- Kategori
- Kent Yaşamı
Taksi şoförlerine dikkat!

Bir değil iki değil nedir kardeşim bu taksi şoförlerinden çektiğimiz? Her taksiye binişimde “Allah’ım ne olur bir vukuat yaşamıyım” diyerek korkular içinde biniyorum. Sonuç itibariyle şöyle bir gerçeklik var. Şehirli ve eğitimli bir insan olarak bindiğimiz taksilerde genellikle çok daha alt sosyoekonomik sınıftan bir insanla baş başa kaldığımız tek ortam taksiler. Bunu ayrımcılık yapmak adına değil, bir gerçeklik olarak ortaya koyuyorum. Taksi şoförleri ile sayısız kez psikoloji bozucu olaylar yaşadım ve eminim birçoğunuz da aynı olayları yaşamıştır.
Flörtöz ve sulu taksi şoförleri sizinle flört etmeye çalışır ve bir sürü soru yağmuruna tutar ki gene en iyi hali budur. Nerelisin, ne işle meşgulsun, rahatsız olma sigara içebilirsin gibi konularla muhabbete girip, sevgilin var mı sorusuna kadar gidebilecek haysiyetsiz hareketlerde bulunurlar.
Kazıkçılar her gün gittiğiniz yol 10 milyon tutuyorsa bir bakarsınız bu seferki 14 tutmuş. Genelde 2-3 milyon fazladan geçiren çok taksi şoförü gördüm. Arada ben fark etmeden taksimetre ile oynuyorlar. İkinci hareketleri ben asla bu yoldan gitmem deyip yolu uzatmalarıdır. Örneğin Taksimden Beşiktaş’a gitmek için kendimi Çağlayan’da bulduğum oldu yemin ederim. Sinirlenip Çağlayan’da E5 ortasında inmişliğim vardır. Üçüncü hareketleri de bozuğum yok kültürüdür. Bu şekilde de dilenciden hallice para kazanırlar.
Öfkeliler Birçok taksi şoförü sinir eşiklerinin doruk noktasında yaşamaktalar. Arabaya bindiğiniz anda hayatınızda duymağınız küfürler eşliğinde yolculuk yaparsınız. Küfür üstüne küfür duyup sabah işyerinde insanlara saygı çerçevesi eşliğinde günaydın deyip telefonları nazik bir biçimde açtığınızda kendinize şu soruyu sorarsınız: “Allah’ım nasıl bir ülkede yaşıyorum, yoksa deliriyor muyum?
Hem kazıkçı hem öfkeli taksi şoförü ise en tehlikelisidir. Örneğim birkaç hafta önce gece tarifesinden bindiğim bir taksi mesafe kısa diye yol boyunca söylendi, daha sonra da, hiç abartmıyorum, bozuk para üstünü suratıma fırlattı. Bozuk paranın biri Allah korusun gözüme falan girebilirdi. Dün de havalimanından taksiye bindiğim adam bana acayip acayip sorular sordu, yorgundum ve yolu tarif ettim ama bir sokağı kaçırdık ve sabahın 2’sinde “sen gideceğin yeri bilmiyor musun beee?” diyerek bir de beni azarladı. Arabadan inince de annemin üzerine çok terbiyesiz laflar etti.
Artistikler İnanılmaz derecede hızlı ve manevralı delikanlı denilen cinsinden ağır kıro erkeklerdir. Bunların da hayatlarında elde etmiş oldukları hiçbir başarı olmadığı için kendilerini bu şekilde kanıtlamaya çalışırlar. Tekno müziği de bas bas bangır bangır açtılar mı tipoloji tamamdır. Siz de yüreğiniz burnunuzda yolculuğun bir an önce bitmesi için dua edersiniz. Şimdi diyeceksiniz de şikayet et falan filan. Birçok kere denedim ama hiçbir sonuç alınmıyor emin olun.
Bu durumlara nasıl bir çözüm bulunacak önerisi olan var mı bilmiyorum ama ben gerçekten özellikle geceleri taksiye binmekten son yıllarda çok korkar oldum.