​ Töre diye diye / Şiir / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Mayıs '08

 
Kategori
Şiir
 

Töre diye diye

BU ŞİİRİMİ SILA DİZİSİNİ SEYRETMEYE BAŞLADIĞIM ZAMAN İLK BÖLÜMLERİN ETKİSİNDE KALARAK YAZMIŞTIM... PAYLAŞALIM İSTEDİM...

Bilmediğim uzak diyarlarda
Evimden barkımdan uzak
Kaldım bir başıma surlar ardında.
İlk kez gördüğüm bir erkek, kocandır dediler
Hapsettiler bir odaya, gerdek dediler

Ölüm hak, miras helal, para tatlı
Yüz çevirdi akrabalar
Aşina olmadığım çehreler etrafımda
Yüzüme patlayan hak edilmemiş tokatlar
Sıkışıp kalmışım töreler arasına.

Gözümün yaşına bakmadan
Kurban ettiniz beni töre diye diye
Bitirdiniz gençliğimi yad ellerde
Hiçe sayılan bir hayat avuçlarımın içinde
Paramparça umutlarım, mecbur edilmiş kadere.

Ah! Ne zaman dolacak çilem
Dinecek mi gözümün kanlı yaşı
Bir yolu yok mu töreleri yıkmanın
Kaçıp kurtulmanın yok mu yolu.
Kanun, yasa değil de töreler konuşur burada.

Kana buladılar hayatımı, yok saydılar geçmişimi
Ensemde ölümün kokusu, ne yöne dönsem karanlık
Bana bağlı hayatlar belimi büken lakin bana acımayan
Töreleri takmışlarda boğazıma, gömmüşler diri diri.

Bu nasıl bir yazgı, isyanım az mı
Büktüm boynumu, unuttum insan olduğumu
Kaderindir dedim gelin ağa, kaderindir bu töre
Canımdan vaz geçtim sonunda
Yanına alsana beni Tanrım, kavuşayım huzura.

(06.10.2006)
 
Toplam blog
: 755
: 776
Kayıt tarihi
: 13.06.07
 
 

Ankara'da doğdum. İlk, orta, lise ve üniversite eğitimimi Ankara'da tamamladım. AÜİF iş idaresi b..