​ Üniversiteli oldun!! ne mutlu sana değil mi? / Eğitim / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Eylül '06

 
Kategori
Eğitim
 

Üniversiteli oldun!! ne mutlu sana değil mi?

Üniversiteli oldun!! ne mutlu sana değil mi?
 

Her yıl 2 milyona yakın insan lise sıralarından üniversite anfilerine terfi edebilmek için inanılmaz bir yarış içerisine giriyor. Hadi bu iki milyonun içerisinden "maksat muhabbet olsun, bir şansımı deneyeyim" tarzında düşüncelerle ve hiç kazanamayacağını bile bile bu sınava girenleri çıkaralım. Ne kaldı geriye?Adayların en az yarısını baştan eledik. Bunların arasından da istediği bölüm ve üniversitede okuma şansı elde edenlerin oranı %10 u geçmeyecektir; emin olun.

İşte gençlik; uzun, stresli ve yorucu sınav maratonuna bu sonuca ulaşmak için katlanıyor. Ailelerin ve öğrencilerin taktir edilmesi gereken fedakarlıklarının sonucu %90 oranında bir hüsranla sonuçlanıyor. Özel dersler, dersanelere verilen binlerce lira çocuğunuzun üniversiteye gittiğinde gerçek anlamda istediğinin o olmadığını anlamasına yarıyor sadece. Bir türlü sevemediği bir bölüm, alışamadığı bir şehir ve amaçlarının ne olduğunu anlayamadığı siyasi grupların baskısı. Sonra? Sonrası malum. Eğer dayanma gücü varsa gidebildiği yere kadar gidiyor. Yoksa tez zamanda evine dönüp o stresli, yorucu ve uzun sınav maratonuna yeniden, her şeye rağmen hazırlanmayı tercih ediyor.

İşte bu yüzden ne üniversite sınavını ne de üniversitede okumayı çocuk oyuncağı sanmayın. Üniversiteye gideyim de neresi olursa olsun sakın demeyin. Her açılan üniversiteyi üniversite zannetmeyin. Geleceğinizi oluşturmak adına yeni ve bir daha geri dönüşü olmayan adımlar atacağınız yeri, bir kitapçık inceleyerek ve web sitesi ziyaret ederek seçmeyin.

Sonra burası çok pahallıymış, yurtlarda dayak yiyoruz, hocalar ders anlatmıyor, top sakalımıza bile karışıyorlar, kız arkadaşımla rahat gezemiyorum, dil eğitimi liseden daha kötü, hiçbir sosyal olanak yok, teröristlerle aynı yerde okuyorum gibi sözleriniz hiçbir anlam ifade etmeyecektir. Çünkü siz en az 4 yılınızı geçirmeyi planladığınız bir yeri tercih ederken, sadece tercih kılavuzundaki yüzdelik dilimlere bakmayı ve belki aklınıza gelirse de web sitesinden bilgi edinmeyi yeterli gördünüz. Halbuki bir haftalık tatil için akdenize gittiğinizde bile gezilecek görülecek yerler listesi yapmayı ihmal etmediniz. Ama kalacağınız yurtta neler oluyor, gideceğim üniversite bana ne kazandırır, okuyacağım bölüm beni iş sahibi yapar mı ve ben bu işi gerçekten sever miyim diye hiç düşünmediniz.

Ama hatanın tamamı sizin değil merak etmeyin. Yurdun her köşesine otel gibi üniversite açanlar; otel içinde oda açar gibi, üniversite içinde fakülte ve bölüm açanların hiç hatası yok diye düşünmeyin. Onların tek amacı bizi ilim, irfan sahibi yapmakmış gibi bir şey aklınızdan bile geçmesin. Şehrin ekonomisine katkı sağlamak için üniversite kurulmasının diğer ülkelerde de uygulandığını düşünmeyin sakın. Her üniversite kurulduğunda ilk önce Fen-Edebiyat fakültelerinin kurulması zorunluluğunun bilim adamı yetiştirmek adına yapıldığını zannetmeyin.

Siz bu ülkedeki bacasız fabrikaların daha fazla tütmesi için kullanılan yakıtlarsınız. Bittiğinizde kül olacağınızı bilin yeter.

 
Toplam blog
: 8
: 1190
Kayıt tarihi
: 06.09.06
 
 

24 yaşında, ekonomi mezunu, hayattan yüksek beklentileri olan, girişimci ruhlu biriyim. Ün..