- Kategori
- Güncel
Taktik aynı...
28 Mayıs 2013 tarihinden itibaren başlayan muhteşem “halk hareketi” için yapmadıkları kalmadı.
Müdahale mi edilecek yap bir miting at ortaya bir pislik çekil, polis hurra dalsın “milletin” içine
Yer misin yemez misin?
***
Reyhanlı da ortalık kan gölüne dönmüş millet meydanlara çıkmış sokaklarda yürüyor sen bavulunu topla çoluk çocuk, yurt dışına gezmeye git dönüşünde organize et bir karşılama töreni ve ortalığa pislik at ortalık biber gazıyla dolsun, feryatları çığlıkları duyan olmasın…
Gençlik ve eylemciler kararlılıklarını açıklasınlar, yap bir miting topla devletin imkânlarıyla ve parasıyla binlerce yandaş, at ortalığa bir pislik daha,
Taksim meydanı Gezi Parkından zorla şiddetle gazla copla biber gazıyla sürülsün dövülsün yaralansın içeriye tıkılsın vatandaşlar…
***
Malatya da özel bir firma için verdiğim “Üst düzey yöneticilik” seminerimde anlattığım bir fıkrayı paylaşacağım sizlerle…
***
Adamın biri sabah saat ona doğru bir elinde içinde inek pisliği olan kovayla kafeye gelmiş,
"Bana bir çay…” demiş
Garson büyük bir nezaketle yanıt vermiş;
"Şimdi geliyor efendim…"
Bir dakika sonra da garson çayı getirmiş…
Çayı bir yudumda içmiş adam, almış eline pislik dolu kovayı başlamış kafenin her tarafına serpmeye;
Kovanın içindeki “pislik” bitince de çekmiş gitmiş…
Ertesi sabah yaklaşık yine aynı saatlerde tekrar elinde pislik dolu kovayla gelmiş ve
"Bana tavşankanı bir çay…" demiş bu kez de…
Demiş ama garson görür görmez tanımış adamı;
"Hop, bir dakika durun bakalım…"
"Dünden beri sizin ortalığa saçtığınız pisliğini temizlemeye çalışıyoruz. Neden öyle yapıyorsunuz?"
Adam gayet sakin bir şekilde;
"Merak edilecek bir şey yok, "Üst düzey yönetici ondan sonra da milletvekili” olmak için hazırlanıyorum.
***
Ülkemizde sistem hey aynıdır.
Gel, çayını iç, etrafa bir “bok” at, millet senin yaptığını temizlemeye çalışırken, sen tüm gün hatta günlerce ortadan kaybol…"
Taktik aynı taktik!
***
Efendim bu ülkede önce “dil” bozuldu, yukarıda yazdığım gibi içinde ağıza alınmayacak o kadar kötü kelimelerle düşüncesiz cümleler kuruyor ki “siyasetçilerimiz” halk isyan ediyor, dolayısıyla ülkemiz giderek yaşanılır olmaktan çıkıyor.
***
Büyük düşünür Konfüçyüs’e sorulur; “Bir ülkeyi yönetmeye çalışsaydınız yapacağınız ilk iş ne olurdu?”
Önce epey düşünür ve şöyle cevap verir;
Hiç şüphesiz dili gözden geçirmekle işe başlardım. Dil kusurlu olursa sözcükler, düşünceleri iyi anlatamaz; düşünceler, iyi anlatılmazsa yapılması gereken şeyler doğru yapılamaz.
Ödevler gereği gibi yapılmazsa; kültür bozulur.
Kültür bozulursa adalet yanlış yöne sapar. Adalet yoldan çıkarsa şaşkınlık içene düşen halk ne yapacağını, işin nereye varacağını bilemez.
***
Bence birilerinin eline diline beline sahip olmasının zamanı geldi de geçiyor bile ne dersiniz?
Tekrar iyi tatiller hayırlı KANDİLLER efendim…
Erdoğan ÖZGENÇ