- Kategori
- Futbol
Tebrikler Galatasaray

- Hafta içerisinde ve maç öncesinde Fenerbahçe-Galatasaray maçına ilişkin çokça şeyler söyledik. Ve maçın skoru 0-0… Maç öncesinde beklediğim kadroyu göremeyince muhtemelen böyle bir sonucun ortaya çıkabileceğini tahmin ediyordum. Nitekim beklediğimden farklı bir skor çıkmadı ortaya. Hayal kırıklıklarımdan birisi de Dia oldu… Hele ki yediği kırmızı kart tam bir felaketti.
- Alex’in olmadığı bir Fenerbahçe’nin hücum organizasyonlarında başarılı olamayacağını düşünüyordum. Nitekim Fenerbahçe tam da düşündüğüm gibi, hücumda öyle aman aman belirgin bir üstünlük kuramadı Galatasaray’a karşı. Ne var ki, daha maçın başlarında Semih’in atmış olduğu golün iptali hususunda pek de tatmin olmuş değilim. Zira, zamanın birisinde Beşiktaşlı Metin Tekin, kalecinin elindeki topu kayasıyla almış ve gol yapmıştı. Bu gün ise kalecinin elinden çıkan bir top var ve, her hangi bir şekilde kaleciye temasın dahi olmadığı bir esnada, kaleci ve topun arasına giren Semih, topu önünde bulup, golü yaptı. Tabi bu konuda uzman görüşleri nedir, bilemiyorum. Ama ben bu gölün oyun kuralları içerisinde olduğunu düşünüyorum.
- Maç içerisinde en fazla çekindiğim Fenrbahçei futbolcu Selçuk’tu… Selçuk beni haklı çıkarırcasına öyle basit pas hataları yaptı ki… Bu hataların böyle bir maçta yapılması kabul edilebilir değildi. Selçuk yavaş bir futbolcu… Yavaş olduğu için rakibini ancak faul yamak suretiyle durdurabiliyor. Bu sebepten ötürü, bu maçta Selçuk görev almamalı, aksine o bölgede Mehmet Topuz görev yapmalıydı.
- Alex’in ve Mehmet Topuz’un içerisinde olduğu bir ilk onbir bu maçı rahatlıkla alırdı.
- Galatasaray’a gelince…
- Daha diri bir Galatasaray bekliyordum. Aksine ürkek bir Galatasaray vardı sahada. Doğru düzgün tek bir atakları oldu. Fenerbahçe defansının adam paylaşımı yapamadığı bir anda, Elamder’in, Volkan’la karşı karşıya kaldığı pozisyondu. Bu pozisyon öncesinde, Elmander sakatlanmıştı hatırlarsanız. Şayet Elmander sakatlanmamış olsaydı, pozisyonu gole çevirebilme ihtimali yüksekti. Galatasaray’ın başkaca da bir pozisyonu olmadı maç boyunca. İlk yarıyı golsüz kapatınca, ikinci yarı zaten fulbolsuz geçecekti. Galatasaray sadece zaman geçirmeye oynayacak, oyunu sürekli durduracak ve maçı 0-0’lık skora bağlayacaktı. İstediğini yaptı Galatasaray. İkinci yarı oyuna giren Alex ve Bienvenü’nün maçı çevirebilecek ne zamanları nede fırsatları vardı.
- Maç sonrasında çıkan olaylar ise…
- Normaldir. Ne bekleniyordu? Endüstriye dönüşmüş olan futbol pazarının bu gibi olaylarla taçlandırılması çok mu tuhaf? Olaylar olmasaydı iyi olurdu ama kabul edelim ki Fenerbahçe kulübü de bu sezon az sıkıntı çekmedi. Fanatizmin had saflara ulaştığı günümüz futbol dünyasında fanatizm konusunda ayrıcalıklı bir yeri olan Fenerbahçe taraftarının bu güne kadar ortalığı talan etmemiş olması bile bence dikkate değer bir durumdur.
- Sonuç olarak…
- Bir tarafta koca bir sezonu dertle tasayla taşımaya çalışmış olan bir Fenerbahçe… Diğer tarafta dertsiz, tasasız bir Galatasaray…
- Normal bir sonuç… Buna rağmen Galatasaray’ın şampiyonluğunu tebrik etmekten öteye söylenecek bir şey yoktur.