​ Toplumun dincileşmesi / Ben Bildiriyorum / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Mayıs '08

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
 

Toplumun dincileşmesi

Önder Sav denilen kişinin başına gelenlere gösterilen tepki, bir yaklaşıma örnek gösterilebilir. Bu yaklaşım, dine söz ettirmeyen, eden kişiyi suçlayan, buhardan nem kapan ve bunu söylemekte çekince görmeyen bir yaklaşım. Son yıllarda, dinsel konuların çok daha fazla gündemde olduğu aşikar. Çeşitli güncel konularda, dinsel yaklaşımın ne olduğu üzerinde ciddi ciddi konuşuluyor ve eylem kaynağı olarak başvuruda bulunuluyor.

Bunun anlamı şudur; dincilik yavaş yavaş egemen ideoloji olmaya başlamıştır.

Egemenin belli bir tavrı vardır. Düzeni kendi çıkarına göre kurar. Adil olan onun işine gelendir. Piyasada onun borusu öter, psikolojik üstünlüğü vardır. Toplumsal varlığı kuşatan unsurlar, bu egemene göre oluşur, merkezde bu egemen yer alır.

Bu aslında sosyolojik bir gözlem. Bütün toplumsal yapılarda egemen değerler vardır ve hepsinde benzer şeyler olur. Ancak, insancıl olan egemen yapılar olabilir. Ve bu egemene göre konumlanmayı engelleyecek bir egemenlik sistemi kurulabilir. Yani, insandan umut yok değildir vardır demek istiyorum.

Dincilik egemenlik savaşı veriyor ve kazanımları var.

Oysa gerçek nedir?

Tanrı, varolduğu bilinen değil, iddia edilen bir şey, insanın öznel bir inancı.
Peygamber ise çok daha temelsiz. Çünkü tamamen kişisel bir iddiaya dayanıyor.

Durum böyle olduğu halde, sanki gerçekten Tanrı varmış gibi, o gerçekten bir peygamber göndermiş gibi ve gerçekten bir kutsal kitap varmış gibi davranılıyor. Kardeşim öyle bir şey varsa, biz de bilelim de, biz de uyalım buna, ama Tanrı'ya da soralım, neden sana itaat etmem gerekiyor? diye.

Evet, tamamen inanç olan bir konunun, gerçekmiş gibi düşünülmesi, öğretilmesi, yayılması ve yaşantımızın törel kaynağı yapılması dinciliktir. Bunun adı budur. Bu din ve vicdan özgürlüğüne giren bir şey değildir.

Toplumu bekleyen böyle bir sorun vardır. Gerçek ters yüz edilmiştir. Traji komik olan, bu böyle kabul görmektedir. Toplum dincileştirilmektedir ve biz dincileşmekteyiz. Unutmayın, tekil insan aklı çok zayıftır. İnsanın psikolojisi çok daha güçlüdür. Toplum, çevre sizi öyle bir değiştirir ki, hem değiştiğinizi anlamazsınız, çünkü, değiştiğiniz şeyin akıl yürütmesini benimsemeye başlamış olursunuz, hem de önceki durumu yanlış bulmaya başlarsınız. Akıl, saf değildir, içeriğine göre düşünür. Ne kadar akletseniz de, temel argümanlarınızı tarafsız bir şekilde sorgulamadıkça belirleniminizi aşamazsınız. Belirlenimi aşmak karakter işidir. Öyle güçlü karakteriniz ve öyle rastlantılar olur ki, bütün belirlenimlerinize meydan okursunuz ve sonunda sizi esarete alan yanlış bilinçleri kırabilirsiniz. Nitekim, toplumun dönüşmesini sağlayan, zamanı gelmiş değişimin bu tarz kişilerde açmaya başlamasıyla olur. Toplum birden bire değişmez.

İlke şudur, asla, bir otoriteye boyun eğmeyiniz. Bu, özgürlüğün koşullarından biridir. Ancak o zaman iyi insan olabilrsiniz. Amaç iyi insan olmaksa, içimizde bu olanak varsa.

 
Toplam blog
: 467
: 1012
Kayıt tarihi
: 21.10.07
 
 

Ankara'da yaşıyorum. Çeşitli güncel konularda, zaman zaman "Neden olaya böyle bakılmıyor?" diye düş..