Tepki / Gündelik Yaşam / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Kasım '06

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

Tepki

Tepki
 

Bir mail geldi. Can sıkıcı bir mail. Uyumakla ilgili. Bir milletin uyumasının, düşmanı uyumaz iken pahalıya mal olabileceğini hatırlatmayı görev edinmiş.

Buna sessiz ve tepkisiz kalmanın yakışık almadığını anlatıyor. Ama verilecek tepkilerin de sonradan aleyhte delil olarak kullanılmaması için tepki dozajının iyi ayarlanmasına da dikkat çekiyor.

Halkın bir arada yaşarken sorunlarını kendi içinde yazılı olmayan kuralları, prensipleri, örf ve âdetleriyle hal yoluna gidip, devletine çok iş bırakmadığı günler artık geride kaldı.

Artık yasal düzenlemeler ve yetkili kurum ve kuruluşlar, yürümeyi icra eden yetkili kişiler var.

Yasaların eksik düzenlenmesi, yanlı yorumlanması, kurum ve kuruluşların yasalara rağmen eksik davranışları, yetkililerin yetkilerini kötüye kullanmaları bizim konumuz değil! Bizim ilgilendiğimiz taraf tüm bunlara nasıl seyirci kalabiliyoruz?

Ya medya olmasaydı? Halimiz ne olurdu? En azından cesurca olayların üzerine gidip açıklığa kavuşturdu da doğruyu eğriden ayırabildik. Medya kadar bile olamadık yani!

Sağlıklı bilgi iletişimine ehemmiyet vermediğimiz için mevzu ile hiç ilgilenmemiş pozisyonunda kaldık.

Kızıyoruz ama neye? Bizden başka herkes suçlu yine. Zamanında tepkimizi hakkıyla vermediğimize kızmıyoruz da bakın nelere kızıyoruz yahu! Sorumluluk şu an bizim neslimizde oysa, suçlu biziz.

Mevzu PKK.

Eğer PKK bir terör örgütüyse, Abdullah Öcalan bu terör örgütünün başı ise, bebek katilleri Türkiye içinde ve dışında her platformda ama silahlı, ama silahsız olarak Türkiye aleyhine çalışıyorlarsa, bu açık ve netse...

Yandaşlarının söz, tavır ve eylemlerine, yaptıklarına karşı susmak ve tepki vermemek ne anlama gelir?

Terör örgütünün faaliyetlerinden zarar görenlerin başına gelenler, yarın susanlar ve tepki vermeyenlerin başına gelirse, bugün tepkisiz olanlar adına yarın kim tepki verecektir?

Kimliğimiz bizimdir ve bizim kimliğimiz ırk üzerine oluşturulmamıştır. "Türkiye Cumhuriyeti Devletini kuranlara Türk denir" demiştir Gazi Mustafa Kemal. "Ne mutlu Türk'üm diyene" demiştir. Ne mutlu Türk olana da diyebilirdi. Hitler'i, Sırpları, Rusları ırkçılıkla itham edebilirler ama Gazi Mustafa Kemal'i asla!

Tepkilerimiz kişisel menfaatlerimizi zora sokacaksa eğer, bilelim ki tepkisizliğimiz bizden sonraki nesillerimizi zora sokacaktır. Bu sebepledir ki, bizi zaten sevmeyenlerin bizi iyi bilmesine ihtiyacımız yoktur. Kurtuluş Savaşı'nda mecbur olduğumuzu değil, bildiğimizi ve inandığımızı yaptı dedelerimiz. Bizim için. Bizi gelecekleri olarak gördükleri için. Bizim de duruşumuz belli olmak zorundadır.

Bu meseleye eğer halk olarak bizler el atmazsak istediğimiz anlamda bir çözüm elde edemeyiz. İçerisinde olmadığımız bir çözüm bizi tatmin etmeyecektir.

Umarım anlatabilmişimdir.

 
Toplam blog
: 29
: 1420
Kayıt tarihi
: 18.10.06
 
 

Evli ve 2 çocuk babasıyım. Üniversite terkim. 17 yıldır tekstil sektöründeyim. Ama konuşmak ve yazma..