Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Haziran '08

 
Kategori
Futbol
 

Terim son virajda vurdu

Terim son virajda vurdu
 

milliyet.com.tr ve galleforcef1.com sitelerinden alınmıştır.


Stad, St Jacob’s Park; Hoca, Kobi Kuhn (Kubikun diye okunuyor.) ve hava yağmurlu olunca bakış açım bir anda değişti. Sanki St. Jacob’s Park bizim İstanbul Park gibi bir F1 pisti, İsviçre’nin hocası da Rain Man lakaplı BMW Sauber pilotu Kubika. Gelin dün akşam oynanan maçı bir Grand Prix gibi değerlendirelim.

St. Jacob’s Park’ta pist kuru olduğu için Sinyor Terim’in pilotajındaki Türk takımı kuru zemin lastikleri ile start almıştı. Deposunu fazla doldurmamıştı. Bu yüzden daha hafif bir araçla hızlı turlar atmayı planlıyor ve Grand Prix’nin başında rakibine fark atmayı planlıyordu. Ancak teknik ekibi meteorolojik analiz yapmamış ve hava durumu hakkında bilgi sahibi değillerdi. Oysa test sürüşü için Mart ayının sonunda Belarus’u seçmiş ve bu tip havalara hazırlık yapmışlardı. Yani ağır ve ıslak zemin şartlarında aracın performansını test etmişler hatta bu yüzden eleştiri bile almışlardı takım olarak.

Rakip Kubikun pilotajındaki İsviçre takımı ise ev sahibi olmanın avantajı ile meteorolojik gelişmeleri gayet iyi biliyordu. Zaten aracı da ağır zemin şartlarına uygundu. Performansları ıslak ve ağır zeminde mükemmeldi. Kubikun yarışın gidişatında yağmur yağacağını bildiği için yarışa yakıtı dolu ağır ve ıslak zemin lastikleri takılmış aracı ile başladı.

Grand Prix start aldığında Sinyor Terim’in kullandığı Türk takımının aracı kuru zeminde ve hafif olmanın da avantajıyla çok hızlı turlar atarak arayı açmaya başladı. Kubikun’un kullandığı İsviçre takımına ait araç ise yarışın ilerleyen bölümlerinde yağan yağmurla beraber performansını arttırmaya başladı. Sinyor Terim’in aracı her virajda kayıyor ve bazen kum havuzuna çıkıyordu ki, tam yarışın üçte birlik bölümü sonuçlanmak üzereyken ıslak zeminde geç frenaja girdiği için kayarak bariyerlere çarpıyordu.

Kubikun bu aşamada rahatlamış ve rakibinin yarış dışı kalacağını ümit ederek, fazla hız ve dolayısıyla hata yapmadan yarışı bitirmek istiyordu. İlk bölümde her iki takımda pit stop yapmadılar. Halbuki sinyor Terim’in acil pit stopa ihtiyacı vardı. Aracın en önemli aksamlarından ikisi inanılmayacak derecede aksıyordu. (Tümer ve Gökdeniz) Zaten viraja girerken geç firenaja girmesine de bu iki aksam sebep olmuştu. Bir diğer önemli aksamı (Nihat) olan vites kutusunda ise ciddi problemler çıkmaya başlamıştı. Araç altıncı vitesten birden üçüncü vitese atıyordu. Allahtan şanzıman dağılmadan yarışta ilk bölüm tamamlandı. Ama cidden Monaco ve Çin’de Kubika’nın yağmurlu havalarda elde ettiği başarıları hatırlayanlar, Kubikun’un da bu bölümdeki performansının doğaüstü bir rastlantı olabileceğini düşünüyorlardı.

Ve Sinyor Terim ikinci bölüme çok sıkı bir pit stopla başladı. İlk olarak aksayan iki aksamını değiştirerek aracını ıslak zemine hazır hale getirdi. Yakıt aldı hem de full. Ve ikinci bölümde yavaş yavaş kuruyan zeminde kademeli olarak hızlı turlar atmaya başladı.

Kubikun yağmurun durmasıyla birlikte ve rakibi de iyi pit stoplar yaptıktan sonra farkın kapandığını hissetmeye başlayarak kendince pit stoplar yapmaya çalıştıysada, Sinyor Terim’in aracının baskısını ensesinde hissediyordu. Ve nitekim yarışın üçte ikilik bölümü tamamlanmak üzereyken her iki pilot kafa kafaya geldiler.

Bundan sonraki bölümde hızını sürekli arttıran Sinyor Terim sürekli rakibini geçmek için ataklar yaptıysa da son tura kadar burun buruna giden yarışta Kubikun’un son turun son virajında yaptığı hatayı affetmeyen Türk takımı damalı bayrağı ilk gören takım oldu. Kubikun’un İsviçresi mi! Son virajda bariyere öyle bir çarptılar ki, sezonu kapattılar.

 
Toplam blog
: 85
: 1006
Kayıt tarihi
: 09.06.06
 
 

1971 yılında Ankara'da doğdum. İzmir'de yaşıyorum. En büyük tutkum FutBol. Ve tabi ki Fut-Bol da bil..