Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Nisan '10

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
2083
 

TSK battıkça batıyor…

TSK battıkça batıyor…
 

Bugün tüm televizyon haber kanallarında dikkatle izledim. Çok şaşırdım, çok da üzüldüm tabi…

Konu nedir?

''27 Mayıs 2009 tarihinde Hakkari'nin Çukurca İlçesi'nde 7 askeri şehit eden mayınlar TSK'ya ait'' iddiası…

Olayla ilgili Van Cumhuriyet Başsavcılığı açıklama yapıyor ve bakın ne diyor?

Soruşturma sonunda mayınların güvenlik amacıyla daha önce araziye TSK tarafından yerleştirildiği sonucuna vardığını belirtti.

Taksirle birden çok kişinin ölümüne sebep olmak suçundan sorumluların cezalandırılması istenirken, suç askeri yargı kapsamında değerlendirildiği için görevsizlik kararı verilerek dosya Genelkurmay Askeri Savcılığı'na gönderildi.

Dosya içinde neler var?

Jandarma Kriminal'in raporu var. Ve raporda; mayının hazırlanmasında MKE'nin ürettiği 120 mm'lik havan mühimmatı ve askerî telsiz pillerinin kullanıldığı kaydediliyor.

Tugay Komutanı Z.E. ile Tümen Komutanı G.K. arasında mayının askerî birliğin sevk ve idaresinden sorumlu kişilerce güvenliği sağlamak amacıyla döşendiğine dair telefon görüşmesine de atıf yapılıyor.

En kötüsü nedir, derseniz?

Mayının terör örgütü PKK tarafından yerleştirildiği açıklanıyor.

Neyse internette tüm ayrıntılara ulaştım. Uydu telefonu üzerinden yapılan konuşmalara da… Hadi onlara bakalım mı?

Ses kaydının tam dökümü...

1. SES KAYDI: Hakkari Tümen Komutanı Tümgeneral G.K. ve Çukurca Tugay Komutanı Tuğgeneral Z. E. arasındaki telefon konuşması

Z.E: Komutanım uzaktan komutalı değil. Maalesef

G. K: Değil mi?

Z. E: Değil komutanım. Uzaktan komutalı değil. Biliyorsunuz bunları korumak için ben burada sıkıntılı oldukları için kendim risk alarak geldim. Bizzat kendim yerleştirdim. Rütbelileri tek tek çağırdım gösterdim. Bütün bölük komutanları birbirine devretsin dedim. Hep böyle tekmil verdiler devrettik diye. Ama komutanım bu büyük bir olasılıkla bizim, yani sabah buraya gelmenizde yarar var komutanım.

G. K: Kolordu komutanı gelecek sabah erken saatlerde onla beraber gelicem.

Z. E: Komutanım kolordu komutanımızla bu konuyu paylaşmanızda yarar var. Ben tamamen sorumluluğu almaya hazırım komutanım onu bütün samimiyetimle söylüyorum. Bütün sorumluluğu alıyorum zaten komutanlık sorumluluğu olarak.

G. K: Hepimiz alırız o konuda tereddüdümüz yok.

Z. E: Komutanım benim niyet maksadımı biliyorsunuz. Ben bu çocukları koruyayım diye onları döşedim. Ama onlar demek ki bu hassasiyeti o kadar yırtınmama rağmen göstermemişler. Komutanımızla da bir paylaşırsanız komutanım ben sabahleyin sıkıntıda kalabilirim. Yani olduğu gibi paylaşmak durumunda kalabilirim. Komutanım sizi böyle sıkıntıya soktuğum için kahroluyorum.

G. K: Yok yok hayır öyle birşey, hiç bir sıkıntı yok bak hiç bir sıkıntı yok. Hayır hayır hayır hiç bir sınıtı yok. Biz aynen planladığımızı tekrar uygularız. Sen merak etme hiç onda bir sıkıntı yok.

Z. E: Yarından itibaren de harekatımızı uygulamak için hazırız komutanım bunu da belirteyim. Yarın akşama kadar atarız üzerimizden bu sıkıntıyı. Ama bu sıkıntıdan dolayı ben kahroluyorum.

G. K: Hiç önemli değil. Kahrolacak bir şey yok. Ben bir şey söyleyeyim. Biz elimizden geleni yapıyoruz. Burada hayatımızı ortaya koyup mücadele veriyoruz. Bu mücadelenin içerisinde birileri ufak tefek hata yapacaktır. Bunun bedeli belki ağır olacaktır.

