Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 

03 Eylül '15

 
Kategori
Futbol
 

Türkiye - Letonya maçı analizi: Terim'in 2 Doğru 1 Yanlışı

Türkiye - Letonya maçı analizi: Terim'in 2 Doğru 1 Yanlışı
 

Türkiye - Letonya 3 Eylül 2016


Mutlak galibiyet şartıyla çıktığımız bu maçın ilk yarısı, bizden çok Letonya Teknik Direktörü "" istediği gibi geçti.

Forvetlerimiz ve kanat oyuncularımızla sağdan soldan ve içeriden yaptığımız tüm ataklar, defans ve kaleci arasında "sıkıştı" kaldı. Ne kaleye mükemmel, kaleciyi çaresiz bırakacak bir şut gönderebildik, ne de çizgiye inerek defansı anlamsız kılabildik. Hiç birini yapamadık. Yan yana kalan forvetlerimiz, ceza alanında 4-5 kişiden fazla olsalar da etkili bir şut çıkartamadık.

Tabi bundan çok da kötü oynadığımız sonucu çıkartılmamalı. Bütün bunlara rağmen Volkan Şen ile 3 kez kaleciyle karşı karşıya kaldığımız pozisyon var ki, biri gol olsa ilk yarı farka gidebilirdik. Gökhan Töre'nin ceza yayı içerisinden bir şutu aynı şekilde kalecide kaldı. 45+2'de Arda'nın uzun aşırtma pasında Burak Yılmaz'ın sevdiği koşu yoluna atılan pastaki şutu kaleyi bulsa en azından ilk yarı +1 ile devre arasına girebilirdik.

Maçın ilk yirmi dakikasında rakibe top aldırmayan milli takımımız %85'e %15 topla oynama yüzdesi elde etmişti. Bu dakikalardan sonra özellikle Hakan Çalhanoğlu'nun her aldığı topu rakibe teslim etmesi ile 10 dk içerisinde 4-5 tane atağa çıkarken kontratak yedik ve 30'uncu dakikayı geçtiğimizde topla oynama yüzdesi %68'e %32 olmuştu. Bu kontrataklarını geliştiren Letonya yaklaşık 6-7 pozisyon elde etti. Vuruş becerisi yetersizliği ile cılız ataklar şeklinde  gerçekleşse de usta bir rakip bize çok zor anlar yaşatabilirdi.

İlk yarı tüm serbest atışları ve kornerleri kullanan Hakan Çalhanoğlu yerine, gözlerimiz bir M.Topal değişikliği bekledi.

Topu oyuna sokmakta geciken kaleciye sarı kart gösteren hakemin, Caner'e yapılan bariz faulu görmemesini yadırgadık.

İkinci yarı 55. dakikada Volkan Şen'in yerine Umut'u alan Fatih Terim, bu dakikadan itibaren oyun planını da 4-3-3'den 4-4-2'ye değiştirdi.   2 dakika sonra da, Gökhan Töre - Şener değişikliği, yeni oyun planını daha da verimli hale getirdi.

İlk yarı defansta Caner - Hakan Balta - Serdar Aziz - Ozan, Orta alanda: Selçuk İnan, Hakan Çalhanoğlu, Arda Turan, Forvette: Volkan Şen, Burak Yılmaz, Gökhan Töre şeklinde sıralanan 11'imiz,

İkinci yarı: Defansta Caner, Hakan Balta, Serdar Aziz, Şener. Orta alanda Selçuk İnan, Ozan Tufan, Hakan Çalhanoğlu, Arda Turan, Forvette; Burak Yılmaz ve Umut Bulut olarak sıralandı.

İkinci yarı, orta göbeği Selçuk İnan, Ozan Tufan kontrol ederken, Soldan Caner'in, Sağdan Şener'in bindirmeleriyle, Arda'nın ara pasları ve oyunu kanatlara açmasıyla, ileri uçta Burak ve Umut ile çift forvet şeklinde goller aradık. Bu arada , Hakan Çalhanoğlu top kaptırmasına rağmen, rakip defansta sürekli fırsat kolladı.

72.dakikada bir kırılma anı yaşandı. İkinci yarı ceza alanından çıkamayan Letonya bu dakikada golle burun buruna geldi. Arda'dan faulle topu kapan rakibe hakem devam deyince, hızlı hücuma çıkan Letonya 3 top ile ceza alanımıza geldi ve kalecimiz Volkan Babacan'ı geçen topu çizgi üzerinden Hakan Balta çıkardı. 74. Dakikada yine bir ara pas ile gelen topu Hakan Balta çıkarmasa, maç bu skorla bitmeyecekti.

77.Dakikada sonunda beklenen gol geldi. Ceza alanında çevirdiğimiz topla en sonunda ceza yayı üzerinde kaleyi karşıdan gören noktadan, Selçuk İnan'ın köşeye giden şutunu kaleci sadece seyretti ve takımımız 1-0 öne geçti.

Takımımızın 1-0 öne geçmesi sonrasında Burak Yılmaz yerini Mehmet Topal'a bıraktı (Dk.83) Geniş orta saha presi ile forvette  Umut Bulut'u tek bırakan Fatih Terim, oyun düzeninde 4-5-1'e geçti. Terim, maçın son dakikalarını topu ayakta tutarak rakibe fırsat vermeden bitirmek istedi. Bu dakikalarda Arda'nın akıllı oyunu topu rakip sahada tutma gayreti çok iyiydi fakat 90+1. dakikada rakibin ceza alanımızda iki pas sonrası yaptıkları gol vuruşuna engel olamadık.

4 dakika uzatma oynanırken uzatmaların 3. dakikasında kazandığımız serbest vuruşu kullanan Hakan Çalhanoğlu'nun şutu barajdan kornere çıktı. Kornerden de faydalanamayınca, maç 1-1 sona erdi.

Maç içerisinde Burak Yılmaz çıkmasa, rakibin son dakika atakları bu şekilde gelemeyecekti. Gelse bile, kontradan 2. golü bulma şansımız çok daha yüksek olacaktı. Oyun içerisinde M.Topal değişikliğinin, faydasını, Topal'ın topla buluşmasını bile göremedik. Sahada oynanan satranç oyununda, iki değişiklik (Şener ve Umut) ne kadar yerindeyse, 4-3-3'den 4-4-2'ye geçmek ne kadar doğruysa, maçtan Burak'ın çıkması ve 4-5-1'e dönmek o kadar hatalıydı.

Geriye yaslanan milli takımımızın, defans yapamama zaafiyetini bir kez daha görmüş olduk.

Son olarak Konya seyircisinin müthiş desteği, stadı doldurması, maç boyu dinmeyen sesi, futbol zevki açısından çok güzeldi. Konya'da daha çok maç oynanmalı ama son dakikada sahaya su şişesinin atılması hiç de iyi olmadı.

 

 
Toplam blog
: 23
: 6967
Kayıt tarihi
: 05.05.13
 
 

Eski Bankaci, Sistem Analist, Proje Yöneticisi ve Scrum Master ..

 
 
 
 
 

 
Sadece bu yazarın bloglarında ara