​ Uzaycılıkta 2010 Momenti / Uzay / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Haziran '09

 
Kategori
Uzay
 

Uzaycılıkta 2010 Momenti

Uzaycılık yolu, 1900’ların başındaki ABD’li Goddard’ın büyük olasılıkla Dünya’ya geri düşmeyen roketiyle pratik, Rusya’lı Tsiolkovsky'nin teorik yaklaşımlarıyla ilk yüzyılını az geçmiş durumda. Yolun orta noktası Gagarin'in uzaya ilk çıkan insan olması.

Bu konumuyla uzaycılık, sanat, bilim ve düşün dallarında, sinema dışında, bu denli yoğun gelişme kaydeden en önemli üstyapısal kültürel etken konumunda.

Tüm bunlara karşın, ilk durumuyla 1250’lerden beridir, metal kılıflı olarak 1940’lardan beridir kullanılagelen, kimyasal yakıtlı roket teknolojisi hala aşılamamış durumda. Dahası herhangi bir yeni aşamanın kullanıma girmesi, pratikte plan dahilinde bile değil.

Astronotluk / kozmonotluk / taykonotluk hala en riskli meslek grubu konumunda. Bunda uzay yarışının büyük payı var.

Uzay yarışında 1957-2007 arasındaki ABD-SSCB tekeli, Çin ile kırıldı. Araya Japonya, Güney Kore, Hindistan, Pakistan ve Brezilya da girdi. AB ise, bu konudaki ölümcül uykusundan hala uyanamamış durumda.

Uzay kolonisi projesi, UUİ ile bir ölçüde gerçekleşti. O devreden çıkarken, birden çok proje daha devreye girecek.

Yine ilk uzay devleti projesi hala 2100 veya daha sonrası erimli gözükmekte. Bu konuda global krizler çok etkili olacak.

ABD’nin uzay mekiği projesi, düşen 2 mekikle ve hiç kimsenin cezalandırılmamasıyla, ABD’ye uzay yarışında 25 yıl kaybettirdi.

Geriye uzaycılığın diğer avan-gard kültürel öğelerle ilintisi kalıyor:

Robotçuluk-uzaycılık: Şu anda Güneş Sistemi’ni ilk aşan insan yapımı şey bir uzay robotu. Mars’a kezlerce robotlar gönderildi. Robotlar en az bir yüzyıl daha, uzaycılıkta insanın en büyük yardımcısı olacaklar.

Bilgisayarlar-uzaycılık: Bilgisayarlar olmasaydı, uzay çalışmaları yürüyemezdi ama bilgisayarlar robotlar denli önemli değil, çünkü hala kendi kendilerine karar veremiyorlar ve ışık hızı açısından önemli uzaklıklarda işlevleri düşüyor. Robotlarsa yapılışları gereği küçük de olsa özerk yapılar.

Ölümsüzlük-uzaycılık: Herkes ölümsüz olabilseydi, kimse uzaya gitmezdi gibime geliyor. Ancak şimdilik ölümsüzlük, uzaycılık üzerinde ancak insan bedenlerini uzun süre saklama teknolojileri üretme anlamında işlevsel olabilecek.

Tarihsel perspektif: Sputnik zamanında tek itki gücü ideolojik (Soğuk) savaş idi. Şimdi, siberuzaycılar bile uzaycılık konusunda maddi destek veriyorlar. Yani uzaycılık artık bir yerleşik altkültür ve bu da uzaycılığın ilk momentinin tümüyle başarılı olduğu anlamına geliyor. Bu konuda bir tek bilgisayarcılık, uzaycılıktan ileri konumda.

 
Toplam blog
: 2216
: 514
Kayıt tarihi
: 16.08.06
 
 

Serbest yazarım. 1960 doğumluyum. BÜ İşletme mezunuyum. ..