- Kategori
- Deneme
Tutuşur eteklerin..

Karanlık bir merdiven boşluğunda yürümek gibidir hayat.. İnersin, çıkarsın, dönersin, kararını değiştirir, durur dinlenirsin. Kimi zaman da aralık bir kapı görür, içeride ne olacağını bilmeden girersin, belki evdir sıcacık, belki de koridor; bembeyaz ışıklarla upuzun. İnip çıkmaktan yorgun düştüysen, bir köşede dinlenmeyi istersin, kimse görmeden.. Kimseye yük olmadan. Derken hayallerin gelir aklına, düşünürsün içinde kaybolmadan. Bir uyku bastırır ki, baldan tatlı. Gözünü açmaya kıyamazsın ki rüyaların kaybolmasın..
Açarsın gözünü, bir el uzanmış.. Bak, oysa ki ne kadar yakınmış.. Evmiş burası, şöminesi yanmış. Sen uyurken, uyutulurken serilmiş kıymetli peçeteler masaya, üzerinde en sevdiğin çiçekler. Nereden geldiği meçhul kanun sesleri, kaplanır yüreğin heyecanla, garip bir huzur hali.. Bakmazsın saate, zamanın ne önemi var ki.. O uzanan heybetli eli tutarsın, yalanların duvarlara asıldığı çerçeveler sana ihtişamlı gelir, çerçevelerin ahşap kokusu mest eder.. Bulutları ayağının altında hissedersin.. Oturursun sofraya..
Seni tanımaya, gözkapaklarındaki yorgunluğu dindirmeye gerek yoktur aslında.. Uyanıp gülümsemen yeterlidir sana.. O el, dokunmaz gözyaşlarına, kendiliğinden kurur gider zamanın karanlığında.. Sofradasındır, şık, kaliteli aksesuarlar, hiç tatmadığın rengarenk tartlar, hiç içmediğin lal şarap.. Mum ışıklarının çarptığı gözler, derin bir dünyadır.. İçerisinde kaybolursun, artık yuvan orasıdır.. Öyle uçsuz bucaksızdır ki, dalarsın hayallerine inşa edersin her şeyi yol üzerinde.. Dans etmeye başlarsın parmak uçlarında, uçuşur eteklerin.. O el yüzüne değdiği an kokusunu çekmişsindir derin derin içine. Cennet de böyle kokuyor olmalı dersin..
Sen dans ederken yalancı alevler alır eteğini, tutuşturur. Etraf bulanık, yanık kokusu, biraz kül.. Önce masayı ararsın, körebe oynarcasına.. Aslında aradığın o eldir, tutsun seni, çıkarsın, alsın alevlerin içinden. Ama yediremezsin kendine, gittiyse gelmesin zaten.. Şimdi cehennemcesine sıcaktır, ama senin için buz.. Buz kesmiş ellerin, dağılmış saçların, bozulmuş akşam özene bezene yaptığın topuz.. Nereden gelmiştin buraya, hatırlamazsın.. Derken merdivene çıkan kapıyı asla dönmemecesine aralarsın..
Hatırla bakalım, hangi yöne gidiyordun.. Sakın inme aşağı, çünkü çıkıyordun. Aldılar hayallerinle birlikte dermanını, olsun gözüm olsun.. Etme beddua, senin canın sağ olsun..