Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Nisan '17

 
Kategori
Siyaset
 

Temel sıkıntımız

Temeldeki sıkıntımız, “Temel Bilgi ve Tercih” ayrılığından geliyor. Atatürk”çü” ve statükocu olanlar, Altı Ok’un umdelerinden biri olan, “Devletçilik” Yani komünist rejimden yanadırlar!. Her şey, Devlet Demir Yolları gibi, Devlet Hava Yolları gibi, Devlet Deniz Yolları gibi, Devlet Liman İşletmeleri gibi, Sümerbank gibi (Eski) Petrol Ofisi gibi, devletin malı olsun isterler. Bu işletmeler yemlik hâlinde, alabildiğine batık işletmeler olarak çalışır. 15 Kişinin işini 1.250 kişinin yaptığı, işletmelerdir bunlar. Bu sebeple, akıl almaz görev zararları oluşur. Doksanlı senelerde, bu zararlar gün başına: 80-90Milyon Doları geçmiştir. Devlet Beş Sente dahî muhtaç kalmıştır. IMF gayr-ı Safi milli hasılanın, ciddi bir miktarını, anapara ve komisyon olarak, hamudu ile götürmüştür. Tüm devlet işleri adliyeden maliyeye, hastahaneden belediyeye, aksamıştır. Bunlarla cebelleşen devlet, hiçbir müspet iş yapamayacak hale gelmiştir!.. Hem kendi rezil olmuş. Hem de halkını rezil ve sefil etmiştir. İnsancıkların taşındığı evlere, tesisini istediği sabit telefon, Beş ile On yıl civarında bağlanmış, suları tabiî haftada İki gün İki saat kadar, belki akmış belki akmamış. Çöpler patladığı için, insanlar ölmüş. İkide Bir elektrik kesilmiş. Benzin dahil, bir çok ihtiyaç maddesi bulunmaz olmuştur... İnsancıklar hastahane, ilâç, mahkeme, maaş kuyruklarında, ömür tüketirken ölmüşlerdir. Bu sistemi özleyen ve arzu eden %24’lük zevat, bu sistem geri döndüğünde; çok mutlu mes’ut yaşamaya devam edeceğini sanmaktadır... Bu modelde: Türkiye Dünya 27.si bir ülkedir. 2001 Yılında battığı zaman: 230 Milyar Gayr-ı safi milli hasılası vardır. Bazen %2 büyümekte, çoğu zaman da darbelerle çökmektedir. Tüm savunma sanayi ithâldir. 2001 Yılında, halkın seçmediği CR, halkın seçtiği BB’ın suratına anayasa kitapçığını atınca: 1/3 oranında ve bir anda ülke küçülmüş, birçok firma batmış, intihar eden tüccarlar olmuş, gecelik repo faizi %7.500 civarına yükselmiştir.. VS.VS..VS…Ve tüm bu rezil sebeplerle, denenmiş iş bilmezlerden sonra, denenmemiş toylar olarak, AK PARTİ iktidara gelmiştir...

