​ Terörün beslenme kaynakları / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Eylül '09

 
Kategori
Siyaset
 

Terörün beslenme kaynakları

Terörün  beslenme kaynakları
 

Dünyadaki terör hareketlerini besleyen güçlü kaynakların başında insan unsuru ile birlikte uyuşturucu gelir. İnsan destekli uyuşturucu trafiği üzerinde veya bölgesinde terör faaliyetlerine devam eden terör örgütleriyle baş etmek oldukça güçtür. Bu, ülkemizde ve dünyada değişmez bir kural olarak karşımıza çıkmaktadır.

Dünyadaki terör hareketlerinin ad ve unvanları ülkeden ülkeye değişiklik göstermekte, bu konuda, terörle mücadele ettiğini iddia eden dünya ülkeleri terör konusunda ortak bir tanım bile getirememişlerdir. Çoğu terör örgütleri kendilerine kurtuluş, direniş, gerilla, bağımsızlık hareketleri gibi isimler almakta ve terörle mücadele içinde görünen bir kısım ülkelerce yanlış da olsa böyle anılmaktadırlar.

Günümüz terör hareketi, Amerika gibi bir süper gücü gerileme noktasına getirebilmiştir. 11 Eylül olayı bunun en güçlü kanıtıdır. El Kaide denilen terör örgütü, dünyanın süper gücünü tam merkezinden, üstelik hiçbir klasik veya nükleer silah kullanmadan vurmuştur. Amerika’nın süper güç olmasının yanında, ulaşılması güç, çok sıkı korunan, deniz aşırı bir ülke olmasını düşünürsek, 11 Eylül olayı, akıl almaz, hayal edilmez bir iştir. Amerika, bu olayla dünyada büyük bir prestij kaybetmiştir. Bunu her gün kendi yazar çizerleri ve siyasetçileri anlatmaktadırlar.

El Kaide bugün dünyayı özellikle Amerika'yı uğraştırmaktadır.Başta Amerika olmak üzere Nato bu iş üzerinde yıllarca mücadele vermekte, bir türlü sonuç alamamaktadır. El Kaide’nin en önemli kaynağı uyuşturucu trafiğini elinde tutması ve arkasında insan desteğinin olmasıdır.Terörle mücadele uğruna yapılan her yanlış hareket, bölge halkını terör örgütüne çekmekte en azından halk sempati duymaktadır.En son örnek, Afganistan'da Nato güçlerinin yanlışlıkla sivilleri hedef alarak 90 kişiyi öldürmesidir.

“…Afganistan’da temel güvenliğimiz için , Pakistan’da El kaide kalelerine saldırabiliriz. Yalnız Pakistan hükümeti içindeki militanların ayıklanması konusundaki çabaların, hükümetin ikna edilmesinde başarılı olduğumuz söylenemez” (The Wall Street Journal, How to Win İn Afganistan, by Max Boot )

Yukarıdaki cümle terör örgüt militanlarının hükümetler içinde de bulunabileceği ihtimalini göz önüne almak gerektiğini hatırlatmaktadır.

İnsan desteği terörün ana besin kaynaklarından en önemlisi olarak görülmektedir. Dünyanın her yerinde belli bölgeler veya gruplar terör örgütlerine destek vermektedir. Bu destek, militan yetiştirilmesinde olduğu gibi siyasi alanlarda seçim ortamıyla da olabilmektedir.

Terörün kullandığı başlıca söylemler yukarıda da belirtildiği gibi, demokrasi, bağımsızlık, insan hakları, kurtuluş, direniş gibi sloganlardır. Her ne sebeple olursa olsun, ezilen veya ezildiğini sanan halk, bu sözlerin anlamını bilmese de sözler ona ilginç gelmekte ve bu örgütlere sempati duymasına yol açmaktadır.

Dünyada açıktan yapılan savaşların yerini terör savaşları almıştır. Bu anlamda teröre verilen uluslararası destek işin diğer boyutudur.

Terör bölgelerinde halkın teröre karşı eğitilmesi, bilgilendirilmesi gerekirken, popülist yaklaşımlarla ve şeker, çikolata, oyuncak, un, kömür, buzdolabı dağıtmakla çözüme ulaşılması mümkün değildir.

Güneydoğu’daki halk, iki cami arasında kalmış beynamaz gibidir. Kararsızdır, güçlüden yana tavır alma durumundadır.

Yukarıda Amerika El kaide örneğinde anlatılan özelliklerin benzer durumları ülkemizde de mevcuttur.

Güneydoğu’dan hiçbir siyasi, basının karşısına çıkıp, teröre karşı halkı ikna edici konuşmalar yapmamıştır. Tersine kimi açıktan, kimi dolaylı terörü destekleyici ve halkı devlete karşı kışkırtıcı beyanlarda bulunmaktadırlar. Bu, üzerinde düşünülmesi gereken bir konudur.

Hüseyin Seyfi

 
Toplam blog
: 498
: 1546
Kayıt tarihi
: 12.08.07
 
 

Öğretmen Okulunu ve İktisat Fakültesi Kamu yönetimi bölümünü bitirdim, eğitimciyim, İyi derecede ..