​ Tarımsal habercilik ve medya / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Temmuz '10

 
Kategori
Güncel
 

Tarımsal habercilik ve medya

Tarımsal habercilik ve medya
 

Tarımsal haber; habercilik kriterlerine göre ortaya çıkan sektörel olarak tarımı ele alan bir habercilik alanıdır. Tarımda üretimden tüketime kadar olan yapı içinde sektörün kullandığı girdiler ve çıktılar, uygulanan politikalar, sektörde bu zincir içinde yer alanlar haberin ana kaynaklarıdır.

Tarım ile ilgili haberler kamuoyunu bilgilendirme, ilgili kişi, kurum ve kuruluşları uyarma, politika geliştirilmesine yardımcı olma gibi görevler dışında sektörde yer alan üreticileri de eğitme özelliğine sahiptir. Tarımsal haberler görsel ve yazılı basın ile kitlelere ulaştırılmaktadır. Günümüzde başlıca yayın araçları gazete, dergi, televizyon, radyo ve web sayfalarıdır.

Ülkemizde yıllardan beri tarım ile ilgili habercilik yapılmakla beraber, tarımsal habercilik kavram olarak çok yenidir. Tarımsal haberler mevcut genel haber akışı içinde yer almaktadır. Bu nedenle önceki yıllarda ülke ekonomisindeki tarımın ağırlığı nedeniyle daha geniş yer bulan tarımsal haberler, son yıllarda yazılı basında daha az yer almaya başlamıştır. Buna bağlı olarak basında bu konuda özel çalışma yapan habercilerin sayısı da yıldan yıla düşmüştür.

Özel tarımsal dergiler, meslek örgütlerine ait dergi ve gazeteler ile bir iki gazete dışında tarımsal haberciliğe ağırlık veren yazılı basın yok denecek kadar azdır. Görsel basında ise, kamu televizyonları ile bir iki kanal dışında tarıma önem veren kanal yoktur. Radyolarda da kamuya ait radyolar dışında tarım ağırlıklı bir çalışma görülmemektedir.

Gelişmiş ülkelerde her alanda olduğu gibi tarımda da önemli gelişmeler elde edilmiştir. Tarımın gelişmesinde en önemli role sahip meslek gruplarından biri de tarımın haberlerini gündeme taşıyan haberciler ve yazarlardır. Bu ülkelerdeki sektörel gelişim bilgiyi ön plana çıkarmış, gerek toplumun talepleri, gerekse sektörle ilgili kurum ve kuruluşların ilgileri, tarımsal habercilik alanında önemli gelişmeler sağlamasına imkân vermiştir. Bu şekilde tarım politikalarının sağlıklı şekilde tartışıldığı, yeni bilgi ve teknolojilerin üreticilere en iyi şekilde ulaştırıldığı bir medya alanı yaratılmıştır.

Bugün bu ülkelerde tarımsal haber ağırlıklı Gazete, Dergi, Haber Bülteni, Televizyon, Radyo yayıncılığı ve Tarımsal Haber Web Sayfaları oldukça yaygınlık göstermektedir. Ağırlıklı olarak 1950’li yıllarda dernekleşmeye başlayan tarım gazetecileri ve yazarları dernekleri ve 1956 yılında dünya ölçeğinde bir araya gelerek Uluslararası Tarımsal Gazetecileri Federasyonu (IFAJ-International Federation of Agricultural Journalists) çatısı altında toplanmışlardır. Bugün örgüte 31 ülkenin ulusal dernekleri üyedir. (http://www.ifaj.org/)

Ülkemizde ise birçok ülkeye göre geniş kırsal alana ve tarımsal üretime sahip olmakla beraber tarımsal habercilik ve yazarlık sektörel olarak değil, genel habercilik olarak yürütülmektedir. Ülkemizde de yazılı ve görsel medyada tam gün çalışan gazeteci, yazar ve yayıncı sayımız oldukça azdır. Bu nedenle birçok ülkede kurulan tarımsal habercilik ve yazarlık ile ilgili dernekler ülkemizde henüz kurulamamıştır. Ancak bu dernekleşme yapısı bir meslek örgütü gibi görülmemeli, bu alanda çalışanların gerek kendi aralarında gerekse uluslararası alanda oluşturdukları teknik ve mesleki paylaşım platformu olarak algılanmalıdır.

