- Kategori
- Dünya
Suriye-Türkiye savaşı savaş çıkar mı? Elbette hayır! Peki neden?

Savaş masum halka karşı yapılıyorsa bir insanlık suçudur.
Sosyal paylaşım sitelerinin insanlara faydalı olmalarının yanı sıra mutlaka bazı çıkarcı kişilere zararları da oldu. Çünkü hayatta bir araya gelemeyen insanlar artık internetin gücünü de kullanarak ortak bir noktada bululabiliyor...
Sosyal siteleri kendi çıkarları için kullananların yanı sıra, Arap Baharı ve Suriye örneğinde olduğu gibi ülkesi için kullanan kimi vatanseverlerin de olması gerçekten dünyanın geleceği için umut vaadediyor.
Bu kişiler ülkeleri için insanları en iyi facebook, twitter,.. gibi sitelerde toparlayabiliyor. Bunun sonucu dernek, sivil toplum kuruluşu,.. kurmak gibi bürokrasiye de takılmıyorlar.
Konunun daha net anlaşılması için, öncelikle Suriye konusuna biraz bakalım....
Esat yıllarca kendi çıkarları için bir diktatör edasıyla ülkesini ve halkını sömürdü. Karşısında muhalif olan "muhalif güçler" de bu duruma karşı birleşmek ve daha güçlü olmak için sosyal paylaşım sitelerinde bir araya geldiler.
Hatırlarsınız Arap Baharı'nın süreçlerinde sosyal paylaşım siteleri oldukça etkili olmuştu. Bunun en son örneğini Kaddafi de "maalesef" bunun bedelini bir insanın düşebileceği en aciz şekilde düşerek hayatıyla ödedi. Maalesef diyorum çünkü her ne kadar kötü bir insan olsa da basında ölüm şeklini izlemişsinizdir. Hak etti veya etmedi konusu ayrı bir konu, ancak cezalandırılma şekli son derece yanlıştı. Fakat konumuz Kaddafi değil, devam edelim...
Esed ne yapmak istiyor?
Eğer bunu net olarak ortaya koyabilirsek, zaten konu da kendiliğinden çözülecektir. İzin verirseniz bu konuda birkaç tespitim olacak...
Esed aklınca Türkiye savaş uçaklarını düşürerek, Suriye'yi bir araya toplamayı, muhalifleri yanına alarak Türkiye'ye savaş açmayı planladı. Ancak bazılarımız her ne kadar ordumuzu beğenmese de, Esed Türkiye ile başa çıkabilecek güçte değil. İşte bu yüzden arkasına bazı ülkeleri almak zorundaydı, Rusya'nın savaş gemilerinin denizden Suriye'ye gitmesi bunu doğrular nitelikte.
Ancak kimileri beğenmese de, Kılıçdaroğlu halkın oyunu toplamak ve sırf muhalefet yaparak taraftarlarına şirin görünmek istese de, başbakan Recep Tayyip Erdoğan son derece iyi adımlar attı. Zira Suriye'nin oluşturacağı koalisyonla da biz başa çıkacak güçte değiliz. O yüzden arkamıza Nato'yu almak zorundayız. Nato'nun kuruluş amacını ve bir ülkeye savaş hali olmasıyla duruma burada girmeyeceğim.
Erdoğan, arkasına Nato'yu da alarak Suriye'nin karşısına "akıllı ol, biz yanlız değiliz, senin oyununu da farkettik" mesajı vermek istedi. O aralar dikkatli gözlerden bu durum elbette kaçmadı. Başbakanın yaptığı hamle son derece dikkatli ve titiz hazırlanmış bir planın parçalarıydı.
Peki Suriye ne planlıyor?
Şimdi Suriye hala Türkiye'yi savaşa nasıl çekerim diye az önce yazdığım gibi cahil cesaretiyle Türkiye'nin üzerine gelmeye çalışıyor. Bazı dış güçlerden alacağını umut ettiği desteği hissediyor fakat yanlış yorumluyor. Çünkü arkasında olmasını beklediği bazı ülkeler, yanında görünüp eğer çıkarlarına ters bir durum olursa hemen desteği çekecek nitelikteler.
