​ Türkiyelilik Nedir? / Sosyoloji / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Eylül '14

 
Kategori
Sosyoloji
 

Türkiyelilik Nedir?

Türkiyelilik Nedir?
 

Teknik olarak Türkiyelilik Türk vatandaşlığını tanımlamamaktadır. Bu kavram tıpkı karpuza benzemektedir. Dıştan "Birleştirici, bütünleştirici bir Türkiye vatandaşlığını" tanımlıyor gibi görünse de içten bakılınca dünyada eşi benzeri olmayan ve psikolojik-siyasi bölünme amacı güden bir kavram olduğu açıkça görülmektedir.  Bu bağlamda Amerika'dan ithal edilen bu kavram bizim ülkemizin vatandaşından başka herkesi tanımlamaya müsaittir.

 

NEDEN 'TÜRKİYELİLİK' DENİLİYOR?

Türkiyelilik denilen kavram dünya milletler literatüründe teknik olarak hiçbir anlam ifade etmeyen, ancak Amerikan ve İngiliz lobilerinin ve istihbarat örgütlerinin gücünü göstermesi açısından son derece önemli bir kavramdır.

Türkiyelilik anlam olarak baştan aşağı mantık hatalarıyla dolu bir kavramdır. Azıcık tarih, coğrafya ve bilimden nasibini almış herkesin bu saçmalığı görmesi son derece kolaydır. Şimdi nedenini nasılını inceleyelim.

Dünyanın hiçbir ülkesinde milletinden bağımsız bir devlet tanımı yapılması söz konusu değildir. Şimdi basit bir örnek verelim.

Amerika, içerisinde dünyanın tüm milletlerinden insan barındıran nadir ülkelerden birisidir. Yani eğer etnik, dini ve her türden çeşit istiyorsanız Amerika’da bu çeşitliliğin dibine vurabilirsiniz. Buna karşın “Amerikalılık” diye salakça bir vatandaşlık tanımı için kimse ağzını açmaz. Zira bu salakça bir tanımdır. Amerika’da yaşıyorsanız “Amerikalısınızdır” ve konu kapanmıştır. Dininiz, milletiniz, kökeniniz ne olursa olsun “Amerikan vatandaşıyım” demek zorundasınızdır.

Gelelim İngiltere’ye… Orada da kimse “İngilterelilik” gibi söylemesi düşünmesinden daha akıllara ziyan bir kelimeyi kanırta kanırta halka yutturmak için k.çını yırtmaz. Zaten bunu denerseniz MI6 ajanları sizi dipsiz bir kuyuya gömerler ve bir daha kimse arkanızdan ağlayamaz bile…

İngiltere’de yaşıyorsanız isterseniz İngiliz, isterseniz Pakistan kökenli olun size “İngiliz vatandaşı” denilecektir. İlle de kaşınıp “Ben İngiliz değilim, bana İngiliz vatandaşı denilmesini istemiyorum. İngiltereliliği tartışmaya açalım” demek için bir tarafınızı yırtarsanız büyük ihtimalle vatandaşlıktan çıkarılır ve üzerinizdeki İngiliz ibaresinden sonsuza dek kurtulursunuz.

Sıra Fransa'da… Yani cumhuriyetin doğduğu ülkede… Burada ülkede sayısız etnik grup vardır. Müslümanlar özellikle Kuzey Afrika kökenlilerin sayısı azımsanmayacak ölçüdedir. Üstelik zencisinden slavına bir ton çeşidin de dibine vurabilirsiniz burada… Buna karşın kimse “Fransalılık” demez, demeye cesaret de edemez. Zira Fransalılık lafını duyan bir Fransız sağ partisi sempatizanı bile sizi duysa evinizi kundaklayıp çoluğunuz çocuğunuzla cayır cayır yakarlar sizi. Her ne olursanız olun, Fransadaysanız “Fransız vatandaşısınızdır”.

