- Kategori
- Siyaset
Tam bağımlı… Ve özgür olma hürriyeti!

Spor loto ikramiyesi 5 milyon YTL’ye koşuyor… Vatandaşın umudu, Hükümet’in yürüttüğü lotaryanın ufkunda ha battı, ha batacak…
Asgari ücret miktarı komisyon hasırının altında, kayıpları oynuyor.
Maliye Bakanı yeni “satış”lar için iri ve gürbüz yeni yabancı “baba”lar arıyor…
Hükümet’i kuran parti mahkeme kapısından, kapısına kilit vurulmaktan kurtulmanın sarhoşluğunu yaşıyor.
Eskinin “bayat”, günün “taze” siyasetçi adayları Telli Baba yolunda kısmetlerine taş yapıştırıp, niyet tutmakla meşgul…
Hey gidinin efesi!.. / Efelerin efesi Ege köylüsü… bastırmış kulağını kurak toprağına, Allahtan medet bekliyor. Rahmet bekliyor, su, ürün, gübre, mazot… Ve kısacası, aş bekliyor…
Laik Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Atatürkçü yiğitleri meydanlara genişleyen tam bağımsızlık ülküsü ile, siyasi parti oligarşileri arasına sıkışmış, debelenip durmaktan kurtulmayı bekliyor…
Ve Anadolu’nun her bir köşesinde çakmak çakmak “çoban ateşleri” Atilla İlhan’a hasret… Özlem tazeliyor.
Şair;
- Dünya’nın hali gibi halimiz, demiş…
Aynen öyle!
Ama Dünya’nın hali bizim yüzümüzden böyle, şair arkadaş.
Bizim yüzümüzden Spor Loto ikramiyesi 5 milyona vuruyor…
Asgari ücretin fukaralık düzeyinde olması, memleketin en önemli kıymetlerinin babalar gibi satılması… Satılabilmesi!..
Ve hatta, siyasetin gündeminin, eninde sonunda gelip, kapatma davalarına, Deniz Fenerlerine, Ergenekonlara kadar dayanması, bizim yüzümüzden…
Hepsi, bizim yüzümüzden… Hepsi!
Çünkü biz, “<ı>dünyanın en tuhaf mahlûklarıyız…”ı>
Ve bu dünyada bu zulüm bizim sayemizde…
Çünkü biz, Şair Baba’nın dediği gibi, [öyle çapraşık ve dolambaçlı değil, ] apaçık söylediği gibi, akrep gibi, midye gibi ve serçe gibi isek…
Öyle yaşayıp, öyle düşünüp, öyle hissediyorsak…
Kabahatin tümü bizim, kabul Şair Baba, hepsi bizim… Tamam!
Güçlü olmak için birleşmek gerek; birleşebiliyor muyuz?
Hep beraber olmak için bencillikten kurtulmak gerek; “biz” diyebiliyor muyuz?
Çağdaş olmak için okumak, düşünmek, aydınlıklara açılmak gerek; çalışıyor muyuz?
Peki, bütün bunları yapmıyorsak… Yapamıyorsak… Ne yapıyoruz öyleyse?..
Sahi biz, ne yapıyoruz?..
Konuşup, çekiştirip, dertleşiyor muyuz sadece?..
Sadece bu mu geliyor elimizden, dilimizden, emeğimizden?..
Olur!.. Bu da mümkün.
Madem ki, ülkede demokrasi var.
O zaman. Demek ki, daha da beter olma özgürlüğümüz de var
Daha beter…
Beterin bin beteri.
Özgürüz çünkü!
Tam bağımlı ve özgür!..