Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 

14 Ocak '13

 
Kategori
Dil Eğitimi
 

Tümce Türleri - 2

Tümce Türleri - 2
 

ETV Trabzon,Eğitim Sanat İzlencesi, Haziran 1994, Faruk Demirel - Türkay Korkmaz söyleşisi


ANLAMCA  TÜMCELER

Bir yargı, anlam yönünden başlıca olumlu ya da olumsuz olarak belirlenir. Bunun yanında, soru, ünlem, dilek, buyruk (emir)  tümceleri de anlamca başka türlerdir. 

Örnekler:

Parayı veren düdüğü çalar. (olumlu)                                 

Günün birinde gökyüzünde güz mevsiminde artık esmer lekeler göremeyeceksiniz. (olumsuz)

Bugün erken gelir misiniz?(soru)

Babam geldi! (ünlem)

Keşke her şey yolunda gitse. (dilek)

Dalında bülbül olayım. (dilek)

Gel.(buyruk)

Yukarıdaki örnek tümcelerin anlamca hangi tür tümce olduğu ayraç içerisinde gösterilmiştir.

 - OLUMLU TÜMCE

Yüklemin ilettiği yargının gerçekleştiğini, gerçekleşeceğini ya da gerçekleşebileceğini bildiren tümcelerdir.

Onu duyuyorum. Onu duyacağım. Onu duyabilirim.(üçü de olumlu)

Babasının uyarısını duymadı değil.

olumsuz  olumsuz

olumlu :

duydu

Radyo dinlemesin demiyorum.

  olumsuz     olumsuz

olumlu : dinlesin

Örnek tümcelerden “duymadı değil, dinlemesin demiyorum”yüklemlerinin kurduğu tümceler anlamca olumlu yargı bildiriyorlar. Biçimce olumsuz, anlamca olumlu tümcelerdir.

Bu kadar geliri olan birisinin parası olmaz  mı olumsuz  olumsuz

olumlu :

olur

Soru eki “-mi” olumsuz tümceye olumluluk katıyor. Biçimce olumsuz anlamca olumlu tümceye bir başka örnek.

-  OLUMSUZ TÜMCE

Yüklemin ilettiği yargının gerçekleşmediğini ya da gerçekleşmeyeceğini bildiren tümcelerdir

Örnekler :

Onu duymuyorum. Onu duymayacağım. Onu duymayabilirim. Onu duyamam.

Her insan aynı değildir. Evde ekmek yok. Ne o ne ben gideriz

Olumsuzluk ad ve eylem tümcelerinde değişik özellik gösterir. Şimdi bunları görelim:

AD TÜMCESİNDE OLUMSUZLUK

Beş parmak bir değildir.

“Değil” ilgeci tümceye olumsuzluk katmıştır. “Değil-dir” ilgeci sonuna ek eylemin genişzamanının üçüncü tekil kişisi olan “-dir” eki “turmak” eyleminden gelmektedir. “Tur-    / dur- / -dir ” sürecinde “-dir” eki oluşmuştur. “Değil” ilgeci ad soylu sözcük olduğundan kurduğu tümce de ad tümcesidir.

Şişede bir damla su yok.     

“Yok” sözcüğü ad öğesidir. “Yok” sözcüğünün kurduğu tümceler olumsuz ad tümcesi olarak adlandırılır.

Beş parasız.

“Para” sözcük türü olarak addır. Bu sözcük sonuna olumsuzluk eki “-siz” alarak “parası yok” anlamını üstlenmiştir.Ekeylemin şimdiki zamanın çekiminde üçüncü tekil kişisi   eksizdir. Bu    nedenle, “parasız” sözcüğünde ekeylem yoktur.

Ne sen çalışkan, ne de o çalışkan.(Sen, o çalışkan değilsiniz.)

Ne sana ne de ona yemek var.  (Hiçbirinize yemek yok.)

“Ne ....... ne” karşılaştırma bağlacıyla kurulan tümceler biçimce olumlu, anlamca olumsuzdur. “Ne..... ne” bağlacı“ne” soru adılının yinelenmesiyle oluşmuştur.

Sanki çok güzel. (Güzel değil.)

“Sanki” bir benzetme ilgecidir. Bu ilgeçte benzetme örtülü ve kapalıdır.

