- Kategori
- Türkiye Ekonomisi
Teğet ve krizin faydaları-7 (Ömür uzatan ilaçtan kimler alabilir?)

SİZDE ÖMRÜNÜZE ÖMÜR KATMAK İSTEMEZMİSİNİZ?
Flaş, flaş, flaş…
Tüm gazete ve televizyon haberlerinin ilk sırasında kendisine yer bulan bir haber.
Bilim adamları kafayı ölümsüzlüğe taktı!
Şimdilik insanı sonsuza dek yaşatmayı başaramıyorlar ama ömrü 10 yıl uzatan ilacı bulmuşlar.
Şimdi içinizden aaaa ne kadar güzel diyeniniz elbette vardır ve olmalı da.
Haberin devamı…
Bilim adamları yaşlanmayı 10 yıl geciktirebilecek "gençlik iksirini" bulmuşlar.
Gizli tutulan formül "dünyanın en ırak ve gizemli noktası" kabul edilen Easter Adası'nda bulunan bir madde içeriyormuş.
Tabi böylesine önemli bir buluşun formülü açıklanacak değil ya…
Şimdi bu adacığı hangi büyük kuruluş veya zengin aldı diye bende bir merak uyandı!
Bu sayede; hem o adacığa ziyaretler düzenlenecek, ada sahibi zengin olacak. Hem de o ilaç sayesinde o kuruluş ihya olacak.
İngiliz basınında "mucizevî buluş" olarak değerlendirilen gelişme sonucunda yaşlanma süreci 10 yıl ertelenebilecekmiş.
Hayvanlar üzerinde yapılan deneylerde ise ömür uzunluğunun yüzde 38 artırabilindiği görülmüş.
İlacın ömür uzatmak haricinde görme, duyma bozukluklarını, halsizlik ve unutkanlık problemlerine çözüm olabileceği iddia ediliyormuş.
Şimdi akıllara şöyle bir soru gelebilir.
“Uzun Yaşamak mı? Sağlıklı yaşamak mı?” Eğer ikisi de diyorsanız o zaman, kesenin ağzını biraz açacaksınız!
Kesesi boş olanlar, yani 5TL ve 11TL emekli maaşlarına zam alan Bağ-Kur ve SSK emeklileri değil. Onlar aldıkları bu maaş zammı ile yaşayabildikleri kadar yaşayacaklar!
Onlar Doktorların yazdığı ilacı bile alamıyorlar!
Sağlık Bakanlığının uygulamaya koyduğu dengi ilacın ödenmesi, yani ucuz olanın ödenmesi yüzünden. Doktorun yazdığı A ilacı yerine B ilaç onlara veriliyor. Ben de dahil onunla idare etmek zorundayız.
Ha…O ilacı kimler alabilir.
Konumuz ilaç ve ömür uzatmak olduğuna göre; O ilacı, 1929 yılındaki krizden daha büyük bir kriz geçiren dünya ve ülkemizde, krizin teğet geçtiği kişiler, krizi fırsata dönüştürenler, çalışmadan mal mülk sahibi olanlar, bilumum milletvekilleri ve yakınları, iktidara yakın olan herkes bu ilaçtan alabilir ve ömürlerine ömür katabilirler.
Aylık gelirleri 540TL olan asgari ücretli bir işçi veya hak aramak için biraz diklenince Başbakan tarafından azarlanan, sonra da 3+5.5 zam alan Sarı Sendikalı işçiler mi bu ilaçtan alıp, ömürlerine ömür katacaklar?
Ya emekliler, köylüler, küçük esnaf, çiftçiler(küçük olanı) yani Milli Gelirden yüzde 20 pay alan, nüfusun yüzde 80 ini oluşturan yığınlar bu ilacı unutacak!
Bir ülkede yüzde 20 lik kesimi kriz teğet geçmişse, o ülkeyi krizin teğet geçtiği anlamı çıkartılabilir! Sayın Başbakan da bu nedenledir ki "Kriz ülkemizi teğet geçecek" diye söylüyor.
Hamdolsun ki ülke nüfusunun belli bir bölümünün ayağı yere sağlam basıyor!
Krizden en az zararı onlar görüyor.
Kimi gemicik sahibi, kimi sıvı yumurta üreticisi, kimi kaynamış mısır imalatçı ve pazarlamacısı, kimi bilmem ne satıcısı oldu…
Elbette böyle girişimcileri kriz teğet geçecek!
Emekli maaşına 5 TL zam yapılan Bağ-Kur emeklisi, oturup haline şükredecek. Bir daha dünyaya geldiğinde de ülke siyasetinde söz sahibi olmak için çabalayacak. Tabi muhalefette değil! Eğer yanlış tercih yaparak, ömrünün sonuna kadar muhalif olarak kalırsa vay haline! Eğer öyle olursa, bir önceki hayatından farklı bir hayat yaşaması zor. Hep iktidara yakın olacak ve iktidara en yakın partide siyaset yapacak!
Sözün özü; ilacı iyi yaşayanlar zaten alırlar ve kullanırlar.
İyi yaşam imkanı olmayanın ilaç neyine?