​ Toplumda kadın ve eğitim / Eğitim / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Şubat '12

 
Kategori
Eğitim
 

Toplumda kadın ve eğitim

Toplumda kadın ve eğitim
 

Bu satırların yazarı Milli Eğitim Bakanlığında sınıf öğretmeni olarak göreve başladı. İlköğretim müfettişliği ve il milli eğitim müdürlüğü görevlerinde bulundu. Ülkenin güneyinde, batısında, doğusunda kayda değer gözlemler yaptı.

Gördü ki kadın toplumumuzda belirleyici rol oynuyor. Birçok cinayette azmettirici ya da vazgeçirici olabiliyor. Ama daha çok toparlayıcı, kaynaştırıcı durumdadır. “Yuvayı dişi kuş yapar” sözü herhalde bundan dolayı söylenmiştir. Kısaca kadın evin orta direğidir. O direk çöktüğünde çoğu zaman yuvanın dağıldığı görülmüştür.

Ailede ve toplumda bu kadar önemli işlevi olan kadının eğitiminden hiçbir şekilde vazgeçilemez ve aleyhte gelişmelere karşı tepkisiz kalınamaz. Türkiye yakın geçmişte kadın eğitiminin önemini gördü ve kızların okullaşma oranını artırmak için “Haydi kızlar okula, şartlı para transferi gibi…” önemli kampanyalar yürüttü. Bundan geriye dönmek, özellikle kız çocuklarının örgün eğitimin dışına atmak affedilemez bir hata olacaktır.

Kent ortamında örgün eğitimin yarattığı farkı görebilmek zordur. Ama bu farkı köy meydanında toplanan çocuklar arasında anında hissedersiniz. Birkaç ay diğerlerinden fazla okula giden çocuklar olumlu yönde farklılaşmışlardır.

Milli Eğitim Bakanlığı dünyanın pek çok ülkesinde eğitimin kademeli olduğundan, meslek eğitiminin öneminden, farklı yaştaki çocukların aynı okulu paylaşmalarının sakıncalarından bahsederek kesintisiz eğitime darbe olabilecek 4+4+4 formülünü ortaya attı. Tasarı alt komisyonda görüşülüyor. Durumu anlamanız açısından söylüyorum. Dünyanın pek çok ülkesinde temel ve bilimsel eğitim 9 yıldan aşağı değildir ve kesintisizdir. Mesleğe yönlendirme ise 16. yaşlar civarındadır. Mesleğe erken yönlendirme yaptığına örnek gösterilen Almanya bile bilimsel gerçekler karşısında yöneltme yaşını yükseltmiştir.

Bir kıyaslama yapabilmeniz açısından hatırlatalım. Türkiye’de mevcut yasada 6 ile 14 yaş arası kız erkek tüm çocuklar zorunlu eğitime tabidir. Eğitim ilköğretimde aynı binada verilmektedir. Meslek Lisesine ve çıraklık eğitimine ancak 14. yaştan sonra  (ilköğretim sonu) gidilebilmektedir.

Bizdeki halen devam eden uygulama şöyledir:

1.Anasınıfı (Bir yıldır, anasınıfı öğretmeni tarafından okutulmaktadır. 32 ilde zorunlu idi, tüm illerde zorunlu hale getirilmesi planlanıyordu)

2.Birinci sınıftan beşinci sınıfa kadar (Sınıf öğretmeni tarafından okutulmaktadır.)

3.Altıncı, yedinci ve sekizinci sınıflar (Branş öğretmenleri tarafından okutulmaktadır.)

4.Lise ve meslek eğitimi: Süresi 4 yıldır. Zorunlu değildir. İsteyen açık öğretim lisesine devam edebilmektedir.

4+4+4 tasarısına göre ise:

Kişilik gelişiminin %80’nin neredeyse tamamlandığı okulöncesi eğitimden bahsedilmemektedir.

1.KADEME: 4 yıl olarak düşünülmektedir. Mevcut uygulamadaki beş yılın karşılığıdır. Süre bir yıl kısaltılmaktadır. Sınıf öğretmenlerince okutulacaktır.

2.KADEME:4 yıl olacaktır. Başka bir binada sürebilecektir. 11 yaşındaki çocuklar çırak olabilecek, meslek lisesine girebilecektir. Bu 4 yıl açık öğretim yoluyla da sürdürülebilecek deniliyordu ama tepkiler karşısında açık öğretimin sonraki 4 yıla alınabileceği konuşulmaya başlandı.

3.KADEME: Lise eğitimini kapsamaktadır. Mevcut durumda da açık öğretim yoluyla lise eğitimi yapılabilmektedir. Fark sadece örgün eğitime gitmeyenlerin açık öğretim yoluyla lise eğitimini tamamlamalarının zorunlu hale getirilmesidir.

Bu yeni tasarıdan kız çocukları nasıl etkilenecektir diye sorarsanız benim yanıtım kesinlikle olumsuz etkilenirler olur. Neden mi?

1.Halkımızın eğitim seviyesi düşüktür, kız çocuklarının eğitim görmesine yeni alışmakta olduklarından kızları örgün eğitimden alacaklar ve asla örgün eğitimin yerini tutamayacak olan açık öğretime yönlendireceklerdir.

2.Kırsal alanda ve varoşlarda çocuk işçiliği artacak, yoksul aile çocukları özellikle kızlar fırsat eşitliğinde daha geri noktalara düşecektir.

3.Annelerin eğitim seviyesinin düşük kalması gelecek kuşaklara olumsuz yansıyacak, kalkınmayı yavaşlatacaktır.

4.Feodal yapıyı devam ettirici hatta pekiştirici etki yaratacak, cehaletten beslenenlere güç katacaktır.

Eğitime kafa yormuş, deneyimler yaşamış birisi olarak benim gördüğüm, anladığım budur.

 
Toplam blog
: 114
: 860
Kayıt tarihi
: 29.12.06
 
 

Osmaniye Düziçi doğumluyum. Sınıf öğretmenliği, ilköğretim müfettişliği, il milli eğitim müdürlüğ..