Bir de Almanya’ya bakalım. Ülkesinin iki milyonu bulan Müslüman Türk ve bir ton farklı milletten yabancı kökenli vatandaşıyla tam bir çeşit abidesi olan Almanya’da “Alman vatandaşıyım” demek yerine değil “Almanyalılık”, Alman vatandaşlığı kavramına kıl kaptıracak en ufak bir hatanızda sizi ve ailenizi Fransız yerine Alman usülü kızartacaklarından pek şüpheniz olmasın.

İşte medeni batı dünyasının Türklere “Türkiyelilik” saçmalığını dayatırken kendilerindeki demokratik yaşamı açıkça görmüş oldunuz. Peki neden Türkiyelilik kavramı için birileri bir yerlerini yırtıyor?

 

TÜRKİYELİLİK TANIMININ AMACI NEDİR?

Bu sorunun cevabı için 1924 yılına gitmeniz gerekmekte. Lozan antlaşması sırasında masabaşında Sevr’i Türklere kabul ettiremeyen İngiliz Lloyd George İsmet İnönü’ye “Bizim masaya koyduklarımıza karşı çıkıyorsunuz, harpten çıkmış fakir bir ülkesiniz size bunları ileride tekrar getireceğiz ve kabul etmek zorunda kalacaksınız.” demişti.

O zaman emperyal güçleri ve sınırsız para kaynaklarıyla aşağılamak ve yok etmek istedikleri bir milletin yeniden dirilişini engelleyememiş olmaları, bunu yapan milletin kendisini “Türk Milleti” olarak tanımlamış olmasını kendilerine yedirememişlerdi İngilizler.

Dolayısıyla “Türk milletini” yok etmek gerekiyordu. Kulağınıza fazla komplo teorisi gibi gelebilir. Sonuçta yaklaşık 80.000.000’luk bir ülkeyiz. Bu kadar insanı atom bombasıyla bile yok etmek imkansızdır. Peki ne yapmak gerekli?

Bu kadar kalabalık Türk Milletini yok edemeyeceğinize göre Türk Milleti kavramını yok etmeniz gerekir. Bunu da günümüz medyası, terör örgütleri ve beyni yıkanmış bir ton adamla bu işi başarmanız teknik olarak mümkün görünmektedir. Bugün "Kültür Mozaiği" gibi kavramlarla milletin beyinin patates püresine döndürenler tam da bu iş için çalışmaktadır.

Burada başkan Wilson ve Lloyd George’nin 100 yıllık kanlı bir rüyasından bahsediyoruz. Bu iki devlet sırf fantezileri gerçek olsun diye milyarlarca dolar para harcamış, görüşlerine uymayan on binlerce Türk ve Kürt kah köy basarak, kah pusu kurarak, kah maşalarıyla mayınlı tuzaklar döşeterek yok etmişlerdir.

Medyaya tonlarca para akıttılar, 100.000.000’luk Arap coğrafyasına 4.000.000’luk bir Amerikan-İsrail üssü olacak Kürdistan’ı kurabilmek için dünyanın her milletinden öldürmedik adam bırakmadılar. Öldürmeye de devam ediyorlar. Tüm bu saha mücadelesinin içerisinde bir de işin sosyolojik ve psikolojik harp boyutu var; Türkiyelilik! (Kültür Mozaiği de bu denemelerden biridir)

Sözün özü Türkiyelilik kavramı yok edilmesi başarılamamış bir milletin içinin boşaltılıp pelte kıvamına getirilmesi projesidir. Bugün çevrenize baktığınızda bunu rahatlıkla görebilirsiniz.

Bugün dağdan inip cinayet, adam kaçırma, fuhuş, uyuşturucu, otopark mafyalığı, organ kaçakçılığı ve aklınıza gelebilecek her türlü adi suçtan gelir ve sempatizan sağlayan PKK'nın ılımlı ve sözde kültürlü tipten teröristlerle halka sempatik görünmeye çalıştığını görmektesiniz.

