- Kategori
- Şiir
Uyusun tüm düşlerimiz

Ben'i görüyor musun, o ân'ın temiz manzarasında?..
Biliyorum
Bana gelmek istiyorsun
Benim sana varmak istediğim gibi
**
Ama korkuyorsun
Her gelişin mutlaka
Bir dönüşü olurmuş gibi
**
Bilmem ki
Durduğun her noktadan ufka baktığında
Beni görüyor musun
O ân’ın temiz manzarasında
Her ân içinde yaşattığın tek resim gibi
**
Biliyor musun
Sana ermek istiyorum
Varlığının ulaştığı o tek fotoğraf gibi
**
Korkuyorum
Sana yaklaşmaya çalıştıkça
Duyduğumuz o derin renk
Solacak gibi
**
Unutma ki
Ânların o ânki güzelliğini
Anladık ya seninle
Bunu anlatabilmek
Sonsuz bir rüya gibi
**
Biliyoruz gerçeği
Ne ân’a gelmek için
Adım atmalıyız telaşlı
Ne ân’dan dönmek emeliyle
Yanmalıyız ihtiraslı
Ân'ın muhteşemliği ân'ı unutmak gibi
**
Unuttun mu
Rüyamızı dolduran o biricik rengimiz
Ân be ân büyüyor ruhumuzda açan
Zamansız ve mekansız bir çiçek gibi
**
Uyusun tüm düşlerimiz
Büyüyen güzelliği tek ânda dondurmak
Rüyamıza özünü bahşeden gerçek gibi
**
Uyuyoruz
Uyuyoruz, ne güzel
Her gün ve her ân aynı rüyaya el ele
Yüreği titreten bir keman gibi
**
Rüyamız bize uyusun
Yaşatalım rüyamızı, biz uyumadan
Ömrün o en güçlü çerçevesinde
Şükrettiğimiz her bir ân gibi
**
Aynı noktada birleşebilen
Rengimizden başka ne var ki
Billur güzelliğiyle kalbimize dolan gibi
**
Ne ben uyanayım bu rüyadan
“Ân”ın rengini tutamayan telaşın
İçine doğan gibi
Ne sen uyandır rüyamızı ansızın
“Ân”daki ateş-i rengi yürekle
Sarmalayan gibi
**
Görüyoruz
Hakiki bir rüyayı görüyoruz
İkimizin de gözleri açık, biliyoruz
Biliyoruz
Yakaladığımız her ân
Rüyamızla renklenen bir tuval gibi
**
Tuvalde
Tuvalde bütünlendi ânlarımız
Bizi var eden o vuslat gibi
**
Vuslat nedir diye soranlara
Rüyamızla tutunduğumuz ân cevap veriyor
Düğümü canda çözülen tek sual gibi
**
Vuslat
Vuslat ne gel diye yalvarmak
Ne döneceğim sözüyle ağlamaktır inan
Vuslat
Vuslat Resminde kalp atışını
Her ân her yerden duyabilmektir
İkiden çoğaldıkça bir olan can gibi
**
Rüyamızda
Öylece duran ân’a kanmayın soruda takılanlar
Vuslata uzanmayı yalnız yürekler anlar
Ân ne bizden öncesidir ne de bizden sonrası
Ân, canlanmayı özleyen o hülyalı zaman gibi
**
“Ân” ki
Rüya deniziyle bir can’ı yaşayanlar
Biz’e eriştik deyip de rüyasının arkasında duranlar
Umut sahilinde dört nala koşturur küheylan gibi
**
“Ân”lasalar
Ne ben sana varıyorum bir yerde
Ne sen beni arıyorsun her yerde
Vuslatın tablosu “biz”
Bir tek ân'da
Biz dönüyor evrende
Gökten yıldız yıldız yağan gibi
**
“Ân”larız
Hep aynı ân’da buluştuğumuzu gören yürektir
Canın parlattığı aynaya ışıyan gibi
**
“Ân”lasak
Sen ve Ben Biz’in içindeyiz
Bu rüyanın her ânında
Gelmek ya da dönmek niye
Duruyoruz bir ân’la
Var oluşun tablosunda alev alev yanan gibi
**
Anlasak ama anlatmasak
Hiçbir ân
Bu rüya sonsuzluğa uzanan
Bir renk huzmesi
Her ânını hayra yorduk sevinçle
Bize güzelliği Yaşatan gibi
**
Korkmuyoruz
Rüyadan uyanmaktan ya da rüyasız kalmaktan
Uyursak rüyamız içimizde
Uyanırsak hakikat önümüzde
Hepsi de “biz”e ışık
Hiç biter mi bu sevda
Aynamıza dökülen çağlayan gibi
**
Gördünüz mü
Var mı bizden başka yorduğunuz
Vuslatını içinde bulan gibi
**
Rüyamızla yeşeren muhteşem güzellik vuslat
Her gün penceremize yeniden doğan gibi
**
Aramadık başka rüya
Ve bıkmadık vuslatından
Biliyorum, bana gelmek istiyorsun
Biliyorsun, sana varmak diliyorum
Biz yaşatalım o ân’ın sonsuzluğunu
Canını canında her ân bulan gibi
**
Unutma ki
Bir ân’ın ân’larca güzelliğini
Anladık ya seninle
Bunu anlatabilmek sonsuz bir rüya gibi
**
“Ân”ladık
Sığamayız başka bir ân’a
Ân demek rüya
Rüya demek bizse eğer
Biz demek
Biz demek vuslat gibi
****
Yegâh Elif Mirzâde