Onda akıl var ? ( Onda akıl yok.)

Şişede bir damla su yok.

Evde yemek yok değil. ( Evde yemek var.) Tümce biçimce olumsuz,anlamca olumlu.

Ad tümcelerinde “değil, sanki, -mi,” ilgeçleri; “ne....ne”   bağlacı, “yok” ad soylu sözcük, “-    siz” olumsuzluk eki tümceleri olumsuzlaştırır. 

EYLEM TÜMCESİNDE OLUMSUZLUK

O, buralara gelmedi. / .... gelemedi. / ... gelemeyecek. /  ....gelemeyebilir.

Ne evini temizledi, ne de yemek pişirdi. ( Evini temizlemedi, yemek pişirmedi.)

Sallanmaz ne mendil ne de bir kol.(Ne mendil ne de bir kol sallanır.)

“Ne ... ne” karşılaştırmalı bağlacıyla kurulan tümcelerde yüklem olumlu olur genel yargısı kimi kez özel durumlarda geçersizleşir. (Bu konuyla ilgili “Yazım ve Noktalama, Ne ...  Ne Bağlacı” bölümüne bakınız.

Sen çağırdın da gelmedik mi?  (Çağırmadın.)

Bir doktor, öğretmenliği ne bilir. ( Doktor öğretmenliği bilmez.)

Sanki biliyormuş. (Bilmiyor.)

Böyle nasıl konuşursun? (Böyle konuşamazsın.)

Sen mi başaracaksın? (Başaramazsın.)

Bu sevdaya yürek nasıl dayansın? (Bu sevdaya yürek dayanmaz.)

Böyle yürümez. (Başarıya, olumlu sonuca varılamaz.) 

Yukarıdaki örnek tümcelerde, “-me, -mez” olumsuzluk ekleri; “ne...ne”, “de” bağlaçları;      “ne, nasıl” soru belirteçleri, “sanki” ilgeci eylem tümcelerini olumsuzlaştırmıştır.

Bu soğukta çalışabilirsen çalış. (Çalışamazsın.)

Haydi derdini anlat anlatabilirsen. (Anlatamazsın.

Gel de söylediklerine inan. (İnanma.)

Yukarıdaki son üç tümce biçimce olumlu anlamca olumsuz

Seninle konuşmam demedim. (Seninle konuşurum.)

Ali dersine çalışmadı değil. (Ali dersine çalıştı.)

Bu örnek iki tümce biçimce olumsuz anlamca olumlu.

SORU TÜMCESİ

Yargı, soru biçimiyle ortaya konuyorsa böyle tümcelere soru tümcesi denir.      

Gidiyor musun?

Bunu nereden aldın?

Bu iki tümcede soru, soru ilgeci “-mi” ve soru adılı “nereden” sözcüğüyle sağlanmıştır.

Siz buna müzik mi diyorsunuz? 

Bu tümce yanıt istemiyor. Böyle tümcelere sözde soru tümcesi denir. Burada kişinin dinlediği müziği beğenmediğini, diğerlerinin de onayını istediğini anlıyoruz. 

Kambersiz düğün olur mu? (Olmaz.)

Bu karanlıkta hiç yürünür ? (Yürünmez.)

Koskoca adam, bu havada yola çıkılmayacağını bilmez mi? (Bilir.)

Yukarıdaki üç örnek tümce yanıt istemiyor, ayraç içinde  verilen yanıtları içeriyor. Bu nedenle sözde soru tümceleridir.

Soru tümceleri “-mi” soru ilgeciyle ya da soru bildiren sözcükle yapılır.

Bu ekmeği hangi fırından aldın?

önad

“Hangi” sözcüğü “fırın” sözcüğünün önüne gelerek önad görevinde kullanılmıştır. Tümceyi soru tümcesi yapar  “hangi” sözcüğü soru önadıdır.

Hangisini kaybettin?

Bu tümcede “hangi” sözcüğü soru adılıdır.

Ne söyledi?

“Ne” söylenenleri öğrenmek amacıyla soru adılı görevinde kullanılmıştır.

Ne geziniyorsun?

Yapılan eylemden duyulan rahatsızlık nedeniyle “ne” eyleme yönelik bir sorgulama olduğundan soru belirteci görevindedir.

