Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Aralık '13

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
650
 

Türkiye'nin zor seçimi..

Türkiye'nin zor seçimi..
 

Şivan Perver diyorki, “Başbakan Erdoğan Kürtçe’nin resmi dil olması konusunda, ‘vakti var’ dedi. Bazı şeyleri çözmenin kendileri için çok zor olduğunu ve kendilerine yönelik baskı ve saldırılar olduğunu söyledi.”

Çözüm/barış süreci üzerine eleştiriler yükseldiği süreçte  İbo’lu düetin gerçekleştiği “Diyarbakır buluşması” sırasında Şivan Perver ile sohbetinde Başbakan “Kürtçe’nin resmi dil olması” konusunda “vakit var” derken iktidarlarına yönelik baskılar olduğunu da ifade etmiş.

İktidar ile “cemaat/hizmet” arasındaki dershane kavgası sürerken Kandil’den KCK Yürütme Konseyi Eş Başkanı Cemil Bayık’ın cemaati hedef alan açıklamaları düştü medyaya. Bayık, “Daha düne kadar PKK’nın, Kürtlerin kökünün kazılmasını isteyen bir Fetullah Gülen hareketi bugün Kürt yanlısı gibi görünmeye çalışıyor. Bu ikiyüzlü bir tutumdur. Bu aldatmaya yönelik bir tutumdur. Sadece bu değil. Kürt şehirlerinde fuhuş geliştiriliyor, eroin, hırsızlık geliştiriliyor. Her türlü ahlaksızlık geliştiriliyor. Bunların içerisinde kim var? En çok da Fetullahçı geçinenler geliştiriyor. Polis eliyle bilmem devlet memurları eliyle bunlar yaygınca Kürt kızları, gençleri arasında geliştirilerek Kürt toplumu ahlaken çökertilmek isteniyor.”

Hafıza tazeleyelim, Oslo görüşmelerinin medyaya sızdırılması (Oslo görüşmeleri ile ilgili ses kaydı DİHA’da yayımlanmıştı.) süreci sonrasında yaşananlar malum; MİT Müsteşarı Hakan Fidan üzerinden Erdoğan iktidarı “yargı marifeti” ile köşeye sıkıştırılmış, Erdoğan hızla çıkardığı bir yasa ile MİT görevlilerinin yargılanmasına yönelik izinleri kendine bağlamıştı.

Türkiye’de siyasi gelişmeleri yakından takip edenler bilir. KCK’nın “cemaat/hizmet hareketine” dair geçmişte de sert eleştirileri suçlamaları olmuştu. BDP/PKK/KCK’ye göre “cemaat dershaneleri Kürtlere asimilasyon uygulama” işlevi görüyordu.

Yapılan açıklamaları alt alta koyduğumuzda iktidar ile KCK’nın “cemaat/hizmet hareketini”  “ortak düşman” olarak gördüklerini söylemek fazla iddialı bir tespit sayılmaz. Kamuoyunun yakından takip ettiği İmralı’da Öcalan ile varılan “mutabakat”, “Çözüm süreci yol haritası” “son aşamaya” kadar planlanmış olmalı ki “planların önünde engel görülen cemaat” KCK ve İktidar tarafından hedef tahtasının ortasına yerleştiriliyor.

Yukarıda özetlemeye çalıştığım fotoğrafın oluşmasında kuşkusuz Erdoğan iktidarının “askeri vesayeti yıkacağım” diye son yıllara damga vuran “siyasi davaların” Türkiye kamuoyunda yarattığı tepkiler belirleyici. Erdoğan bir bakıma oluşan tabloda “KCK/Öcalan/PKK/BDP ile gelecek kurgulamaya mecbur.

Büyük fotoğraf/tablo önümüzde yaşanacak seçim süreçleri dikkate alındığında da Erdoğan’ın diline zaman zaman egemen olan “milliyetçi söylemlerin” öne çıkmasını da anlaşılır kılıyor. Bu söylemin “Kürt siyasetinin belirleyicileri” tarafından şiddetle eleştirilmesini de “kendi seçmen tabanının” beklentilerini karşılamak olarak not etmek gerekiyor.

Tabi birde oluşan tablonun ekonomik dinamikleri var. Kuzey Irak Kürt Bölgesi (KIKB), Barzani ile oluşturulan ekonomik tasarımlar bir taraftan Irak Merkezi hükümetini, Rojava’da oluşan “PKK paralelindeki özerk Suriye Kürt Bölgesi”ne karşı Türkiye’nin tutumu da KCK/PKK/BDP/Öcalan çizgisini rahatsız ediyor.

Karmaşık ilişkiler yumağı, pragmatist ve ilkesizliğin egemen olduğu Ortadoğu coğrafyasında yapılan politik hesapların, her zaman elde patlama olasılığı ortada.

Şivan Perver’e “ Kürtçe resmi dil” için “vakti var” diyen Başbakan’ın “politik kişisel siyasi gelecek hesapları” tutmayabileceği gibi, KCK/PKK/BDP/Öcalan’ın hesapları da her an elde patlayabilir.

Doğuda KCK/PKK/BDP’nin batıda ise HDP çatısı altında eklemlenen siyasi grup/partilerin “vakti var” mutabakatının değirmenine su taşıyacağını not ettikten sonra toparlayalım.

Politik hesapların tutup tutmayacağı konusunda asıl belirleyici olacak olan Türkiye’de peş peşe yapılacak olan seçimlerde Türkiye seçmeninin alacağı tutum ya da yaşanan süreçleri daha önceleri sıklıkla ifade ettiğim gibi toplumun hazmetme katsayısı. Bu bağlamda önümüzdeki seçimlerin 90 yıllık serüvende en sert ve belirleyici seçimler olduğunu söylemek gerekiyor, iyi seyirler.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1114
Toplam yorum
: 2289
Toplam mesaj
: 135
Ort. okunma sayısı
: 825
Kayıt tarihi
: 28.09.06
 
 

Ankara'da yaşar, dünyalı,aynadaki görüntüsüne muhalif, vicdan hesapları yapmaktan yorgun, yaşanıl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster