- Kategori
- Türkiye Ekonomisi
Turizmde yılın ikinci yarısı kötü gidiyor

Yaşanan ve yaşanmakta olan ekonomik krize ilişkin geçtiğimiz aylarda çok şey yazıp çizdik ve bu yazıp çizmelerde en fazla dikkat çektiğimiz nokta, “2009 yılının ikinci yarısında ülkemiz krizin somut halini daha belirgin bir düzeyde yaşayacaktır” demiştik. Nitekim aynen öyle oldu ve yılın ikinci yarısında, yani şu Temmuz günlerinde kriz kendisini göstermeye ve cepheden vurmaya başladı.
Siyasal iktidar yaz aylarında turizm girdilerine güveniyor ve ülkemize gelecek olan turistin bırakacağı dövizle krizdeki ekonomiye rahat bir nefes aldıracağını düşünüyordu. Sektörün içerisinde bulunan bizler ise durumu hiç de bu yönde değerlendirmiyorduk Çünkü, kış aylarında dışarıdan gelen haberler turizmin ülkemiz açısından hiç de iyi geçmeyeceği yönündeydi.
Şu anda yüksek sezon olmasına rağmen birçok otel dolu olsa da fiyatsal oranları hayli düşük ve bu oteller iç pazara yönelmiş durumdalar. Fiyat kırmalar ise cabası.
Şu anda ülke turizmi tarihinin en kötü dönemlerinden birisini yaşıyor. Geçtiğimiz yıl boş oda bulmakta sıkıntı çekiyorduk, şu anda ise otelciler acentaları markaja almış durumdalar.
Bu gibi kriz dönemlerinde ortalık dedikodudan geçilmez. Birçok acentanın personel çıkarttığı, batmakta olan birçok irili ufaklı acenta olduğu gibisinden söylentiler Antalya turizm piyasasının vazgeçilmezlerindendir. Her yıl bu mevsimlerde bu dedikoduları duyardık ama bu sezon bu dedikodular ayyuka çıkmış durumda. Hal böyle olunca, otellerde acentalara temkinli yaklaşıyor. Bir tarafta acentaları yakın markaja alırken, diğer bir taraftanda acentacıdan giriş öncesinde parasını almanın hesabını yapıyor. Açık hesapların süresini uzatmamaya ve mümkün mertebe açık hesap tutarının baremini düşük tutmaya çalışıyorlar.
Şayet ortalıkta dolaşan lafları baz alırsak sezon sonunda irili ufaklı birçok acentanın piyasadan çekileceğine dair rivayetler var.
Bekleyip göreceğiz.