar etmiyor artık günümüzde. Diplomanızla kapıda kalıyorsunuz. Neden diyorsunuz, neden bunca yıldır dirsek çürütüyorum? Ve buna rağmen, biz, takipteki kuşak, aynı yolu izlemeye devam ediyoruz. Çelişsek bile…
İş güç sahibi olanlar da mutsuz. Ya para yok, ya da var ama yetmiyor.
Ev hanımları da aynı durumdalar. Monoton yaşamak sıkmış. Bulaşık, çamaşır ve benzeri hayatlarını kaplamış. Yaşamaya vakit yok.
Kısacası, bereketi kaçmış hayatlarımızın…
***
Ancak…
Matlaşmış, yıpranmış hayatlarınıza, karanlık olan her şeye inat, biraz olsun renk ve umut katabilmeyi istiyorsanız; hikâyemi okuyunuz.
***
Bugün…
Benim bütün umutsuzluklarımın kökünü kazıyabilme gücüne sahip, güzel bir elyazısı ve azami umutla hazırlanmış bir paket aldım.
Kahramanmaraş’tan.
***
7 ay önceydi, http://www.kardesinisec.com 'u keşfettiğimde.
Ortak adları “masumiyet” olan umutlu ama muhtaç çocukların, hiç görmedikleri abla ve ağabeylerine yazdıkları satırları gördüm önce.
Sonra da listeleri fark ettim. Şehir şehir, isim isim…
Biraz yardıma, bolca desteğe ihtiyacı olan minicik çocukların adları, yaşları, ailelerinin durumu…
Mümkün değildi ya, o an, hepsine ellerimi uzatabilmeyi diledim.
***
Bir adım atmak gerekiyordu. Kahramanmaraş’a gitti elim. Listeden, 8 yaşındaki Zeliha’ya çekti bir kuvvet beni.
Heyecan duydum. Hem de ne biçim…
Sitede diyordu ki: “ Onlara kitap yollayın. Mektup yazın ve size yazmalarını isteyin.”
Zeliha’yı seçtiğim andan itibaren, ondan gelme ihtimali olan mektubun hayalini kurmaya başladım.
Ve tarifsiz bir keyifle, sadece onun için, alışverişe çıktım. 8 yaşında bir çocuğun sevebileceği ve ihtiyaç duyabileceği şeyleri paketledim.
İçine bir de, kendimi tanıtan, küçük kardeşim olmadığından ve eğer kardeşim olmayı kabul ederse ne kadar mutlu olacağımdan bahseden bir mektup ekledim.
Ve benim için gergin süreç, böylece başladı…
Ya kardeşim bana yazmazsa?
Ya yolladıklarımı sevmezse?
Ya ailesi ters tepki gösterirse?
Her gün, okula giderken ve okuldan dönerken posta kutusuna bakmak alışkanlık oldu bir müddet sonra.
Ve bir gün…
***
Mektup geldi!
Duyduğum heyecanı anlatacak kelimeler, dağarcığımda olsa keşke.
Korktuğum başıma gelmemişti, çok sıcak, masum, sevimli bir mektup geldi kardeşimden.
Ablası olmamdan mutluluk duyarmış, zaten onun da sadece bir küçük kardeşi varmış. Okulunu, hobilerini, ailesini anlatmış. Bir de resmini eklemiş canım kardeşim.
Gözlerim doldu mutluluktan.
Çok geçmeden, yeni bir paket ve mektup uçurdum, uzak ama yakın kardeşime…
***
Aradan epey vakit geçti, ben ÖSS’ye hazırlanıyordum ve en yoğun dönemimdi. Ardından sınava girdim, çıktım, puanım belli oldu, tercih yaptım, okulum belli oldu.
Ancak kardeşimden ses seda yoktu. Hatırladım, mektubun arkasında telefon numarası vardı.
Bunca zaman “neden aramadım” diye utandım dürüst olmak gerekirse.
Paketin ulaşmama olasılığı yoktu, “yazacak” dedim hep…
***
Ve bugün, bir paket geldi.
Dünya kışa sürüklenirken bahar geldi sanki.
Babasının bacağı kırılmış ve ameliyat olmuş, kardeşim de yazamamış bana.
“Babam iyileşince ilk işim, altın kalpli ablama yazmak oldu” diye yazmış.
Bir de armağan yollamış, kalp şeklinde bir kolye.
“Kelimelerin kifayetsiz kaldığı an” dedikleri, bu an olsa gerek.
İçim düğüm düğüm. Yüzümden tebessüm gitmiyor.
***
Ve dilerim ki…
Siz… Bu yazıyı okumak için değerli vakitlerinden çalanlar…
Bir kardeş seçersiniz kendinize, belki Şanlıurfa’dan belki de Batman’dan ya da Aydın’dan.
Ve imkânlarınız elverdiğince, kitaplar yollarsınız ona, kıyafetler, kalemler…
Okumalarını, kendi hayatlarında ve ülkelerinde söz sahibi olmalarını dilediğinizi yazarsınız.
Mektup beklemenin, o çocuksu heyecanını yaşarsınız.
Kendinize yeni kıyafet, ayakkabı ya da çanta aldığınız bütün o alışverişlerden daha keyifli bir alışverişe çıkarsınız kardeşleriniz için.
Bir çocuğu mutlu etmenin ve hiç görmediği halde size sevgi büyütmesinin tarifsizliğini yaşarsınız…
Dilerim, bir kardeş seçer ve onun elinden tutarsınız…
***
Çünkü hayat;
Yalnızca çocuklar mutlu olduğunda güzel…