- Kategori
- Futbol
Umut’la umutlandık, ne ki “son gülen” olamadık

Cuma günü ne olacağı perşembeden belliydi!.
Fatih Terim, basın toplantısında "küplere" binmişti. Yazılanlara kızmış, yazanlara “Siz hasta mısınız?" demişti
Dostlarına bile yüklenmişti.
Morali bozuktu. Çok şey demişti. Onlardan biri de “moral bozma”yla ilgili olanıydı:
“Bu kadar eksiğimiz var iken bir eksik daha koydunuz. Sadece bacak yaralanmaları oluyor bu milli takımda. Ruh yaralanmaları da oluyor. İnsanların ruhunu da sakatlıyorsunuz.”
Fatih Terim’in perşembe günkü bu sözleri ve ötekileri, kimi haberlerden ötürü, gazetecilere “hasta” tanısı koyması, morale gereksinimlerinin olduğunu vurgulaması, kendisinin moralsiz olması, bir sonraki günde olacakların habercisi gibiydi.
Milli Takım’ın hocası, ruhsal yönden çökmüş; kafası karışık!.
Kurduğu cümlelere yansıyor bu. Sözcüklerin art arda gelmesi cümle oluşturmaya yetse de, cümleler, anlamca karışık.
“İç”in “dış”a yansıması!..
Bakmayın, söylenenlerden etkilenmediğine.
Etkilenmeyen, öyle mi konuşur?
Konuştu işte. Terim, aslında, öyle konuşarak futbolcuların moralini bozmuştu. Ama o futbolcular, maça iyi başladılar, Umut‘la gelen golle moral buldular.
Hepsi o kadar!
Devamı bize "umutsuzluk", Çeklere "umut" olarak geldi.
*****
Fatih Terim’in sinirli tavrını, söylediklerini değerlendirirken dünkü yazımızın başlığı bir soru cümlesiydi:
Fatih Terim, olası bir Çek yenilgisine hazırlık mı yapıyor?
Anımsayalım, Terim, İzlanda yenilgisini “rüzgâr”a yüklemişti. Bu maçtan bir gün önce söylediklerinde “medya”ya yüklenme, “dostlar”ına sitem vardı.
Öyleyse, olası bir Çek yenilgisinde onlar “hedef”te olacaktı.
Oldu mu?
“İyi oynadık.” dedi.
Doğru, Umut’la umutlandık, özellikle ilk yarıda iyi oynadık, gel gör ki, bizden daha iyi ve akıllı oynayan bir Çek millileri vardı karşımızda.
Fatih Terim, yenilgiyi neye bağladı?
“İlk yarıda 5-6 tane gol pozisyonu var ve 1 yan top, gol yiyoruz. Rakip gelmediği halde bize cezayı kesiyor, ama biz birçok pozisyon bulmamıza rağmen yararlanamıyoruz. Yine kendi ayağımızla verdik.”
Yenilginin "ne"ye bağlandığı anlaşıldı değil mi?
*****
Umut’la umutlandık, ne ki “son gülen” olamadık.
Morali bozuk hocanın öğrencileri, ayakları dolaşsa da, yine de iyi oynadılar.
Arda Turan ne diyor?
“Basit goller yedikten sonra hemen yıkılıyoruz. Futbolun gerçeklerini öğrenmek zorundayız.”
Arda da bunu diyorsa, nasıl bir ruh halinde olduğunu söylemeye gerek kalmıyor. Bu durumda “milli ruh” kalmamış diyenlere diyecek lafınız olamaz.
“Suç”u getirip sadece futbolculara yüklemek, minderden kaçmaktan farksızdır. Ayakta kalması, “dik durması” gereken, maçtan önce sergilediği tavırla, çevresine umutsuzluk saçıyor, olası yenilgiyi başkalarına yükleme yolunu seçiyorsa, sahaya çıkan futbolcuların telaşını, ayaklarının dolaşmasını varın düşünün.
Son söz:
Futboldan soğumayı, Milli Takım’daki gerilemeyi, milli maçları bile önemsememeyi sorulara bağlamak isteyenler, önce, 3 Temmuz’a bakmalıdır.