Bu konuyu kim biliyor?

“Kim” soru adılı eylemin yapıcısını soruyor.

Bunu kaça almış?

 “Kaça” sözcüğü sözü edilen nesneyi soru yoluyla sormaktadır. Bu nedenle soru adılıdır.

Kimin için yanıyorsun?

“Kim” adılı “için” ilgeciyle öbekleşerek eylemin yapılmasına yol açan varlığı soru yoluyla öğrenmek istiyor.

Bu yükü ne ile getirdin?

“Ne” soru adılı “ile” ilgeciyle öbekleşerek eylemi gerçekleştirirken kullanılan nesneyi, varlığı sormakta.

O ne biçim söz?!

Soru önadı “ne”soruyla birlikte tümceye kızgınlık da katmaktadır. Bu nedenle önce soru, sonra ünlem işareti   konmuştur.

Ne zaman geleceksin? 

Kaç lira eder? 

Nasıl ayakkabı alacaksınız? (Ne tür ayakkabı?)

Soru önadları yukarıdaki üç tümceyi yanıt isteyen tümceler yaptığından gerçek soru tümceleridir.

Ayakkabı nasıl alacaksın? (Neyle ayakkabı alacaksın paran yok.)

Bu tümceden yanıt istenmemektedir; bu nedenle sözde soru tümcesidir.”Nasıl” soru belirteci görevinde olup eylemin gerçekleşemeyeceğini bildiriyor.

Sevdiğinle mi tartıştın? (Sevdiğinle tartıştın ?)

Kiminle tartıştığını soruyor

Sana öykü okuyayım ?

Eylemi soruyor

Sen mi geldin?

“-Mi” soru ilgeci kendinden önce gelen öğeyle ilgili soru  sormaktadır.Yukarıdaki üç örnektümcede soru ilgeciyle “sevdiği, okuma, sen” öğeleri gerçek soru tümcesi niteliğinde sorulmakta, yanıt istenmektedir.

ÜNLEM  TÜMCESİ

Şimdi buradaydı gitti elden!

Ey bu topraklar için toprağa düşmüş asker!

Mavi değil artık denizlerimiz!

Hayın düşman yurdumuzu almaya! (Almasa, alırsa çok kötü olur.)

Al bir daha!

Ne gezersin be adam!

Ölen kim!? (Ölüm güzel değil!)

Aferin sana!

Yukarıdaki örneklerde görüldüğü gibi, “sevinç, acı, coşku, umut, mutluluk, umutsuzluk, alay, çığlık, yalvarma vb.”taşkın duyguları anlatan sözdizilerini görüyoruz. Bu duyguları içeren tümcelere ünlem tümcesi  denir. Sözdizisi, taşkın duyguları ünlem türü sözcükler alarak anlatacağı gibi bu tür sözcükleri almadan da anlatabilir

Örneğin,  

Ali geldi! 

Bu tümcede duyulan “sevinç, mutluluk” ünlem türü sözcük almadan anlatılmaktadır.

Taşkın duygular anlatan tümcelerde yer alan ünlemler ikinci kişiyi uyarmak,söze dikkat             çekmek göreviyle kullanıyorsa tümcenin öğelerinde yer almaz. Örneğin, Aferin sana! Ancak, ada dönüşerek kullanılan ünlemler tümcenin öğelerinden biri olabilir.

Örnekler:

Aferin tükenmez.

ö

Kimsenin ahını alma.

blinöb

Yüreklere düşen ahtır.

y

Ünlem tümceleri, olumlu, olumsuz, soru biçimiyle oluşur.

Seni kim yaktı!         

Davranı da deli gönül davranı!

Kemal Paşa dinlemiyor fermanı!

Sorma!

Ünlem tümceleri, “acı, acınma, alay, yergi, küçümseme, kınama,bıkkınlık, usanç, dilek, çıkışma, umutsuzluk, karamsarlık, engelleme, yılgınlık, güçlü, inanç, ilenme,   yüreklendirme, taşlama (iğneleme), önem vermeme, şaşkınlık, öfke, saygı, yüceltme, yakınma, yakarış, yadsıma, uyarma, üzülme, hayıflanma, çağrı, ünleyiş, yalvarma, sevgi, hayranlık” anlam özellikleri taşır.

