- Kategori
- Güncel
Toplumsal gelişmenin yolu kooperatifçiliktir

Kooperatifçilik uzun bir tarihi geçmişe dayanan sosyal amaçlı ekonomik bir harekettir. Özellikle gelir düzeyinin düşük ve dağılımının adaletsiz olduğu ülkelerde toplumsal kalkınmanın en önemli araçlarından biridir. Kabul edilen ilk çağdaş kooperatif olarak İngiltere’de ortaya çıkan kooperatifçilik hareketi gelişmiş tüm ülkelerde başarı ile uygulanan bir ekonomik hareket olmuştur.
Bu ülkelerin gelişmişliklerinin temel taşlarını kooperatifler oluşturmuşlardır. Halen bu ülkelerde kooperatifler ülke ekonomisinin denge unsuru ve güvencesi olarak yerlerini muhafaza etmektedir.
Dünya Kooperatiflerini çatısı altında bulunduran Uluslararası Kooperatifçilik Alyansı (ICA) dünyanın bağımsız en büyük sivil toplum örgütüdür. ICA'nın 91 ülkede 242 üyesi ve bu üyelerinde çeşitli sektörlerde hizmet veren ortağı bulunmaktadır. Kooperatifler ICA tarafından belirlenmiş ilkelere göre hareket eden yapılardır. Bu özellikler kooperatifleri diğer ticari yapılardan ayırmaktadır.
Dünyadaki tüm kooperatiflerin bu ilkeler çerçevesinde hareket etmesi gerekmektedir. 2009 yılında Birleşmiş Milletler aldığı bir kararla dünyada yoksulluğun çözümü ve gelir adaletinin sağlanması bakımından kooperatifçiliğin uygulamalarındaki başarıları dikkate alarak 2012 yılını Kooperatifçilik yılı olarak ilan etmiş ve üye hükümetlere konuyu bildirmiştir.
Bugün geldiğimiz noktada ülkemizde bakarak konuyu ele aldığımızda şunu sormak gereklidir.
Biz bu konuda neler yaptık,
Neler yapmaktayız.
Kooperatifçilik hareketimiz hangi ekonomik büyüklüğe ulaşmıştır.
İyi politikalar geliştirdik mi?
Ne yazık ki bu konuya verecek cevaplarımız çok tatmin edici olmayacaktır.
Konuya yeteri kadar özen göstermedik,
Desteklemedik,
Adeta engelledik.
Bilinmesi gereken gerçek kooperatifçilik bir ülkede toplumsal ekonomik dengenin en büyük sigortasıdır. Bu durumu görmek istiyorsak elimizin altında bulunak internet çatısı altında bu ülkelerin kooperatiflerine şöyle bir sörf yapılması yeterlidir.
İngiltere ‘de The Cooperative UK ekonominin her dalında faaliyet göstermekte ve ülkenin en önemli ekonomik gücü olarak karşımıza çıkmaktadır. Gelişmiş ülkelere yönelik bu örnekleri çoğaltmak mümkündür. Hele son yıllarda birinci öncelik olan enerji konusunda bile kooperatifler başarılı faaliyetler göstermektedirler.
Bu hareketi görmemezlikten gelebiliriz, yok sayabiliriz. Sonuçta kendimizi aldatabiliriz.
Ama lütfen söyleyin ülkemizde serbest piyasa ekonomisi adına özelleştirme furyası ile yok ettiğimiz devlet kuruluşlarından sonra gerekli ekonomik dengeyi sağlayabildik mi?
Bu kuruluşlar başarılı oldular mı?
Gerçekten özel sektör verimli çalışabiliyor mu?
Bu soruların cevabını ülkemizdeki son ekonomik ve toplumsal gelişmelere bakarak cevaplayabiliriz.