- Kategori
- Futbol
Takım oyunu

Serpil Hamdi Tüzün der ki " bir oyuncu pas vermesi gereken yerde, şut atarsa ve o şut dünyanın en güzel golü de olsa yanlıştır "...
Doğru... O anda o güzel gol, herkesi çosturur, o anda skor tabelası değişir, belki maç da kazanılır. Herkes mutludur, golü atan çok mutludur. Belki yıllarca jenerikleri süsler, belleklere kazınır...
Ama orda doğru olanı yapıp pas verseniz, takımın belleği bunu kaydeder, kaydettiği bilgilerle ilerler, ilerledikçe doğru futbol yerleşir ve bir kültür oluşur. Ve o kültür size bir kimlik kazandırır, kimliğiniz nam salar, rakibe korku salar, şampiyonalara damga vurur, kalıcı başarılar kazandırır, süregendir, vazgeçilmezdir, çok değerlidir..
Micheal Jordon demiş ki kitabında " Yetenek size maç kazandırır ama takım oyunu şampiyonluk kazandırır ".
Lakers'ın unutulmaz koçu Phil Jackson ise " Yetenek sizi zirveye taşısa bile, sizi orda ancak karekter tutar " diyor...
Serpil Hamdi Tüzün yıllarca Beşiktaş özkaynağından böyle futbolcular çıkardı... Yeteneklerini takımı için kullanan, pas vermesi gerektiğı yerde şut atmayan, şut atması gereken yerde çalım atmayan, çalım atması gereken yerde de pas vermeyen...
Kısaca aslında en güzel olmasa bile en değerli gol bana kalırsa, boş kaleye yuvarlayarak vurulan toptur.. Çünkü o aşamaya gelene kadar takımın tümden emeğini temsil eder.
O yüzden en güzel golü atmaktansa, hep en doğruyu yapıp, takımına bir futbol kültürü kazandıran futbolcularla bir futbol takımı yükselir...
***
Beşiktaş son iki yıldır takım olarak hiçbir şey üretmiyor. Birlikte düşünmüyor, birlikte hucum etmiyor, biriikte savunma yapmıyor, birlikte pres yapmıyor...
Beşiktaş futbol takımı dün Manisa maçında olduğu gibi Fernandes'in deyim yerindeyse, herşeyini ortaya koyarak attigı harika gol ile, Quaresma'nın sıfırdan yine sağ dışını kullanarak attığı unutulmaz gol ile sevinebilir...
Ama Beşiktaş taraftarı asıl Quaresma'nın boş kaleye yuvarladığı topun öyküsünü bir daha ve bir daha izlemeli, o golün öyküsüne daha fazla değer vermelidir..
Ernst topu kapıyor, çok zamanında bir pas ile Fernandes'e gönderiyor. Fernandes ise iki kişiden vucut çalımı ile kurtulup, Simao'nun önüne sağ açığa harika bir pas atıyor ve Simao hiç bekletmeden topu 18 içine, ne kalecinin ne de savunmanın dokunamayacağı açıdan, Quaresma'nın " al da at " diye önüne gönderiyor...GOL !
Bu gol, bir futbol takımın golüdür...
Bu gollerden çok fazla atmak gerekir...
Bu golleri arka arkaya her maçta sıralamak gerekir..
Bu goller takımın rakiplerini çaresiz bırakan gollerdir...
***
Beşiktaş, 5 gündür idmana bile çıkmayan küme düşmeye namzet, direnci hiç olmayan bir rakibe karşı oynasa bile " takım oyununun " ne demek olduğunu antrene edeceği bir maç oynadı.
Quaresma ve Fernandes jeneriklik goller attı...
Bir tane de çok iyi takım golü de attı ve hatta güme gitmesin Hugo Almeida'nın kornere vurduğu kafa da çok güzel goldü ama dikkatini " futbol bilgisi " ile atacağı gollere, atabileceği halde atamadığı bir sürü maçtaki yanlış seçimlerine yoğunlaştırmalı, o yanlış seçimleri fazlaca yapan ve bunu takıma dayatan oyuncularla yeni sezonda yollarını ayırmalıdır..
O isim bellidir...
Beşiktaş, futbol bilgisini haiz, futbol bilgisini kazanacak, onu bir takım kültürüne devşirip, üstün bir kimlik ile kendine kalıcı başarılar kazanıracak oyuncularla devam etmelidir...
Kisaca, özetle Fernandes kalmalı, Quaresma gitmelidir...
Bazen sadece bazı işleri hem de iş işten gittikten sonra yapan değil , her zaman doğruyu yapan, yapmaya çalışanlar ile Beşiktaş şampiyonluk kazanmalıdır... Sadece ahı gitmiş, vahı kalmış, hiçibir direnci kalmayan Manisa'yı yenmek yetmez...
Bu maçın ögretisi budur..