- Kategori
- Ekonomi - Finans
Türkiye'nin borç yapısı, terminolojisi ve borç yapısının analizi (1)

Borc Stoku
Sevgili Okurlar;
Türkiye’nin borçları ve bu borçların ekonomik olarak ne anlam ifade ettiğini bu yazımızda detaylı şekilde ele almaya çalışacağız. Konuyu II bölümlük bir yazı dizisi seklinde ele almaya çalışacağım. Zira konular birbiri ile bağlantılı ve geniş.
Öncelikle Kamu Finansmanı deyince ne anlıyoruz ? Bu kavramları kısa da olsa bilmemiz gerekiyor. Çok kısa olarak okuyucuyu yormayacak bicimde tanımlamaları yapmamız ve bunu belirtmemiz gerekiyor.
Kamu finansmanıkısaca devletin, yani kamu kurum ve kuruluşlarının ihtiyaçlarının karşılanabilmesi için toplanan paralardır. Devletin kamuya ait ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için ve gelir elde etmesi için başlıca ve temel üç yöntemi vardır.
- Vergiler yoluyla kamunun finansmanı
- İç ve Dış Borçlanma yolu ile kamunun finansmanı
- Emisyon yani Para Basma yolu ile kamunun finansmanı
Maliye politikası açısından bu yöntemler içinde en çok kullanılanı vergi ve borçlanmadır.
Vergilendirmeönemli bir yöntemdir. Vergilendirme kapasitesi ve vergi yükü vergilendirmenin temelini oluşturur. Türkiye’de vergi gelirleri toplam bütçe içindeki gelirlerin yaklaşık %85-90 ine tekabül etmektedir. Gelir İdaresi Başkanlığı’nın verilerinden hareketle son 5 yıla bakacak olursak aşağıdaki tablo bize konu hakkında fikir verecektir.
Yıl VERGI Gelirlerinin Toplam Bütçe Gelirleri İçindeki Payı (%)
2007 84
2008 84
2009 84
2010 87
2011 89
Borçlanmabir diğer önemli yöntemdir. Kamu hem iç hem de dış piyasadan borçlanabilir. Kamu finansmanı açısından kamunun gelir ve gider dengesini gözetmek önemlidir. Artan harcamaları kamu finansmanı üzerinde baskı oluşturabilir. Kamunun toplam giderlerinin, toplam gelirlerinden fazla olduğu durumda borçlanma kaçınılmaz olmaktadır.
2010 tarihindeki yazılarımızda değindik. Ülkeler borç stokundaki azalmayı net bir şekilde izleyebilmek için kriterler kullanırlar. Bu kriterlerin en önemlisi Maastricht Antlaşması ile üye ülkeler için belirlenen Toplam Devlet Borçları / GSYIH oranının %60 ı geçmemesidir. Bu oran ülke ekonomilerinin borçluluk karşılaştırmalarında kullanılan en önemli göstergedir.
İç borçlanma;devletin borçlanma senetleri yolu ile özel sektöre ve bankalara tahvil veya Devlet İç Borçlanma Senetleri (DIBS) vererek özel sektöre borçlanmasıdır. Devlet tarafından çıkarılan bu senetlerin ağırlıklı alıcısı bankalardır. Bunun en önemli sebebi senetlerin devlet tarafından ödenmeme riskinin (devlet iflas etmez düşüncesi) olmamasıdır. Burada önemli konu hazine tarafından yapılan bu borçlanmanın vade ve maliyet bakımından uygun enstrümanlarla karşılanmasıdır. Borçlanma maliyetini belirleyene temel etken ise yatırımcıların (bankalara, resmi kurumlar, özel sektör, hanehalkı) talep ettikleri vade ve faiz oranlarıdır.
Dış borçlanmaise gelişmekte olan ülkelerin gelişmiş ülkelerden sağladığı fon olarak tanımlanabilir. Uluslararası ekonomik ilişkilerde, devletlerin iç borçlanma yolu ile karşılayamadıkları fonu dış borçlanma yolu ile karşılamaları gerekebilir. Dış borçlanmada en önemli unsur o ülke ekonomisine duyulan güvendir. Kredi riski çok önemli bir faktördür. Çünkü borcun ödenememesi durumunda ülke kredibilitesini kaybedecek, dış borçlanmaya tekrar ihtiyaç duyulması durumunda kredibilite riski yüzünden borçlanamayabilecektir. Dış borçlanmanın bir diğer önemli maliyeti ise ödenen faizdir. Dış borçlanma genelde uluslararası kurumlardan proje finansmanı şeklinde sağlanmaktadır.
Dış borçlanma temelde üç şekilde yapılır.
- Uluslararası sermaye piyasalarına yapılan tahvil ihracı
- IMF kaynaklı fonlar
- Dünya Bankasından sağlanan fonlar
Sonuç olarak;
Kamu finansmanı için borçlanma kaçınılmaz bir durumdur. Kamunun en büyük gelir kalemi hane halkından toplanan vergilerdir. Son beş ila on yıla bakıldığında toplanan vergilerin kamu gelirleri içindeki payı % 80-85 civarındadır. Kamu gelirlerinin, kamu giderlerini karşılamadığı noktada ve vergi oranlarının daha fazla arttırılamayacağı durumda devlet borçlanma yolunu seçer. Borçlanma ise iç borçlanma ve dış borçlanma olarak yapılır. Borçlanmayı kamu adına Hazine yapmaktadır.
Yerim kalmadığından Türkiye’nin borç yükü, kamu ve özel sektör borç yapısı ve rakamların detaylı analizini önümüzdeki hafta siz değerli okuyucularla paylaşacağım ve konuyu beraber değerlendirmeye devam edeceğiz.
Caglayan ATES