Tarımsal haberciliği özetle bu şekilde açıkladıktan sonra medya konusunu ele alacak olursak; Toplumun her kesimine eğitim, bilgilenme ve eğlence amacıyla bilgi aktaran görsel, yazılı ve işitsel haberleşme araçlarından oluşan yapıya medya diyoruz.

Bugün medya her alanda etkileme gücünü kullanmaya başlamıştır. Görsel sanatlar başta olmak üzere birçok sanat dalı medyanın oyun alanı içine girmiştir. Toplumu etkilemede ve yönlendirmede kullanılmaya başlanmıştır. Bu süreç içinde özellikle görsel medyanın yazılı medyadan daha etkin olduğu fark edilmiştir. Bu süreç yazılı basını da çok büyük etkilemiştir. Yazılı basın elektronik ortamlara taşınmaya ve internetin gücünden faydalanmaya yönelmiştir. Bu ortamlarda yazı ile görsel yayını bir araya getirme imkânına kavuşulmuştur.

Özetle Medya gücüyle toplumun çok kolay etkilenebildiği ve yanlış bilgilere bile yöneltilebildiği görülmüştür. Artık ülkemiz gibi okuma alışkanlarının olmadığı toplumlarda bunun en önemli silah olduğunu gözler önündedir.

Medya gücünün en etkin kullanıldığı alan televizyon olmuştur. Hayatımızın bir parçası haline gelmiştir. Çoğumuz en az günde 2 saat televizyon seyretmekteyiz. Tabii işiniz yoksa çalışmıyorsanız, bir ev hanımı iseniz bu 5 saati bile aşar, bu durumda günlük televizyon karşısında geçirdiğimiz süre haftada 14 ile 35 saat desek yanlış yapmış olmayız.

Sokakta bir kişiye medya nedir diye sorduğunuzda, büyük bir çoğunluğu televizyon, radyo ve gazete diyecektir. Ama günümüzde medya araçlarının sayıları gün geçtikçe artmakta ve şekilleri değişmektedir. Şehrin en işlek yerlerine konan reklam panoları ve elektronik yayın yapan panolar yerleştirilmeye, sesli, yazılı ve görsel tüm bilgi akışının sağlanabildi cep telefonları ve internet hayatımızın her alanına girmeye başlamıştır.

Artık medya bir endüstri haline gelmiştir. Medyanın her aşamasında profesyonel ekipler yer almaya başlamıştır. Topluma popüler kültür anlayışını aşılamaya ve her gün değişen bir hızla yeni ürünler sunmaya başlamıştır. Ticaretteki rekabet medya dünyasının en önemli malzemesi olmuştur. Tabii bu gelişmeler sonucu haberler ve kişiler hızla tüketilmiştir. Bu gidişin iyi yanları kadar kötü yanları da toplumu etkilemiştir. Başlangıçta gelişmiş ülkelerde gelişen medya endüstrisi globalleşmeye ve düğer ülkelerde de şirketler satın alarak dünyayı bir ölçüde ele geçirmiştir. Medya kuruluşları da çokuluslu şirketler haline gelmişlerdir. Ülkemizde de bazı medya kuruluşları inanılmaz şekilde yükselişe geçmiş, yazılı basından çok bir anda birçok televizyon kanalı yayına girmiştir. Pek tabi ki, son 20 yılda medyadaki hızlı gelişme, geçmişinde yayıncılık olmayan kişi ve grupların hızlı bir şekilde görsel yayına büyük yatırımlar yapması, öğrenme özgürlükleri ile birlikte bilgi kirliliği ve şüpheleri de beraberinde getirmiştir. Bugün bırakın televizyon karşısında saatlerce oturduktan sonra bir konuda etkilenmeyi, bir dakikalık reklam bile insanların belleklerine çok iyi aktarılabilmekte ve toplumu etkileyebilmektedir. Medya adeta bir beyin yıkama aracına dönmüştür.

Birde olayı medyanın ticari şirketlerin bir parçası olduğunu ve haklı olarak gelir amacının daha önde olduğunu düşünürseniz. Acaba bu durumda medya tümüyle halkın sesi olabilir mi? Tarafsız davranabilir mi? Bu şüpheler altında medyanın çok dikkatli, titiz ve ülke menfaatlerini dikkate alan ve şeffaf olması gerekmektedir.

