- Kategori
- Futbol
Trabzonspor-Galatasaray: 0-3 (Bir haftada altın değerinde 6 puan)

Trabzonspor da “Büyükler”den sayılır. “Sayılır” dedik, çünkü kimileri sonradan katılanı es geçer, varsa yoksa “Üç Büyükler”, der.
Anımsatalım, Şampiyonluk kazananlara, kim akıl etmişse, “Büyük” sıfatı takmış. “Üç Büyükler” dendi mi, abc sırasına göre yazalım, Beşiktaş, Fenerbahçe ve Galatasaray gelir. Dikkat buyurun, Birinci/ İkinci/ Üçüncü değil, toptan “Üç Büyükler”...
Ya Trabzonspor?
Dördüncü Büyük?
*****
“Üç Büyükler”den Galatasaray, bir başka “Büyük” Fenerbahçe’yi çarşamba günü güzel/ baskın bir oyunla 3-1 yendi; yılların hüsranı sevince dönüştü.
Galatasaray mutluydu!
Bir başka mutlu da, haydi “yarı mutlu” diyelim, Trabzonspor’du.
Trabzonspor, Şampiyonlar Ligi’nden gruptan çıkamadı, ama makas değiştirdi, UEFA Avrupa Ligi yoluna girdi. İnter, deyiş yerindeyse, Trabzonspor’a takoz koydu; son dakikada CSKA Moskova’ya Milano’da yenildi. Trabzonspor’dan beklenen “kendi göbeğini kendi” kesmesiydi; o da bunu beceremedi, Lille ile berabere kaldı.
“Mutlu” ile “yarı mutlu”, Avni Aker’de kozlarını paylaştılar.
Nasıl mı?
Galatasaray, çarşamba günü kendi evinde kazandığına, 3 puan daha ekledi. Böylece, Trabzon’a yaptığı ziyarette cebinden çıkan olmadı. Ziyaretin kârlı geçeceği, Galatasaray’ın Fenerbahçe maçında olduğu gibi oyuna sert başlaması, ilk atakta hemen golü bulmasıyla anlaşıldı.
Elmander, ilk golü atmasının dışında geriye de yardım etmesiyle göze battı.
Kazım, uslanmışa benziyordu; sorumluluk alarak oynadı.
Baros, ileride fırsat kolladı. Ona ceza alanının yakınında yapılan faul, fırsatı sağladı; Selçuk İnan, serbest atıştan gerekeni yaptı. İlk yarı biterken anlaşıldı ki, Galatasaray, 3 puanı alıp İstanbul’a dönecek.
Niye mi?
Daha oyuna ısınamadan Elmander’in ayağında golü yiyen Trabzonspor, “Hayrola, n’oluyor?” dercesine yüklenmeye başladı Galatasaray kalesine. Ne ki, kalabalık gelmek, son vuruşlar golü getirmedi. Yine umutlar, Burak Yılmaz’a bağlanmıştı. O da iş yapamayınca...
Trabzonspor’un yapamadığını Eboue yapacak, neredeyse, kendi kalesine gol atacaktı.
*****
Galatasaray, Fenerbahçe maçındaki gibi o kadar atak değildi; gol pozisyonları azdı. İlk yarıda 3 şutundan ikisinin gol olması, bilmem, futbol diliyle “şans” olarak mı adlandırılır?
Maçın havasından anlaşıldı ki, Galatasaray, yakaladığını gole çevirecek günündeydi. Ayrıca, Zokora’nın kırmızı kart görmesi, Galatasaray için bir başka fırsattı.
Galatasaray, Trabzon’da yakaladığı fırsatları iyi değerlendirdi; mutluluğu katlandı. Yenilgi, Trabzonspor’un Avrupa yolundaki “yarı mutluluk”unun “yarısı”nı da götürdü. Galatasaray ise, çarşambadan pazara uzayan sürede altın değerinde 6 puan kazandı.
*****
Trabzonspor- Galatasaray: 0-3
Stat: Hüseyin Avni Aker
Hakemler: Kuddusi Müftüoğlu, Ekrem Kan, İsmail Şencan
Trabzonspor: Tolga - Serkan (Dk. 83 Alanzinho), Giray, Glowacki, Cech - Zokora, Colman, Adrian (Dk. 59 Aykut), Halil (Dk. 72 Celutska), Henrique, Burak
Galatasaray: Muslera - Eboue, Ujfalusi, Semih Kaya, Hakan Balta - Emre Çolak (Dk. 83 Ayhan Akman), Melo, Selçuk İnan, Kazım (Dk. 86 Ceyhun Gülselam) - Baros (Dk. 69 Engin Baytar), Elmander
Goller: Dk. 5 Elmander, Dk. 44 Selçuk, DK. 90+2 Ceyhun Gülselam
Sarı Kart: Burak / Melo
Kırmızı Kart: Dk. 55 Zokora
TURGUT ÇELİK/ Mersin