​ Tarih bunları yazacak / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Aralık '10

 
Kategori
Siyaset
 

Tarih bunları yazacak

Tarih bunları yazacak
 

İşte Manzara Seyredin Doya doya Bölücülüğün resmini


PKK’nın Silah Zoru ile TBMM’sine soktuğu, eli silahsız, acı sözleri yiğit öldüren, siyasi temsilcileri; “GEMİ” azıya aldılar. Artık dillerinde ne firen var, ne de terbiye.

Dizginleri kimse zapt edemiyor.

Diyarbakır’da toplanan “Demokratik Özerklik Kongresi’nde” alınan kararlar, BDP’ sinin sakladığı kirli emeller besleyen yüzünü gün ışığına çıkarttı.

BDP yöneticileri Partiyi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının, yasal takibinden korumak ve kollamak için, adını DTK koydukları “TURUVA” atıyla resmen ve alenen Anayasal suç işliyorlar.

T.C. Anayasasının değiştirilmesi teklif dahi edilemeyecek:

“1-Türkiye Devleti bir Cumhuriyet’tir.

2- Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk Milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir.

3- Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçe'dir.

Bayrağı şekli kanunda belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayraktır.
Milli marşı "İstiklal Marşı" dır.

Başkenti Ankara'dır.

4- Anayasanın 1 nci maddesindeki devletin şeklinin Cumhuriyet olduğu hakkındaki hüküm ile, 2 nci maddesindeki Cumhuriyetin nitelikleri ve 3 ncü maddesi hükümleri değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez. “

İlk dört maddesini değiştirmek için kolları sıvadılar.

Türkiye Cumhuriyeti yerine, özerk Federasyon istiyorlar.

Hem de bir tane değil..

Anadolu’yu il, il parçalayıp bölecek, kendi kendilerini yönetecek yeni bir yapılanma.

Ay Yıldızlı Al Bayrak yerine birden çok bayarak. Ulus devlet Yerine etnik kimlikli devlet.

Cumhuriyeti korumak ve kollamakla görevlendirilen Anayasal güçler, sus pus olmuş seyrediyor.

Anayasayı çiğneyen, Devleti bölmek ve parçalamak isteyen hainlere ne YASA uygulanıyor, ne millet TEPKİ veriyor.

Tepkisizliği, şık olsun diye, demokrasi ile ambalajlayıp, düşünce özgürlüğü ile süslüyorlar.

ANADOLU’yu bize Vatan bırakan atalarımızın, kemikleri sızlıyor şimdi, şehit düştükleri kara toprağın bağrında.

ABD’nin Irak’ı İşkâl inden Sonra, IRAK’IN Başına Cumhurbaşkanı diye Tayin ettiği Talabani diyor ki: “Silahlı mücadele bitmiştir, şimdi politik mücadele zamanıdır. Bu nedenle dağdakilerin silahlarını bırakmalarını tavsiye ediyorum. Ateşkesi kabul ettiklerinde bana sordular. Ben de “böyle yapmakla iyi yaptınız, silahları bırakıp politika yapmayı da düşünmelisiniz” dedim.”

Demek ki, ateşkes ilanını Türkiye’yi yönetenler de kabul ettiğine göre, yıllarca biz terörle değil, başka bir devletin silahlı gücü ile mücadele etmiş kan dökmüş, şehit vermişiz.

Türkiye Cumhuriyeti Devletinin içine düşürüldüğü durum hazin değil mi?

Gazetece yazar Ruhat Mengi de: “BDP’liler Irak Cumhurbaşkanı Talabani ile görüştüler. Ahmet Türk “ Celal Talabani Türkiye’de ve Ortadoğu’da barışın sağlanması konusunda önemli bir misyona sahip cumhurbaşkanıdır, barışı, demokratik özerkliği konuştuk” dedi.

Son bir iki yıla kadar Türkiye’de “terör sorunu” vardı, PKK terörü vardı, şimdi sanki ülkenin Türk ve Kürt vatandaşları savaşa girmiş, neredeyse İsrail-Filistin savaşı gibi bir tablo ortaya çıkmış da koskoca Türkiye’ye barışı getirmek Talabani’ye kalmış” gibi hava yaratılıyor diyor.

Bizi yönetenler bu gerçeğe görmüyorlar mı? Yoksa görmek istemiyorlar mı?

Tarih bunları yazacak elbette. Türk Milleti de bu tarihi yazanlara, asla figüran olmayacak….

 
Toplam blog
: 380
: 438
Kayıt tarihi
: 27.08.07
 
 

Karanlığın düşmanı Işık! Gecenin zifiri karanlığı, şafak sökerken yerini, ufukta yükselen Güneş Işı..