Örnekler

Ay!.. Yandım!.. (acı)

Vah canım vah! (acıma)

Bunu mu kazandın! (küçümseme)

Şuna bak şuna! (kınama)

Tutuşan yüreğim, yanan gönlüm! (karamsarlık)

Dursanıza, nereye! (engelleme)

Cihan yıkılsa, emin ol, bu cephe sarsılmaz! (inanç)

Beni yine çağır! (dilek)

A!.. A!.. Şuna bak! (şaşkınlık)

Vurulup alnından tertemiz yatıyor,

Bir hilâl uğruna, yâ Rab ne güneşler batıyor! (övme, yüceltme)

Gel seninle enginlere açılalım, gel! (sevinç, mutluluk)

Size yaptıklarımı sizden başka herkes biliyor

Bana çok görme yurt toprağını! (yakarış)

Seninle mi, asla! (yadsıma)

Eyvah, artık Boğaz mavi akmıyor! (üzülme, hayıflanma)

Kemal Paşa, yenilmez yiğit, şanlı komutan!

Savaşa girer gibi yetiş bize! (çağrı, yalvarma)

Sana dün bir tepeden baktım azîz İstanbul! (sevgi, hayranlık)

Dönüp duran kuş çığlıkları

Hey balıkçı motorları! (ünleyiş, çağrı)

- DİLEK  TÜMCESİ

Şuraya uzanıp bir güzel uyusam. (dilek)

Bırakalım şu anlamsız tartışmayı. (istek)

Bu yarışmaya keşke sen de katılsan. (dilek)

Oya saklansa. (dilek)

Kimseler garip olmasın. (buyruk, dilek, istek)

Gelin canlar bir olalım. (istek)

Bir evim bir de arabam olsaydı.(dilek)

Bir isteği, dileği, özlemi aktaran tümcelere dilek tümcesi denir. İstek, dilek-koşul, buyruk kipleriyle kurulan dilek tümcelerinde zaman kavramı olmamasına karşın tümcede gelecek zaman saklıdır.

İstek kipi daha çok anlatma ve söylenti bileşik çekimlerinde bileşik tümceciği kurar.

Örnek :

Sen onun oğlu olaydın / böyle davranmazdın.                                                     

Koşul kipi, istek anlamı taşıdığından bağımsız tümce kurar

Örnek :

Öpsem, öpsem toprağını, taşını!

Koşul ve buyruk kipleriyle birlikte kurulan dilek tümcelerinde kesin anlam vardır.

Örnek :

Herkes gitse / sen gitme.

Konya’ya hangi yoldan girerseniz / girin sizi karşılar.

Karşıtlık ilgisi üzerine kurulan koşul kipinde de kesin anlam bulunur.

Örnek :

Senden saklansa / benden saklanmaz.

Koşul kipi kimi kez de istenmeyen bir sonuçla karşılaşma korkusu anlatır.

Örnek:

Ya  onu buldular sakladılarsa.

Koşul tümcecikleri temel tümceye benzetme ilgisiyle bağlanabilir.

Örnek :

Bir kartal yeryüzüne nasıl yaklaşırsa / Mustafa Kemal yaklaştı sokuldu alanlara.

- BUYRUK  TÜMCESİ

Soruları dikkatlice dinleyin.                    

Sigarayı hemen söndürün.

 Yargı buyrukla ortaya konuyor, bu tür tümcelere buyruk tümcesi denir. Buyruk tümceleri ikinci, üçüncü kişilere yönelik yargılardır.

Gel! (sen)                     

Beni anlasın artık. (o)                     

Sevsinler birbirini insanlar. (onlar)                 

Geliniz. (siz)

Buyruk tümceleri dilek kipiyle de kurulabilir

Anne... Dondurma alsana. (al) 

Hadi, boş durmayın; eşyaları arabaya yüklesenize!            (yükleyin)                   

Geç oldu yatsanıza... (yatın)                      

Önüne baksana.!.. (bak)

Buyruk tümceleri, örneklerde görüldüğü gibi taşkın duygular içerdiğinde sonuna ünlem işareti alır. Ünlem tümcesi niteliği taşımayan buyruk tümcelerinin sonuna ise üç nokta konur.

