Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 

07 Kasım '08

 
Kategori
İlişkiler
 

Üç elma

Üç elma
 

Fotoğraf Yıldız ÖRÜCÜ


Birileri yine aynı masalı anlatıyordu. Bense bu kez sonunu bildiğim masal bittiğinde gökten düşecek üç elmadan birini kapabilmenin peşindeydim.

Zira uyutulup karnı taşla doldurulan kahramanıydım masalın.

Doymuştum, toktum.

….

Bir keresinde, kentin en kalabalık caddesinden geçerken gözüme bir kız takıldı. Yüzünde ışıl ışıl bir gülüş vardı. Karşısındaki erkeğe neşe içinde bir şeyler anlatıyordu. Öylesine mutluydu ki, kendimi onu seyretmekten alıkoyamıyordum.

Ama ansızın erkek kıza bir tokat attı. Erkeğin yüzünü o zaman gördüm, ifadesizdi. Kızın yüzündeyse kahkahası donup kalmıştı. Şaşkınlık saçılmıştı her yana, bir parçası da benim üzerime.

Ben yürüyüp giderken kız yüzündeki gülüşü henüz toplayamamıştı. Ne düşündüğünü anlayamamıştım.

Galiba artık biliyorum.

….

Hayır, o serin sonbahar akşamı mesajın geldiğinde uyumuyordum.

Otobüs camına buğu yapıp, Nicolas Guillen’nin şiirinden dizeler yazmaya çalışıyordum;

“Düşler vardır hani,

O düşlerde can verir zaman

Sen o düşlerin parçasısın”

Uyumuyordum, ama düş görmek için yalvarıyordum ve sen yıkmış olma diye hayallerimi, ben uyduruyordum senin yerine de yalanları.

Yaz geçiyordu.

Ve yaz geçerken içimi acıtıyordu.

Sen de içimdeydin, kanıyordum ve bu ilk ve sondu.

Seni, yazı ve sonbaharı sığdıramazdım.

Bir seçim yaptım.

....


“Seninle evlenmeyeceğim.” Dedi kadın.

Oysa adlarının ilk hecelerinden doğabilecek kızlarına, son hecelerinden – kıvırcık saçlı olacağını tahmin ettiği – oğullarına isim koymuştu bile.

Ve boşlukları okumayı bilmediğinden erkek, bunları hiçbir zaman öğrenemedi.


Nilüfer ÖZDEMİR

 
Toplam blog
: 38
: 633
Kayıt tarihi
: 04.01.08
 
 

Safça eski konuklarını bekleyen sahil pansiyonlarından birine kaydımı yaptırabilirim. Yine boşaltmam..

 
 
 
 
 

 
Sadece bu yazarın bloglarında ara