​ Tevazu içinde yüreğin yolu açık olur. / Ben Bildiriyorum / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Şubat '16

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
 

Tevazu içinde yüreğin yolu açık olur.

Tevazu içinde yüreğin yolu açık olur.
 

Görsel alıntı


Günahlarda olduğu gibi sevaplarda gizli olmalı. İnsan ilişkilerinde ise iyi ve güzel olanlar insanlık adına örnek alınması babında açık olabilir.

Blog konusundan ziyade sonuç bölümünde okuyacağınız bir söz yüzünden bu yazıyı 2012 yılında yazmak istemiştim. Nedense sonra vazgeçtim.

MB yazarı Sayın, Tülay Eker ( Cadı :))) ) bir blog yazınca bu yaşanmış olayı yazmak istedim. Biraz uzunca olacak ancak okumanızı önemle arz ediyorum.

1938 – 1939 yıllarında Hükümet kendi konaklarını ( Hükümet konağı ) yapmaya başlayınca Bingöl’de de hükümet konağı yapımına başlanır. Zamanın Valisi Bingöl’ün ileri gelenleriyle toplantı yapar.

“ Sayın Bingöllüler hükümetlerin işi belli olmaz, bakarsınız ödenek biter, düyuna kalır, ödenek bitince yüklenici de geri çekilir. İsterseniz köylerimize haber verelim her köyden 5-10 kişi sırayla hükümet konağında çalışmaya başlasın imece usulü ile hükümet konağımızı bitirelim” der.

İleri gelenler bu fikri memnuniyetle kabul ederler ve tüm köylere haber gönderirler köylülerde Hükümetimize konak yapmak boynumuzun borcu olsun derler ve seve, seve çalışmayı kabul ederler.

Bu kez köylerden gelip çalışanların yemek sorununu hal etmek için şehir merkezinde halı vakti iyi olan bazı mahalle sakinlerine yemek yapma çizelgesi çıkarılır.

Bunların içinden bir kadın hangi gün yemek yapma sırası kimde ise ezbere bilir. Kadın mahallede hali vakti iyi ama çocukları çok, yemek yetiştirecek gücü olmayan evlerin hanımlarına gider.

Fatma, Türkan yemek yapma sırası sizin ancak zamanınız el vermez sizin sıranız geldiğinde o gün hükümet konağında çalışanlara yemeği ben götüreceğim diye tembih eder.

Sayın Vali ve yanında Belediye başkanı ve sair heyet olduğu halde hükümet konağının mevcut durumunu kontrole geldiğinde o koskoca inşatta bir kadın büyükçe sofra bezi sermiş kaşıkları, tabakları, tasları düzüyor.

Kazanda pişirdiği yemekleri bir aşçı gibi tabaklara doldurup çalışanların önüne bırakıyor, elinde taslarla su dağıtıyor.

Sayın Vali bir gün Belediye başkanına sorar. Başkan biz her gelişimizde bu kadıncağız burada hizmet ediyor, yemek dağıtıyor, sağda solda kürekleri temizliyor kim bu kadın?

Başkan sormayın sayın valimiz bu kadın ilk günden beri içten gelen istekle ve arzuyla bu çalışanların yemeğini kendisi getirir hazırlar.

Konuyu fazla uzatmayalım gün gelir hükümet konağı biter Sayın, Vali yanında belediye başkanı üstü açık bir ciple hükümet konağı yapımında yemek hazırlayanlara teşekküre çıkar.

Kadının bulunduğu mahalledeki evlerine yaklaşınca komşular gidip bahçede şitil eken kadına haber verirler. Çabuk bahçeden çık giyin Vali geliyor teşekkür edecek.

” Kadın ise gidin başımdan bana ne Validen Belediye başkanından ben şitil ekiyorum” der.

Zorla bahçeden çıkarırlar Vali ve Beleiye Başkanı kapının önüne gelir Sayın Vali kadının ellerine uzanırken Belediye başkanı Sayın, Valim, Sayın valim işte hükümet konağı yapımında hep gördüğümüz o kadın.  

Kadın hemen Belediye başkanının ağzını dört parmağı ile kapatır t” Başkan beni dek dülav etme mıkerd, nıkert va Allah bızın mir bes " (Zazaca ) Türkçe meali ise, " Başkan, başkan beni reklam yapma, ben yaptım, yapmadım Allah bilsin bana yeter" Der.

Bu kadının adını soyadını yazı girişinde bilerek yazmadım. O kadın Rahmetli Amcamız Hacı Züferin eşi rahmetli Ayşan Burakgazi idi.  

Onlarda bu dünyaya geldiler, yaşadılar, gördüler sonra esasa göç ettiler. Biz onları rehber aldık, onlarla hep gururlandık, duygulandık. Bizim analarımız, babalarımız da öyleydi. Onlar bizim değerlerimizdi.

Evet, Bingöl merkez ve köylülerinde dâhil olduğu imece usulü ile yapılan Bingöl hükümet konağı yarışmada 1. Proje ödülü Zafer Aldemir’e verilmişti.

L harfi yeklinde geniş bir alana sahipti. Bahçesinde insan boyu uzunluğunda yüzlerce çam ağaçları vardı. Her çam ağacın altında bir iki masa ve sandalyeler kurulurdu.

Çok güzel gölgeleri vardı. Şehir parkından Hükümet konağına varmak için yüzlerce geniş ve uzunca basamakları çıkmak gerekirdi.   

Tüm resmi kurumları içinde barındıran hükümet konağı kısmen taş, beton karışımı yapılmıştı, çatısı kırsal bölgeye uyumluydu. Kapalı sarı renkliydi ne çare ki 1971 yılında depremde yakıldı.

Kıymetli Tülay Eker, bizim Ayşanın dediği gibi ne olur bizi reklam etmeyiniz. Biz bir şey yapmadık, yaptıysak Allah biliyor o bize yeter.   

Kıymetli okurlarımıza saygılar sunuyorum.

Mehmet BURAKGAZİ / MERSİN

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 
Toplam blog
: 608
: 2204
Kayıt tarihi
: 12.04.12
 
 

Bingöl'de, Baharın son ayında, ikindi üzeri un ambarı (kiler) arkasında, ebesiz, hemşiresiz, Emin..