Buyruk tümceleri “buyurma” kavramına bağlı olarak  kimi kez de ondan bağımsız anlam özellikleri gösterirler.

Başlıca anlam özellikleri şunlardır :

“yakarış, övme, ilenme, öğüt, dilek, istek, uyarma, saygı, sevgi, meydan okuma”

Ey büyük Tanrım bizi koru! (yakarış)

Beni doğuran ana bin yaşa! (övme)

Gül yerine diken bitsin! (ilenme)

Dostlarını iyi seç.(öğünme)

Bana sık sık mektup yazın. (dilek)

Öğrenciler dağılsın. (istek)

Sakın bana el kaldırma! (uyarı)

Anneler dindiriniz artık gözyaşlarınızı.(sevgi, saygı)

Kimi buyruk tümceleri “buyurma” anlamı taşımayabilir.

Sırma sarısını yay saçlarına,

Gözüne rengini koy denizlerin;

Düşün dudakların en incesini

Yüzüne tuncunu ver benizlerin.

Kemalettin Kamu

YÜKLEMİN TÜRÜ BAKIMINDAN TÜMCELER

Tümcenin yüklemi eylem ya da ad / ad soylu sözcükten oluşabilir. Bu durumda yüklemin       türüne göre iki tür tümce  olur :  

- Eylem Tümcesi

- Ad Tümcesi

- EYLEM  TÜMCESİ

Yaz dinlencesinde İstanbul’a gittim.

 e         e: eylem

---------   

y        y: yüklem

git  -  ti  -  m

ek     ke     kie                              

ek: eylem kökü, ke: kip eki, kie: kişi eki

Çocukların korktuğunu / görünce / sustu.

esi               esi             e               esi: eylemsi

ortaç         bağeylem     ------

y

Kırları gezmede şimdi.

  -(i)yor

y

Geçen gemileri seyretmekte.

     -(i)yor

y

“-mede, -mekte” ekleri “(i)yor” ekiyle görevdeştir.

Yukarıdaki örneklerde yüklemleri eylemler ile eylemsiler oluşturmuştur. Bir yüklemin tabanının eylem olup olmadığını anlamak için kip, kişi ya da eylemsi ekleri çıkarıldıktan sonra (- mek) ekiyle eylemlik (adeylem) yapılabiliyorsa o yüklem eylem türündedir. Yukarıdaki eylemler de bu türdendir.

Yüklemi eylem türünden olan tümceye eylem tümcesi  denir.

- AD  TÜMCESİ

Ben öğretmen-im

   a          eey 

y                                          

a: ad,     eey: ek eylem

O ben  -di   -m.

     a    eey    kie

y                                                         

kie: kişi eki

Gelenler, Fuat’la kardeşi  - dir.

aöğ                     eey

yöb 

aöğ:ad öğesi, yöb: yüklem öbeği

Fuat ile kardeşi

 a    bağ      a

bağöb  

: ad,    bağ: bağlaç,     bağöb: bağlaç öbeği

Güzel -im

a        eey

y

Bu, çocuklar  için  -imi

    aöğ             

yöb

çocuklar için

      a         il

ilöb   

a: ad, il: ilgeç, ilöb: ilgeç öbeği

Yukarıdaki örneklerdeki yüklemler ad soylu sözcüklerden oluşmuştur. Ad soylu sözcükler ekeylem alarak yüklem  görevini üstlenmişlerdir. “İmek” ekeylemi ad ya da ad soylu sözcükleri sonuna “-idi, -ise, -imiş, -iken” biçimleriyle ulanır. Ayrıca, ekeylemin üçüncü tekil kişisi olan “-dir” biçimi “turmak/durmak” eyleminin geçirdiği değişim sürecinde oluşmuştur.

Ad ya da ad soylu sözcüğün ekeylem alarak yüklem olduğu tümceye ad tümcesi denir.

