- Kategori
- Mizah
Tekne maceram

Ben bir teknede yaşamak istiyorum.Açık denizlerde yolculuk yapmak, rüzgarın ve denizin sesini dinlemek, gece yattığım yerden yıldızları saymak istiyorum.
Gün ağarırken uyanmak ve güneşin karşısına dikilmek istiyorum.Gece-gündüz yakamozların arasına karışmak, balıklarla dost olmak ve her sahilde bir dost bırakmak...Teknede koşturan çocuklar ve sevdiğim adam hep yanımda olsun istiyorum.
Bu güzel ve mutluluk verici düşüncelerimi gerçeğe dönüştürmeme ramak kalmıştı ki gerçeklerle yüzyüze geldim. Biliyorsunuz geçen hafta tatildeydim. Hadi dedik, bütün olumsuzlukları unutalım ve güzel bir tekne turuna çıkalım. Sabah dokuz gibi servis geldi bizi almaya. Bu arada toplam altı kişiyiz. Aslında ben acayip uykucuyumdur. Sabahları top atsanız uyanamam. Gerçi son yıllarda (sanırım yaşla ilgili) eskisi kadar uyuyamıyorum. Tatilde ise nedense erkenden uyanıyorum. Yüzüyorum, kahvaltımı yapıyorum ve arkadaşları uyandırıyorum. Doğal olarak herkes hayretler içinde kalıyor. Neyse biz servise binip, limana tekneye gittik.Neşe içinde teknedeki yerimizi aldık. Havluları yaydık, biraz tekneyi dolaştık ve oturup hareket etmesini beklemeye başladık. Bir on dakika sonra tekneyle beraber mideminde sallandığını hissettim.
Kalabalık olunca konuşan da çok oluyor doğal olarak ve benim konuşan kişiye dönmek için yaptığım her baş hareketinde midem daha da hareketleniyor.Baktım olmayacak bari kalkıp dolaşayım dedim.
Ayakta ve dolaşırken gayet iyiyim.Oturur oturmaz mide bulantıları başlıyor.
En sonunda güzel bir yerde tekne demir attı.Yüzersem açılırım diyerek denize atladım.Arkadaşda can yeleği var, bende yok.''Hadi kıyıya kadar yüzelim'' dedi.Sohbet ederek, yavaş yavaş yüzdük ve kıyıya çıktık.Neşe içinde konuşarak kumsala oturduk.Yüzümüzü denize dönüp, tekneye baktığımda yüzümün halini görmeliydiniz...Tekne koyun bayağı bir açığında demirlemişti ve ben uzun zamandır yüzmediğim için bacaklarım şimdiden hamlamıştı.Ayrıca kaptan sürekli düdüğü çalarak herkesi tekneye çağırıyordu.Dinlenmeye zaman yoktu.O an yaşadığım paniği anlatamam. Arkadaş suya atladı. Ben kara kara nasıl döneceğimi düşünüyorum. Aksi gibi balık fobim var. Yani güzel güzel yüzerken, yanımdakilerden biri ''aaa bak ne güzel balık geçti'' dese, elim ayağıma dolaşıyor, kıyıya zor çıkıyorum. O yüzden yüzerken hep karşıya bakarım.Aldımı beni bir korku, ya balık geçerse yanımdan diye...
Mecbur suya daldım. Kendimi rahatlatmaya çalışarak, biraz sırtüstü, biraz kulaç atarak, biraz köpekleme yüzerek tekneye yaklaştım. Bu arada içimden hep ''balık yok, çok güzel su, rahat ol, az kaldı'' demekten helak oldum. En kötüsü ise tekneye çıkışımdı. Bacaklarım o kadar çok hamlamıştı ki, merdivene adım atamadım.Merdivendeki miçolardan birine elimi uzatıp nefes nefese ''çek beni''diyebildim.Miço beni yukarı çekerken, yan taraftaki miço sesleniyordu: '' ne olmuş buna yaaa??? ''
Bir saatte zor kendime geldim.Diğer molalarda ise, teknenin ve merdivenin yanından ayrılmadım.Mide bulantısından oturamadım ve yatamadım.Ayakta olduğum için de yanmamak için sürekli güneş yağı sürmekten, ortalıkta peynir gibi dolaşıp durdum.
Anladım ki, deniz, balık, yakamoz, rüzgar uzaktan iyi. Ben bir toprak kadınıyım. Ayağım yere basacak. Denizde bana yaşam yok.Kısacası tekne de yaşantı hayallerime veda etmek zorunda kaldım. Oysaki, teknesi olan çok da iyi bir kısmet bulmuştum!!!...