Bugün birçoğumuz medyanın seçilecek bağımsız bir kurul tarafından denetlenmesi beklemektedir. Nitekim bu yönde kurullar kurulmuş ve görevlerini de yapmaktadırlar. Ancak bu kurulun oluşmasında ve çalışmalarında da sıkıntılar yaşanmaktadır. Tabi ki arzumuz bu yapıların bağımsızlığını koruması, sektörel dengelere dikkat etmesi, ülkemizin birlik ve beraberliğine zarar verecek yayınlara izin vermemesi, bağımsızlığına ve kararlarına gölge düşürmeyecek davranışlarda bulunmasıdır.

Medya endüstrisinin toplum üstünde yarattığı bu denli etkiden sonra tarımsal haberciliği nereye ve nasıl koyabiliriz. Öncelikle tarımsal haberciliğin ön planda profesyonelce yer alması tarım sektörünün layık olduğu yere ulaşması ile mümkündür. Kim tarımın ve kırsal kesimin önemsiz olduğunu iddia edebilir. Bir insanın öncelikli ihtiyaçları nedir diye düşündüğümüzde hemen hepimizin vereceği cevapların ağırlığı gıda ve beslenme olacaktır. Gıda güvencesi olmayan bir insanın bir toplumun ve bir ülkenin geleceği yoktur. Kimse açlık sorunu ile karşı karşıya kalmak istemez. Tarım bizlere sadece gıda değil, giyinme ve barınma gibi temel hammaddeler de üreten sektördür. Ayrıca sanayi ve ticaret sektörüne konu olan malların büyük bir kısmı tarım ürünleridir.

Bugün geldiğimiz ve getirildiğimiz noktada geçmişe ve bugüne bir bakalım. Neleri kazandık, neleri kaybettik. İhracatçıydık ithalatçı olduk, üretimde düşüşler yaşamaya başladık, devlete ait tarımsal kuruluşların büyük bir kısmını sattık, yetmedi, kooperatiflerin işletmelerini üretici adına elden çıkardık, kapattık, köylerimiz ve tarlalarımız boşalmaya başladı, kredi batağına saplandık, artan sorunlar karşısında sektörün temsilcilerini gerek ekranlarda gerekse yazılı basında göremez hale geldik. Ama en üzücüsü de son 30 yılda tarımın habercilik açısından önemi adeta kaybettirildi. Tarımsal örgütlerin sorunlarını ve beklentilerini aktarmak üzere basına iletmek istedikleri mesajlar reyting bataklığında çırpınan yazılı ve görsel basınca yayınlanmaya değer bulunmadı, medya yarışı içinde kayboldu. Birkaç yürekli basıncı her türlü zorluğa karşılık tarıma yer vermeye devam ettiler. Her şeyden önce bir basın profesyonelinin televizyon, radyo ve gazete sahibi olması oldukça zor hale geldi. Kırsalın sesini duyurmak bir tarafa medyayı anlaşılmaz bir şekilde kültürel bozuşmaya ve ayrışmaya prim veren yayınlar kapladı. Medya dünyasının faaliyetlerinin ve etkilerinin halkımızın ve ülkemizin lehine olması hepimizin en büyük arzusudur. Aksi halde bu silahın ülkemizde kötü amaçlar doğrultusunda psikolojik bir silah olarak kullanılması ekonomimize, toplumsal bütünlüğümüze ve ülkemize zarar verecektir.

Bu konuda tarım gazetecileri ve yazarları kadar sektörün sivil toplum örgütlerine de görevler düşmektedir. Sivil toplum örgütleri de medyanın çalışmalarını sektörün ve ülkenin lehine çevirmek için stratejiler geliştirmeli ve çalışmalar yapmalıdır. Gerçekte de sivil toplum örgütlerimize ve onların sesi olan tarım gazetecilerimize ve yazarlarımıza toplumun yüklediği görevler biri de kamunun hak ve menfaatleri doğrultusunda uyarı görevidir.

Bilinmesi gereken gerçek dünyada olduğu gibi ülkemizde de yine tarım önemini korumaya devam edecek, yine tarım aleyhine ortaya çıkacak hatalı gidişlere bağımsız, halktan ve doğrudan yana dürüst gazeteciler ve yazarlar dur diyeceklerdir.

 
Toplam blog
: 416
: 790
Kayıt tarihi
: 19.02.10
 
 

Tarım, Gıda, Ormancılık, Çevre, Örgütlenme ve Proje konularında çalışmalarda bulunmaktayım. Öncel..