HDP'nin halkta nasıl daha sempatik bir terörist algısı yaratırız düşüncesiyle kurulduğunu, son seçimlerde "Türk kanı içeceğiz" yerine demokratik söylemler kullandıklarını ancak dağda asker şehit edip ovada çoluk çocuğu dağa kaçırmaya da ara vermediğini görmekteyiz.

Özetle Türkiyelilik dediğimiz kavram Amerika'daki düşünce kuruluşlarının üzerinde sıkı çalıştığı ve Amerikan-İsrail-İngiliz güçlerinin Avrupa desteğiyle başarıyla yürüttüğü bir projedir.

 

ATATÜRK IRKÇI BİR TÜRK TANIMI MI YAPMIŞTI?

Bu kısmı hiç uzatmak istemiyorum zira anlamamakta ısrar eden bir kesim bu kısmı çok zor yorumlayacaktır. Atatürk Milliyetçiliğini birinci kaynak olan Medeni Bilgiler kitabından da okuyabilirsiniz (Medeni Bilgiler Kitabı için TIKLAYIN) ama ben size kısaca özetleyeyim. Bu topraklarda yaşıyorsanız, vatandaşlık bağıyla Türkiye'ye bağlıysanız Türk olduğunuz söylenebilir.

Kısacası bugünkü darbe anayasasında yer alan vatandaşlık tanımı bile dünya standartlarındadır. Anayasamızda değişmesi gereken birçok husus var mıdır? Evet. Ama bu kesinlikle vatandaşlık tanımı değildir...

Yalnız beynini aldırmış veya Amerikan yapımı PKK tarafından özenle beyinleri yıkanmış bir kitle Türk sözcüğünün bir ırkı temsil ettiğini, kendileri de Kürt ırkı olarak bu ırka dahil oladıklarını, dolayısıyla Türk olarak adlandırılmayı reddettiklerini ezberlemişlerdir.

Bu kitleye açıklamak zor olsa da Atatürk'ün yaptığı tanımlamada ırk, dil ve din vurgusundan eser yoktur. Atatürk sadece milli birlik vurgusu yapmış ve millet tanımı yapmıştır. Büyük ihtimalle bu cümlelerden de birşey anlamayan bir kitle olduğundan daha da açalım:

Siz Kürt kökenliyseniz 'Türküm' dediğinizde 'Türk ırkına mensubum' anlamı çıkmamaktadır. Türk bir milletin adıdır, ırkın değil. Zaten Türk diye saf bir ırk yoktur. Binlerce yıldır dünyanın en yoğun sirkülasyonunun olduğu bu bölgede binlerce milletten insanla kız alınıp verilmiş, aileler kurulmuştur. Burada ırktan mırktan bahsetmek abesle iştigal olur.

Amerikan vatandaşlığı aldığınızda Amerikanım dediğnizde Amerikan vatandaşı olduğunuz anlaşılmaktadır. Eğer arzu ederseniz İspanyol kökenli Amerikan vatandaşıyım diye uzun bir açıklama yapabilirsiniz ve bunun önünde hiçbir engel yoktur.

Siz de "Kürt kökenli Türk vatandaşıyım" derseniz incileriniz dökülmez. Sadece İngilizler birazcık üzülür o kadar... Yani bugün Atatürk milliyetçiliğinde tanımını bulan Türk vatandaşlığı Amerika, Fransa, Almanya ve İtalya gibi devletlerin kullanmakta oldukları vatandaşlık tanımıyla birebirdir.

Ancak kendileri bütünlük peşinde koşarken bizi ayrıştırmak isteyenlere bizim tanımımız batmaktadır. Aslında bütün mesele budur.

 

 

 
Toplam blog
: 352
: 2915
Kayıt tarihi
: 05.06.10
 
 

Jack Amca, düşünsel dünyasındaki gelişmeleri dışa vurmak niyetiyle başladığı yazı yazma sevdasına..