2. SES KAYDI - Çukurca Tugay Komutanı Tuğgeneral Z. E. ve Tabur Komutanı Yarbay T. arasında geçen telefon konuşması...

Z.E: Nedir durum orda. Tümen komutanı geleceğiz sabah çok erkenden demişti bana.

T: Komutanım Kolordu Komutanımız geldi. Yaklaşık bir 15 dakika önce. Şu anda burdalar. Şu anda odanızda görüşüyorlar komutanım.

Z.E: Senin yanında bir şey konuştular mı?

T: Yok komutanım. İkisi odaya girdiler komutanım.

Z.E: Makam odasına mı girdiler?

T: Doğrudur. Sizin odanızdalar komutanım.

Z.E: Peki Tümen Komutanı Asayiş Komutanı gelmeden önce seninle konuştu mu hiç bu olayla ilgili?

T: Taburları sordu bana. Taburların durumu nasıldı buradayken şeklinde söyledi sordu. Onun haricinde birşey konuşulmadı komutanım bi de nasıl bir kanaat edindi bilemiyorum. Bu timler yanlış yerden gitmişler herhalde gibi birşeyler

söyledi komutanım. Başka herhangi bir konuşma olmadı.

Z.E: Evet. Bu yukarıya nasıl bildirdiniz ilk kaza olay raporunu

T: Komutanım sadece operasyonun başlangıcından sonra ilerleme esnasında muhtemelen EEP'ye olduğu değerlendirilen patlamıştır. Şehit ve yaralıların kimliklerini saydık. Değerlendirme olarak da muhtemelen bölgede yapılan operasyonları engellemek maksadıyla bölücü terör örgütü mensupları tarafından EEP döşenmiş olabileceği değerlendirilmektedir şeklinde hiç teferruata girmeden yüzeysel bir şey yazdık komutanım. Tümen Komutanımız kendisi de gördü birkaç kez özellikle bakarak. Olan olayı da o şekilde yazdık.

Z.E: Peki Taner var mı söyleyeceğin birşey?

T: Hastane kayıtlarına geçen 6 şehit 8 yaralı olarak komutanım, bizim bildirdiğimiz o şekilde.

Z.E: Anladım Taner.

3. SES KAYDI: Çukurca Tugay Komutanı Tuğgeneral Z.E. ve ismi belli olmayan bir komutan arasında geçen telefon konuşması..

KOMUTAN: Zeki sen misin abicim? Sesin biraz şey. Sen yanlız mısın? Nasıl?

Z.E: Astsubay yanımda diğer arkadaşlar Asayiş Komutanı ile Tümen Komutanının yanında

KOMUTAN: Ha şeyi söylicem bu konuşmaların hepsi kaydediliyormuş fazla şey yapmayın. Anladım mı dediğimi?

Z.E: Anladım.

KOMUTAN: Beni aradılar söylediler. Senin bu aradığınla ilgili

Z.E: Anladım.

KOMUTAN: Mümkün olduğunca az.

Z.E: Kim söyledi size?

KOMUTAN: GES Komutanı, beni aradı sabah tamam.

Z.E: Anladım.

KOMUTAN: Abi hepimizin başı sağ olsun. Yapacağımız bir şey yok biliyorsun. Takdiri İlahi. Görev de devam edecek tabi. Ben de dün geldim yani akşam üzeri geldim. Öyle devam ediyoruz işte ne yapalım yani. Öpüyorum. Görüşürüz abiciğim. Herkesin başı sağ olsun. Oradakiler sana emanet moralini yüksek tut.

Merak edenler için link aşağıdadır…

http://www.kirikkalehaberajansi.com/haber_detay.asp?haberID=2946

Gelelim benim yorum ve düşünceme…

Bir kere kırılan kol yen içinde kalsın felsefesi TSK’da hayat bulması eleştirinin en alasını hak ediyor. Yapılacak iş basittir. Olayda ihmal ve kusuru olanları sıralaşmalı olarak hemen adalet önüne çıkarmak olmalıydı.

Askeri mahkemeye sevk edildiğine göre fazla gecikmeden gereği yapılmalı ve yargı süreci başlamalıdır.

Şimdi kötünün de kötüsü, vahiminden vahimi olan düşünceme sıra geldi.

İnanın! Bu gerçektir! Maalesef ülkemizde örtülü bir ABD operasyonu sürdürülmektedir.

