​ Türkiye Ekonomisi dikiş tutmuyor, kaygılar artıyor… / Türkiye Ekonomisi / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Nisan '12

 
Kategori
Türkiye Ekonomisi
 

Türkiye Ekonomisi dikiş tutmuyor, kaygılar artıyor…

Türkiye Ekonomisi dikiş tutmuyor, kaygılar artıyor…
 

Hükümet doğal olarak belki de moralleri yüksek tutma adına her şeyin fevkalade olduğunu, sağlıklı bir şekilde büyüdüğümüzü söylese de kendi verdiği rakamlar kendi anlattıklarını tekzip ediyor. Dünyanın bilmem kaçıncı büyük ekonomisiyiz, herkes bize kıskançlıkla bakıyor gibi söylemler görünen yüzü anlatmaktan öte gitmiyor.

Türkiye ekonomisi yüzüne saatlerce makyaj yaptırmış çirkin bir kadının uzaktan güzel görünmesi gibi bir şey. Siz onu birde akşam yüzünü yıkadıktan sonra görün.

Yıllardır yapılan yanlış tercihler sonucu ekonomimiz işsizlik, cari açık ve bütçe açığının köşelerini oluşturduğu şeytan üçgeninin içine hapsoldu. Aslında hapsedildi demek daha doğru. Zira hükümet kısa vadeli rantlar için bu politikayı tercih etti. Bu gün Maliye Bakanının konuşmalarına bakarsanız satır aralarında bu işteki pişmanlığı görebilirsiniz. Ama çıkış şansı hiç yoktur.

Cari açık, gelirinizden çok gideriniz olduğunda oluşuyor.  Yani ürettiğinizden çok tükettiğinizde açık veriyorsunuz. AKP hükümeti oy uğruna bu sahte cenneti yarattı. İnsanları çılgınca tüketmeye teşvik etti. Artık bu politika var oluş nedenlerinden biri haline geldi. Geri dönüşe kalktığında bu tüketim çılgını insanların en önemli mutluluk kaynağını elinden almış olacaktır ki bu da onun sonu demektir.

AKP hükümeti 2012 yılına girerken KDV ve ÖTV oranlarını artırmıştı. Bu politikası da geri tepti. Çünkü Ocak-Mart döneminde ithalattan alınan katma değer vergisinin toplam vergi gelirleri içindeki payı geçen yılı yüzde 17 iken, bu yıl yüzde 16’ya geriledi.

Ocak-Mart döneminde ÖTV’nin toplam vergi gelirleri içindeki payı geçen yılı yüzde 23 iken, bu yıl yüzde 21’e geriledi. Ocak-Mart döneminde içerden alınan katma değer vergisinin toplam vergi gelirleri içindeki payı ise ancak aynı yüzde 12 olarak kalabildi.” Türkiye ekonomisinin reel anlamda küçüldüğü için vergi toplanamadığı görülmektedir, Ekonomi AKP’nin yarattığı dışa bağımlı ekonomi nedeni ile ancak dış ticaret açığı ve cari açık verirse büyüyebilmektedir.

Türkiye’nin ithalatının yüzde 75’i de ara malı, yani Türkiye ancak ithalat yaparak üretim yapabiliyor. İthalattan alınan KDV tahsilatın düşmesi Mart ayında ithalattın düşeceğini, bununla birlikte üretimim yani büyümenin azalacağını işaret etmektedir. Üretimi düşen bir ekonomide işsizlik oranının artmasının doğal bir sonuç tur, Nitekim bugün açıklanan yüzde 10,2’lik işsizlik oranı bunun göstergesidir.

İhracatta kullandığımız ara mallarını kendimiz üretebiliriz. Ancak o zamanda hükümetin bu üretimleri desteklemek zorunda olması bir yana, ithalattan aldığı büyük orandaki KDV azalacak ve bütçe açığı büyütecektir.

AKP, iktidarda kalabilmek adına Türkiye’yi dış ticaret açığı ile yaşayabilecek bir ülke haline getirmiştir. Yaratılan birçok suni gündem bu gerçeği, bu kötü gidişi gizlemeye yöneliktir. En son. Maliye bakanı açıklara sebep olarak petrol fiyatlarını gösteriyor. Dünyadaki diğer ülkelerle petrolü aynı fiyattan alıyoruz. Hatta çok yakınımızdan geldiği için bize maliyeti diğer dünya ülkelerinden düşük bile oluyor. Hal böyle iken neden dünyada en pahalı benzin bizde sorusunun cevabını vermeye yanaşmıyor. Biz söyleyelim. Tarımdan sanayiye üretimin her türlüsünün tabir yerinde ise yaptırılmadığı bir ülkede her gün lale devri yaşayan bir iktidar nasıl ayakta kalacaktır? Habire zam üzerine zam yapacak ve özelleştirme adı altında ülkenin her değerini satıp savacak. Yani faturayı sıradan halka yükleyecek.

Bütçedeki açık her yıl bir ilave kaynakla sürdürülebiliyor. Bu yıl 2/B arazileri var. Onları satacaklar. Yeni yasa ile şehirlerdeki yeşil alan veya rant getireceğine inandıkları her yeri talan edecekler. Ancak bütün bunlar da nereye kadar götürür bilinmez. Dikkat edilirse altyapı çalışmaları da epey yavaşladı. Sermaye giderlerinin yani yatırımların bütçe giderleri içindeki payı 2011 yılı Mart ayında yüzde 0,4 iken, bu oran yüzde 0,3’e geriledi. Daha basit dil ile geçen yıl Mart ayında 1.061 milyon TL’lik yatırım yapılırken, bu yıl sadece 751 bin TL tutarında yatırım yapılmış durumda. Bu da nereye gittiğimizin başka bir göstergesidir.

İzmir 2012

 
Toplam blog
: 1508
: 1688
Kayıt tarihi
: 16.07.08
 
 

Yetmişiki yaşında iki çocuk ve iki torun sahibi bir erkeğim.. Lise mezunuyum. Uzun yıllar esnaflı..