​ Tek bacaklı doktorlar!!! / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

perihan reyhan ALKAN

http://blog.milliyet.com.tr/pra

25 Nisan '08

 
Kategori
Güncel
 

Tek bacaklı doktorlar!!!

Gündemdeki konu itibariyle, inancını görevinin önüne çıkararak üstelik unutup da yeminini, hoş olmayan olaylara sebebiyet veren doktorlar dile getirilmekte bu günlerde.

Ama bununla, bu kadarla mı sınırlı dersiniz bazı doktorlarımızın duyarsızlığı, hatta insan dışılığı?

Bence kaldırsınlar o yemini görev başlangıçlarında, tıpkı mecliste de olduğu gibi. Tek bacakla yemin ediyor muhtemelen bazıları. İnsan olana, görevinin bilincinde olana yemin gerekmez, kendine düşeni yapar o zaten, ister mecliste vekil, ister hastanede doktor olsun. Almamışsa nasibini insanlıktan, erdemleri, duyarlılığı, görev bilinç ve aşkı yoksa zaten kırk kere yemin de ettirseniz boş. Bildiğini okuyacaktır yine de.

Okuduk haberleri, alkollü diye bakmamış hastasına, sarımsak kokuyor diye bakmamış vs.

Şahit olduklarımdan bir iki örneği aktarmak istiyorum bu vesileyle, yanlışların tek bir kesime özgü olmayışını belirtmek üzere. Tam tersine de şahit oldum çünkü, çarşaflı bir hanıma daha nesi olduğunu sormadan çarşafının hesabını sorup azarlayan, vaaz vermeye kalkan doktor da gördüm.

Şahsıma yapılanları gördüm. Alkollü de değildim, sarımsak da yememiştim, çarşaflı da değildim ama…

Bu günkü çektiğim acıların, ıstırapla kıvranışımın sebebi olan doktoru gördüm. Annemi ve babamı kaybetmeme sebep doktorları gördüm. Teşhis koyamayışını örtülemek adına odasından kovan doktoru gördüm. Uzaktan bakıp muayenesiz hiçbir şeyin yok diyen, ardından da arkadaşının muayenehanesine yönlendiren doktoru gördüm.

İyileri, doğruları, yeminine sadıkları yok muydu? Vardı şüphesiz, hem de çok sayıdaydı da şükür ki.

İlk sıraladıklarımı kısa kısa açıklamadan ve teessüflerimi iletmeden önce, özveriyle çalışan, görevini, ailesi ve kendisinden önce ele alan, eşi doğum yaptığında yanında olamadığı gibi, günler geçmesine rağmen hâlâ yavrusunu göremeyen, yeni evli olup günlerce evine gidemeyen, doğru dürüst tatil yapamayan, üstelik üç kuruşluk maaşla aybaşını nasıl getireceğini kara kara düşünen o güzide doktorlara da teşekkür edip saygıyla anarak kutluyorum şüphesiz, örneği olan diğer doktorlarımızla birlikte.

Kolumdaki dayanılmaz ağrılara, hiçbir tetkik yapmaksızın psikolojik teşhisi koyan doktora, vida sökmek için kuvvetle asılınca oldu, psikolojik olamaz deyişime, benden iyi mi bileceksin, ne dememi bekliyorsun, kanser mi demeliydim, için rahat edecekse, söyleyeyim, evet kansersin, hadi çık dışarı, meşgul etme beni, işim gücüm var uğraşamam diyen böylesi doktor gördüm!

Ultrasonla tetkiki gerekir diye kuşkuyla kendisine gönderildiğim bir başka konudaki bir başka doktor da, gerek yok, bakma onlara, sallamışlar, yok bir şeyin diye savıp bir yıl sonra gittiğim doktordan duyduklarıma göre ise o gün aslında kanser olduğumun anlaşılışıyla lanetle andığım doktor gördüm!

Böbrek taşı sancısıyla gidip, çok fazla hasta var uğraşamam şimdi, hem daha iyi bir sonuç ve tetkik istiyorsan akşam muayenehaneme gel diye kartını veren doktor da gördüm

Gittiğim tüm göz bankası, onlarca doktor ve sağlık merkezinde aynı teşhis konulduğu halde, uzaktan bakarak, muayene etmeksizin, göz arkası tertemiz, gayet iyi görüyorsun, ne biçim doktorlara gittin sen böyle? Yanlış teşhis koymuşlar, diyerek meslektaşlarını da karalayan, ardından seni arkadaşımın muayenehanesine göndereyim o yardımcı olacaktır demek terbiyesizliğini de gösteren doktor da gördüm maalesef!

Trafik kazası geçiren babamı, bir şeyi yok diye saatlerce bekletip, iç kanamadan ölmesine sebebiyet veren doktoru gördüm.

İyileştin, bir şeyin kalmadı, taburcu olabilir, normal yaşamına dönebilirsin diye sirozdan karnı burnuna gelmiş annemi taburcu eden doktoru gördüm.

Sıradan bademcik ameliyatında, arkadaşımın 9 yaşındaki kızının şah damarını kesen doktoru gördüm.

Tacize yeltenen doktor gördüm.

En son da geçen hafta, sen kendindekini kanserden mi sayıyorsun, senden çok daha ağır vakalar var, kes sesini şükret haline, zaten tedbiren kemoterapi uyguluyoruz, sıkıldıysan bırakalım, ya da al dosyanı, ister Ankara, ister İzmir’e git orada devam et, uğraştırma bizi diyerek kolumdan tutup odadan çıkaran doktor gördüm.

Ve…

Ve daha neler gördüm, neler gördüm…

 
Toplam blog
: 290
: 553
Kayıt tarihi
: 11.03.08
 
 

İlk ve orta öğrenimimi Gölcük/ Kocaeli, lise ve üniversite öğrenimimi Ankarada gördüm. İlk okuldan..