Ayrıca, “var, yok” sözcükleri de ad tümcesi kurarlar

Aba var, post var, meydanda er yok.

y               y                             y                                 

Yahya Kemal Beyatlı                                                       

Benim doğduğum köylerde buğday tarlaları yoktu.(yoki  -di)

y         a   eey 

y: yüklem,  a: ad,   eey: ek eylem, ke: kip eki 

Cahit Külebi

Okumak bile istemediğimiz resmi tebliğlerin her satırında bu

cephelerin bir parçası vardır.

y

Falih Rıfkı Atay

(...vardır )  

a     eey 

Kişinin görevi yenisini bulmak –tır              

yöb

bul  -mak   -tır

k    aeye    eey

aey

k: kök, aeye: ad eylem eki, eey: ek eylem

YÜKLEMİN YERİNE GÖRE TÜMCELER          

Türkçe sözdizimine göre tümceler oluşur. Sözdizimi dilden dile değişir. Türkçede sözdizimine bakarak tümceyi şöyle   adlandırabiliriz:

-Kurallı Tümce

-Devrik Tümce

- KURALLI  TÜMCE

Orhan bu sabah okula gitti.

y

Herkesten ağzı yanmıştı.

yöb

Yemek yedikten sonra yatmak iyi değildir.

yöb

Ademoğluna yeryüzünde rahat var mı?

yöb

Sevdiğini  söyle.

y

Sanatçı geleceğin aydınlığını görür.

y

Yukarıda sıralanan örnek tümcelerin yüklemleri sondadır. Yüklemi sonda olan tümcelere kurallı tümce denir.

- DEVRİK  TÜMCE

Orhan bu sabah gitti okula.

y

Yüklemi sonda bulunmayan tümceye devrik tümce denir.

Yüklemin tümcedeki yerine göre adlandırdığımız devrik tümce konuşma ve şiir dilinde çokça kullanılır. Şiir, uyum, ezgi, yoğunluk, duygusallık gibi özellikleri nedeniyle  sözdizimi kurallarını yoksayabilir. Şiirin kendine özgü kuralları ya da kuralsızlıkları olduğundan bu tür kendi dilini oluşturur; duygularımızı ritimle anlatır.       

Örnek :

ezgi

halk

suda balık

kaç damar

yaşar

aydın kimliğinde us

sevgi dokur yürek

bitmeyen ezgi çoğalır

ince uzun

dışımızda maviliği

Türkay Korkmaz, Zaman Kanatlı Sözler

Eylemin önemsendiği durumlarda sözdizimsel alan dışı olan devrik tümceye başvurulur. “Devrik tümce devrik öbekleri de içerir.”

Örnek :

Bakışsız bir kedi kara.  ( Bir kara kedi bakışsız.)

Ece Ayhan

Bu tümcenin yüklemi “bakışsız” sonda değil, “kedi kara” önad tamlaması devrik  kurulmuş. Bu nedenle bu tümce sözdizimsel ve belirtme öbeği olarak da devrik. Belirtme öbeği “kara kedi”, Tümcede, “Bir kara kedi bakışsız.” olarak yazıldığında kurallı tümceye dönüşür.

bedevi atı oğlanın oklanmış yatar. (..bedevi oğlanın atı  oklanmış yatar.)

Cevdet Kudret

Bu tümcede de  belirtme öbeği devrik. Tümcede “oğlanın atı” belirtili ad tamlaması devrik yazılmış..

Devrik tümce amaçladığı anlatımı gerçekleştirmek için kurulur.Bu anlatımda ritim, ezgi, vurgu, bilgileme önem taşır*

Örnekler :     

Al sana bir ev.

Neydi anlamı bu ödülün BEKSA’ya verilen.( Beksa’ya verilen bu ödülün anlamı neydi.)

Bu tümce sözdizimsel ve belirtme öbeği olarak devrik, amaç vurgulama için.

bu ödülün Beksa’ya verilen (devrik belirtme öbeği)

Seni yapıyoruz denetçi onun yerine.         

Prof Dr Ömer Demircan, Türk Dili Dergisi, Devrik Tümce Neyin Nesi,   Kasım-Aralık 2004; Devrik Tümce  Nereden Geliyor, Kasım-Aralık 2005;  Ocak-Şubat 2006

 

 
Toplam blog
: 1064
: 732
Kayıt tarihi
: 24.03.12
 
 

Türkay KORKMAZ, umuda yolculuğu ertelemez. Mermeri delenin damlanın sürekliliği olduğunu bilir. Y..

 
 
 
 
 

 
Sadece bu yazarın bloglarında ara