Nasıl mı?

Dünyada uydu üzerinden telefon haberleşmesini ancak ve ancak ABD dinleyebilir.

Örneğin Kuzey Irak’ta sistemi kurar ve haberleşmenin yapıldığı uydu üzerine çevirir… Gelsin kayıtlar, gitsin kayıtlar…

Ve sonra uygun gördüğü kanallar vasıtasıyla kamuoyuna servis yapılır…

Daha da vahim olan ise bu görüşmeleri yapan generallerin ikazlara rağmen dinlenebileceğini idrak etmekten yoksun olmalarıdır.

Vay TSK’mız vay!

Ne hallere düşmüş!

Yazık hem de çok yazık!

Bir Türk vatandaşı olarak derin üzüntü duydum…

Saygı ve sevgilerimle…

Ömer Özdamar/Burdur-Bucak/09 Nisan 2010

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

ben bir Türk genci olarak TSK kimdir diye sormak istiyorum Bildiğim cevabı da şu: Miletinin bağrından çıkmış TEK ordu. Şunu söylemeye çalışıyorum: generallerden biri sizin yerinizde, siz de onların yerinde olabilirdiniz. Bu öfkeniz niye? Neden gerçekten gençlerimizin katili olduğu belli olan ve ayaklarına mahkeme götürülen, onlara bu imkanı tanıyanlara, milleti aç bırakanlara öfkeli değilsiniz? Sizden sadece şunu istiyorum. Atatürk 'ün afyon da subaylara yaptığı konuşmatı okumanızı istiyorum. Birileri okudu ve senaryoyu yazdı. YAZIK

beyceli 
 09.04.2010 22:41
Cevap :
Soru yok ama açıklama için teşekkür ediyorum...  10.04.2010 13:15
 

Tsk diyerek herkesi zan altında bırakmayın.evet bugüne kadar olan bir çok olayın üstü örtülmüş olabilir ama yaşananları tüm kurumun üzerine yıkmak yanlıştır.darbe iddiaları var diye herkes Tsk'nın üzerine gider oldu ama hala şimdikilerin üzerine gidiliyor ve esas olmuş olanların değil varsayımların üzerine.polis teşkilatının yaptığı eylemler de vardı ama kimse sen napıyosun demiyor.bugüne kadar çıkan çetelerin yüzde doksanında polis parmağı var ama gören yok.lütfen Tsk'nın zayıflaması ülkenin zafıylamasıdır bunu unutmayın.

Hakan Garip 
 09.04.2010 22:30
Cevap :
Yorum için öncelikle teşekkür ediyorum. Aslında yazım TSK'ya iyilik yapıyorum. Böylece eksiklerini gediklerini tamamlama şansı tanıyorum. Kısaca şerden hayır çıkarıyorum...  10.04.2010 13:13
 

Bence rahatsız olmanıza gerek yok. Zira artık daha fazla kendisine çeki düzen vermek zorunda kalacaktır TSK. Şirazeden çıkmayacaktır ve işini düzgün yapacaktır. Bu örnekten hareketle bu şekilde ölen ne kadar asker vardır? Varın siz tahmin edin.

Yıldız Nihat 
 09.04.2010 9:01
Cevap :
Nihat Bey, TSK mevcut yapısıyla 2010 yılına hazır olmadığı, olaylara ve gelişmelere gerekli refleksi göstermekten yoksun olduğu anlaşılmaktadır. Bu sürdürülemez yapısıyla artık reorganizasyon kaçınılmazdır.  09.04.2010 22:44
 

Ülkemizde en güvendiğimiz kurum olan TSK nin prestij kaybı, her vatandaşımızı derinden yaralar. Güveni kaf dağının ardında mı arayacağız?

Yurdagül Bağci Alkan 
 09.04.2010 1:13
Cevap :
Efendim başka TSK'mız yoktur. Güvenmeye devam edeceğiz elbette... Sürdürülebilir güven duygusu için bu tarz eleştiriler yapılacaktır ve de sağlıklıdır. Saygılarımla...  09.04.2010 22:46
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 689
Toplam yorum
: 3569
Toplam mesaj
: 343
Ort. okunma sayısı
: 2406
Kayıt tarihi
: 17.01.07
 
 

 2007 yılından beri Milliyet Blog'da yazarım. 2009 yılında 'Normal Ötesi Aşk' ve 'Normal Ötesi Aş..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster