- Kategori
- Ben Bildiriyorum
Uçağın adı ''Bursa''

Sisli soğuk bir gecede yine o sis içinde apronda bekleyen THY uçağının silüeti, pasaport kontrolden geçip, havalimanı çıkış kapısına doğru yürürken belli belirsiz göründüğünde, hele kapısının üstündeki Türk Bayrağı göründüğünde, gözyaşlarımı tutmak, boğazımda düğümlenen yumruyu çözmek çok ama çok zor olmuştu. Uçağın merdivenlerini çıkarken adını okudum, ''Bursa''.
Bursa bir anda canım oldu, suyum ekmeğim oldu.
Bursa ne memleketim ne bir bağlantım var. 3-4 sefer gittiğim bir şehir. Ama Bursa'ydı. Tanıdıktı, bendendi. Benimdi. Ülkem, toprağım, Anadolum, insanım, vatandaşımdı, herşeyimdi.
Uçak kapısında içeri buyur eden hostes de ne ablamdı ne kardeşim ne de bir yakınım, ama çok yakındı, yıllardır tanıyor gibiydim.
Tüm hasretlerimi gördüm bu Bursa uçağında, tüm dostlarımı tüm Türkiyemi. Tüm hayatımı.
Canım ülkemi, canım vatanımı gördüm.
İlkokulum, sabahları bağıra bağıra ettiğimiz yemin töreni. Siyah önlüğüm, beyaz yakam. Kırmızı kurdalem. Lise yıllarım, üniversite kantini. T cetvelim. Fenerbahçem. Rıdvan, Tanju. Süleyman Naimoğlu.
Kavgalarım, arkadaşlarım, okulu astığımız günler, evimiz, annemin yemekleri, çilek reçeli. Babamdan yediğim dayak. Sezen Aksu, Barış Manço. Yeni Türkü. 23 Nisan törenleri. İzci elbisem. Sünnet düğünüm. Asker arkadaşlarım.
Bunları 23 yaşında, gurbetten ilk izne gelişimde bana yaşatan bir THY'ye ait bir uçak,
Uçağın adı ''Bursa''
Daha sonra yurtdışına 9 yıl onlarca kez gittim geldim, ama ''Bursa'' başkaydı. Bursa Uçağı benim için Türkiye'nin sembolü oldu.
Sen hep uç Bursa tamam mı?
Sakın bir yere konup kalmayasın. Hava sisli de olsa, fırtınada olsa, sen hep uç. Kuşlar gibi özgür uçmaya devam et...