- Kategori
- Güncel
TCK; Teröristleri serbest bırakmakla Başbakan Erdoğan suçlu sayılmıyor mu?

TCK; Teröristleri serbest bırakmakla Başbakan Erdoğan suçlu sayılmıyor mu?
Bugünkü blog yazımın konusu PKK Terör Örgütü üyeleri ve silahlarının nasıl serbest bırakılması konusunu hukuksal perspektiften irdelemeye çabalayacağım:
‘Hukuk,’ evrensel bir kavram olup; temel ilkesi ‘eşitlik’ ve ‘adil olma’ prensibidir.
Bu temel prensipten hareket edersek; yeni anayasanın, ‘özgürlük,’ ‘adalet,’ ‘fırsat eşitliği,’insan hakları,’ ‘özel mülkiyet’ gibi ‘toplumun’ ve ‘bireylerin’ özgürleşmesine kaynaklık yapacak kavramların önceliği gerçeğidir.
‘Ceza Hukuku’ açısından ‘kusur’ oluşturan ’terör fiilinin’ PKK Terör Örgütü’nün her bir üyesi tarafından ‘bilerek’ ve ‘istenerek’ işlenmesidir.
İşlenen bir ‘terör fiilinin’ cezalandırılacak bir suç oluşturması için belli unsurların var olması gerekir. Suçu oluşturan temel unsurlar şunlardır: ‘yasal unsur,’ ‘maddi unsur’ ‘hukuka aykırılık unsuru’ ve ‘manevi unsur’dur.
Başbakan Erdoğan’ın; ‘PKK’lılar silahlarını bırakıp serbestçe gitsinler’ ifadesi‘sorumluluk’ ve ‘yükümlülük’ bilincinde bir Başbakan’ın talimatı olabilir mi?
Başbakan Erdoğan bu ifadesi ile TCK’na gönderme yapmaktadır.
- 5237 sayılı TCK’nun suçluyu kayırma madde 283 – (1): ‘Suç işleyen bir kişiye, araştırma, yakalama, tutuklama veya hükmün infazından kurtulması için imkan sağlayan kimse. altı aydan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
- (2) Bu suçun kamu görevlisi tarafından göreviyle bağlantılı işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında arttırılır,
Diğer yandan Madde14- Devlet organları, idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadır.
Ayrıca bu kadar eli kanlı suç faili PKK Terör Örgütü üyelerini serbest bırakmakla ‘siyasal ve kader mahkumları’ T.C. Devleti’ne, dolayısıyla Yüce Yargı’ya olan ‘güven’ duygusunu nasıl sürdürülebilir?
Böylece ‘siyasal ve kader mahkumları’ biranda kendilerini ‘adil olmayan mahkumiyet’ içinde ‘moral kondisyonunun’ düşmesi nedeniyle ‘iç barış’ ‘risk’ altına girebilir.
Her şeyi ile ‘kendine özgü bir ülke’ olan T.C. Devleti, ‘kendine özgü bir adalet’ anlayışı ‘inşa etme’ çabalarını bir kenara bırakarak, çağdaş toplumların hukukun üstünlüğü anlayışını benimsemiş bir ülke olmasını tercih ederim.
T.C. Anayasası: ‘T.C. ….. bir ‘hukuk devletidir’ 2. maddesi uyarınca TBMM çatısı altında grubu bulunan tüm partilerin oluşturacağı ‘Af Komisyonu’ ‘Genel Af Yasası’ çalışmalarına ‘ivedilikle’ başlamalıdır.
04.04.2013, İzmir