- Kategori
- Güncel
Tatminsiz olmak, uyuşturucu ile aşmak

VAN KAHVALTI SOKAĞI; 2005
Gerçekten mi?
Her şeyi yaşadılar; yaşayacakları değişiklik kalmayınca sefahata vurdular; uyuşturucu aldılar; ya da dağıttılar………
Her şeyi yaşamak; bu dünyanın tüm zevklerini tüm acılarını ve tüm güzelliklerini.
Gerçekten mi? Bir insan ömrü yeter mi?
Çok para kazandılar; paralarıyla yapabilecekleri ne varsa yaptılar; uç zevkler için uyuşturucuya daldılar; seks alemlerinde dağıttılar.
Yıldızcıklarımız ne kadar da dertliymiş böyle; dünyada yapacak iş; tadacak zevk kalmamış.
Zaman zaman hepimize olur aslında: Bakarız ki kafamızdaki hedeflere ulaşmışız ya da dünyevi sorunlarımız pek kalmamışız. Hani iyi kötü başımızı sokacak bir evimiz vardır; çocuğumuz bizi üzmeyen düzgün bir insan olma yolunda ilerleyen bir çocuktur; kimseye muhtaç olmayacak karnımızı doyuracak bir gelirimiz vardır. Aşka dair de yaşamışızdır ya da yaşamaktayızdır iyi kötü bir olaylar. EEEE NE OLACAK ŞİMDİ?
Ne olacak tabi ki çalışmaya devam; kendimiz için değilse bile çevremiz için; ihtiyacı olanlar için.
Şimdi dönelim tekrar her şeyi yaşadıklarını söyleyenlerin tatminsiz olduklarını söyleyenlerin hayatlarına bir bakalım mı?
Neyi yaşamışlar; ya da neleri?
Parayı yaşamışlar; lüks mağazalardan alışverişi; güzel kızların ya da yakışıklı erkeklerin kollarında geçirilen saatleri ya da günleri; şöhreti yaşmışlar; ya da hayranlarının sevgisini;
Kıskançlığı ya da kıskanılmayı; bazen sahte olan aşk zannettikleri ilişkileri……
Haydi hepsinden vazgeçtim diyelim ki hep güzel yaşamışlar; hep gerçek hep doğru ama yine de soruyorum bu dünyanın tüm güzelliklerini yaşamak için bir ömür yeter mi?
Sen bu dünyanın her güzel köşesinde; vazgeçtim yurdunun her güzel köşesinde bir bardak çay içtin mi?
Sen madem paran çok yurdunun her bir köşesinde her bir farklı çocuğa bir paket çikolata hediye edip yüzündeki gülümsemeyi gördün mü? Çikolatadan vazgeçtim sümüklü burnunu bir mendille sildin mi?
Sen çok büyük zengin şarkıcısın; gönüllü gidip ülkenin bir meydanında öylesine keyfine ve o küçük kasaba halkının keyfine bağıra bağıra şarkı söyleyip yüzlerindeki şaşkın ifadeye gülümsedin mi?
Sen kendini çok tatminsiz hissettiğin ya da yalnızlık duygunu bastıramadığın bir sabah bir uçağa atlayıp VAN KAHVALTI SOKAĞINDA kahvaltı edip döndün mü?
Sen kendini çok doygun hissettiğin bir kış günü çıkıp da sokak kedilerine süt verdin mi?
Sen bu hayatta keşfedecek ne kaldı dediğinde; Orhan Veli, Nazım Hikmet, Cenap Şahabettin, Slyvia Plath dizelerine Halide Edip, Ziya Gökalp, Elias Canetti, John Fowles, Irwin Yalome, Reşat Nuri, Peride Celal satırlarına sığınıp da kendini önce kaybedip sonra aradın mı?
Sen Nemrut Dağı heykellerine bakıp da ne kadar küçük olduğunu hatırlayıp; Mısır Piramitleri içinde isimsiz bir turist olarak gezme keyfini; yağmur ormanlarının niçin yok olduğuna dair düşünmeyi bitirdin mi?
Sen o kadar paranın içinde seni şöhretin için değil de sen olduğun için sevebilecek birini bulabilmek için dünyanın küçücük bir kasabasında belki de bir hamburgerci dükkanında yarı zamanlı çalışıp da üniversiteye gitmeyi denedin mi?
Bu dünyanın tüm zevklerini yaşamaya kimin ömrü yetmişki sizinki yetti de uyuşturucuya daldınız?
Zevk dediğiniz; giyinip soyunmaktan; alışveriş yapmaktan; pahalı yemekler yemekten; içmekten ve farklı bedenlerle seks yapmaktan ibaret olmasın?
Tüm dünya bundan mı ibaret yani…
Bitti dediğiniz dünya……