- Kategori
- Türkiye Ekonomisi
Teğet ve krizin faydaları-6 (Yeni bir kriz mi geliyor?)

BORCUNU ÖDEMEK İÇİN MÜRACAAT ETTİN Mİ?
Buradan, krizin faydaları(!) ve Teğet’in ne olduğunu tekrar anlatmaya gerek var mı?
Tüm dünyada ekonomik kriz hız kaybetmeden devam ederken, küçücük belirtilere aldanan bazı takkeli liboşlar, ekonominin dibe çoktan indiğini ve yükselişe geçtiğini, bundan böyle yükselişin devamı ile kısa zamanda eski ekonomik göstergelere ulaşılacağını, özene bezene televizyon ekranlarından ve gazete sayfalarındaki köşelerinden halka bağıra bağıra anlatıyorlar.
Oysa kazın ayağı hiçte öyle değil!
Bu işin uzmanı olan ekonomi çevrelerİ, küresel krizde ikinci dalganın, tüketici kredilerinden çıkacağına ilişkin endişelerini uzun zamandan beri dile getiriyorlar.
Gerçi bizde kredi kartı ve benzeri türden finansal geçerliliği olan belgelerden doğan borçlara, ikide bir af getirip, bankaların alacaklarının en azından bir kısmını tahsil etmesi için özel itina gösteriliyor ama...
Gelin dünyada tüketici kredileri ile ilgili rakamlar ne âlemde bir bakalım. ABD'de kredi kartı borçları yüzde 6, 6 ile tarihin en yüksek seviyesine çıkmış. (Hemen bir af çıkartıp, kredi kartı borcu olanlara bir ödeme kolaylığı sağlayın) Konut kredisi borçlarında da ödeme sorunlarının artması dünya borsalarında düşüşlere yol açmış. (Zaten krizin çıkış kaynağı alınan konut kredilerinin geri ödenmemesi değil miydi?)
Onca alınan tedbire rağmen ABD’de ödenmeyen kredi kartı borçlarının yüzde 6, 6'ya yükselmesi, mortgage kredilerinde de gecikme oranının yüzde 3, 03'ten yüzde 3, 52'ye yükselmesi, yeni bir krizin habercisi olarak algılanıyor.
Tabi bu rakamlar bize göre küçük! Bizim rakamlarımız nüfus yoğunluğuna bakıldığında bunlardan çok daha büyük!
Biz ülke olarak baya şanslıyız. Hamdolsun ki ayaklarımız yere sağlam basıyor. Ya Amerika gibi, kişi başına düşen borç miktarımız 60 bin doları aşsaydı?
O zaman krizin çıkış nedeni biz olur muyduk? Dünya çapında kriz yaratabilecek bir ekonomimiz var mı?
Amerikan halkı şu anda kişi başına borçlulukta dünyanın bir numarasıymış. Biz bu birinciliği Amerikaya nasıl kaptırdık!
Oysa son 7 yılda, satmadığımız bir kamu kurumu kalmamasına rağmen borcumuz üçe katlandı.
Bakın Amerikan halkının yeniden harcamaya başlaması için bizde olduğu gibi(!) çeşitli kampanyalar düzenleniyormuş. Hatta emeklilerinin aylıklarına, bir kısmına 3 bir kısmına 7 dolar zam yapmışlar. Yeter ki harcama yapın diye kampanyalarla bu zammı açıklamışlar!
Amerikan halkının büyük çoğunluğunu teşkil eden ve bu zamdan yararlanan hak sahipleri, bakalım aldıkları zammı yastık altına mı koyacaklar, yoksa hemen lüks mağazalarda harcayacaklar mı?
Şimdi herkesin merak ettiği soruyu bir kerede biz gündeme getirelim.“Krizde dip göründü mü, iyileşme başladı mı?"
Bu tür tartışmaların sürdüğü bir noktada, Amerikan halkının yaptığı pişmiş aşa su katmak gibi bir şey.
Kardeşim kredi kartı borcunuzu ödesenize! Aldığınız tüketici kredilerini niye ödemiyorsunuz.
Sizin yüzünüzde, küresel finans krizi çıkacak!
Gerçi bizi teğet geçeceği için böyle krizlerin pek bir önemi yok!
Evet, Dünya Ticaret Örgütü Başkanı Pascal Lamy, küresel ekonomik krizin en kötü sosyal ve siyasi etkilerinin daha yaşanmadığını söyleyerek yüreklere su serpmiş!
Bizde iktidar böyle bir krize rağmen seçimlerden birinci parti olarak çıkmayı başardı. Bu da sosyal ve siyasi etkisinin bizde ortaya çıkmadığını gösteriyor.
Ufukta yine bir kriz görünüyor. Daha birinden kurtulmadan, bir başkası başlıyor. Nedir bu krizden çektiğimiz.
İyi ki AKP iktidarda. Hamdolsun(!) onların sayesinde kriz bizi teğet geçiyor!