Hatırlarsınız savaş uçağı "uluslararası sahada mı yoksa Suriye sınırlarında mı" düştü diye epey uzun bir tartışma durumu gündemi meşgul etmişti. Rusya önceleri Suriye'nin yanında yer alırken, dünyayı karşısına almamak adına ve çıkarları doğrultusunda sonradan bu söylemini yumuşatarak "ne etli ne sütlü" misali geri adım atmaya başladı.
Bu durumda biz savaşa girer miyiz? Suriye - Türkiye savaşı çıkar mı?
Elbette hayır diyerek kesin konuşmak çok zor ancak şu anki mevcut durum savaş çıkmayacağı yönünde, yarın ne olur bilinmez elbette.
Başbakan hem tabanından gelen tepkiler, hem milli duygular, hem de Suriye sınırındaki yöre halkına güven vermek amacıyla, Suriye'nin Türkiye sınırına yakın evlere yaptığı bazı saldırı girişimlerine Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından (uluslararası anlaşmalara uygun bir şekilde) karşılık verdi.
Savaş halinin Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısında görüşülmesi de, "biz konunun farkındayız, gayet ciddi olarak düşünüyoruz, merak etmeyin" imajı yaratıyor. Mecliste bu konunun görüşülmesi, uluslararası alanda da bizim daha güçlü bir konuma geçtiğimizi gösteriyor.
Peki ya sonuç?
Hemen geliyorum. Bugün yaşananlar doğrultusunda şunları net olarak söylemek mümkün;
1. Esed gidecek. Ancak sonunun Kaddafi gibi olmaması için çabalamaya başladı.
2. Biz Türkiye olarak savaşa girmesek de, masum halkı sınır kapılarından alarak insanlık adına dünyaya bir ders vermeye çalışıyoruz.
3. Muhalifler yakında demokrasi adına seçime giderler ama iktidara gelenler Türkiye ve ABD açısından önemli.
4. ABD kendi seçimleri ve iç sorunları yüzünden bu olaya çok sıcak yaklaşmıyor gibi bir görüntü verse de hiç öyle değil. Türkiye ile hatırlarsanız bundan önce yaşanan Irak krizinin benzerini yaşamak istemiyor.
5. Rusya,.. gibi ülkeler kendi çıkarları için Nato'yu karşılarına almamak için olaya çok sıcak bakamıyorlar. Her an kaçabilirler...
6. Suriye'de yaşayan kürtler de Irak'tan aldıkçarı güçle iktidarda olma çabasına giriştiler. Eğer Türkiye izin verirse belki bu da mümkün olur.
Kısaca Suriye savaşı yakın zamanda bitecek ve Türkiye de bu savaşa girmeyecek gibi bir görüntü var ortada...
Peki bu durumdan en çok zararı kim gördü biliyor musunuz?
Elbette düşüncesizce ülkenin ortasında yaşanan iç savaş neticesinde, arada kalan masum binlerce Suriye halkı.! Kimisi Türkiye'ye sığınarak hayatlarını kurtarmaya çalıştılar. Ülke olarak Suriye halkına verdiğimiz destek, insanlık adına dünyanın sessizliğine karşı bir insanlık dersidir.
Son olarak 2 savaş pilotumuz ve Suriye sınırındaki bazı aileler bu savaşın bedelini hayatlarıyla ödediler. Kendilerine Allah'tan rahmet, ailelerine baş sağlığı diliyorum.
Dilerim artık diktatör zihniyetiyle ülkeleri yönetmek isteyenler, artık insanların düşüncelerine ve demokrasiye daha önem verirler.
Bu arada İran baktı ki sosyal siteler kendileri için bir tehdit oluşturuyor. Haberleri izliyorsanız, Google gibi sitelere erişimi kapatmış. Sanırım İran'da da sular ısınmaya başladı.
Kaynak: Bir Dost "Suriye Türkiye savaşı çıkar mı?"