Liberal ekonomi ile serbest piyasa şartlarından ve Partili Cumhur Başkanlığı ile Yeni ve Demokratik Anayasadan yana olanlar ise; Maarif, Adliye, Maliye, Sıhhiye, Askeriye, Polis, Jandarma, Gümrük, VBG. doğrudan devlete ait olan, mükellefiyetler ile birlikte, devletin kendi emirlerinde olmasını, isteyenler sınıfıdır.. Bu sistemde, kesin kuvvetler ayrılığı vardır. Söz ve egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Demokrasi ve üniter lâik hukuk devleti iş başındadır. Yürütme Reis-i Cumhurun inisiyatifinde ve çok süratlidir. Devlet işletmeci, sanayici, yüklenici falan da değildir. Devletin müthiş sür’atli karar alma, adalet dağıtma, iş bitirme imkânı, Meclisin ise, kanun yapma, denetleme yeti ve yetkisi vardır. Kimse bürokrasiye köle değildir. Devletin, kendi işletmelerinden dolayı, Milyarlarca Dolar, görev zararları yoktur. Özelleştirilmiş her ne varsa, onların paraları, makabline şamil şekilde, mahalline masruf olarak değerlendirilmiştir.. Ülkenin zarar edilmiş ve edilen tek kuruşu bile yoktur. İhaleler söz verildiği gün başlayıp bitmektedir. “-Satıldık. Bittik..  Battık… Batıyoruz!..” iddiaları, dış mihraklarca beslenen hainlerin, büyük yalanlarıdır. Yapılan her büyük proje, devlet ve milletin cebinden krş. çıkmadan “Yap-İşlet-Devir et” modeli ile yapılmaktadır. Dağdaki çobanın bile elinde çalışır telefon vardır. Aranan her şey bulunmaktadır. Halkın %70 civarı mutludur… Bu modelde: Türkiye Dünya 16.sı ve/veya 17.si olarak G20 ülkesidir. Senede 820 Milyar Dolar, Gayr-ı safi milli hasılası vardır. OnDört sene ortalamasına göre: %4.2 büyümektedir. Dış borcu, enerji ithâlatı ve otomobil gibi, lüks tüketim malları sebebi ile tabiî olarak vardır. Ancak bu borç, Dünya standartlarının tamamen altındadır. Yeni tedbirlerle, enerjide dışa bağımlılık önlenmeye çalışılmaktadır. Ülkenin çok sağlam ve denetlenen, bir bankacılık sistemi vardır. IMF ile hiçbir alış verişi yoktur. Dünyanın sürekli zinde, halen savaşan, Üç ordusundan birine sahiptir. Savunma sanayii %55 yerlidir. Ve Türkiye bölgesinin en güçlü ülkesidir…

Tarihine kadar mevcut olan ekonomik verileri, en az Üç kerre katlayan ve o tarihe kadar, cumhuriyet tarihinde yapılmışların, Beş mislini yapan, bu sistemi ve Yeni Türkiye’ye taraf olanlar ile 2001 öncesi, Eski Türkiye’yi bayılarak özleyenler, taban tabana zıt iki ayrı kitledir. “-Bu insanlar nasıl anlaşabilir ki?!.” demeyin. Bir tek anlaşma yolu vardır. Bu anki imkânları, YirmiDört saatliğine, eski imkânlara çevirirsiniz. Sular akmaz. Elektrik olmaz. Çöpler toplanmaz. Telefonlar çalışmaz. İnternet hayâl olur. Köprüler, Tüneller, duble yollar olmaz. Metro ve metrobüs çalışmaz. Hızlı tren ve iç hatlar hayâl olur. Her durakta ve her vasıtada, herkes salkım saçak gider gelir. Akrabalar kuyruklarda ölür. Benzinden Türk kahvesine kadar, birçok şey bulunmaz. TV tek kanaldır. Radyo yoktur. Enflasyon %125, gecelik repo faizi %7.500, emekli aylığı 175.-TL olmuştur. Okul kitapları bile bulunmaz. Günde ortalama On-OnBeş kişi yollarda sağ-sol kavgasında öldürülür. Kısaca Ülke, Bir anda yaşanmaz Bir Cehenneme dönüşür. Bu şekilde, herkes arandığı öreke ile teşerrüf etmiş olur!.. Bu sayede de, Yeni yetme, kendini telefonuna monte etme ve hiçbir bir şey bilmeden, devamlı ötme evlâtlar, şuurlarını kayıp edip, eskiyi özleyen ana babalarının, gırtlağına sarılarak “-Sizlerin özlediğiniz Bu Maymunlar Cehennemi miydi?.” diye sorarlar. İşte o zaman, azgın azınlık, Çağ dışı davrandığını ve de ne büyük halt ettiğini anlar. Sonunda muhatapları ile adam gibi anlaşma yolunu kendileri ararlar... Sadece Bu kadar basittir çözüm…

 
Toplam blog
: 148
: 492
Kayıt tarihi
: 04.02.09
 
 

Haydar Volkan: 21.05.944 Rebabi bestekar Sabahaddin Volkan ve Piyanist Mukadder Volkanın oğlu olar..