Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Nisan '07

 
Kategori
Uzay
 

Uzayın derinliklerine dalış

Uzayın derinliklerine dalış
 

Uzay, küçüklüğümden beri hep benim ilgimi çekerdi. Onun için de yaz gecelerini çok severim. Çünkü gökyüzünü en güzel şekilde, yaz aylarında inceleyebildiğim ve izleyebildiğim için hep yaz olmasını istemişimdir.

Yaz aylarında çimenlerin üzerine yatarak yıldızlara bakar onları izlerdim. Acaba yıldızlar güneş gibi midiler. Güneş gibilerse neden küçük görünürler hep merak etmişimdir.

-Yoksa onlar çok mu uzaktalar?

-Evet.

-Ne kadar uzaktalar?

-Oralara ulaşamayacak kadar.

-Peki, bu kainatın büyüklüğü ne kadar dır, acaba?

-Sonsuz kadar.

-Yani sonsuz mu yoksa?

-Evet.

-Sonsuz ne demek?

-Sonu olmayan demek.

-Ne demek sonu olmayan, vardır elbet bir sonu?

-Elbette vardır ama biz şu an ki imkanlarımızla evrenin sonu olduğunu çözemiyoruz. Çünkü mesafe o kadar uzun ki kilometrelerle tarif edilemiyor anlayacağınız. Öyle ki ışık yılı denilen bir terim kullanırlar astronomi bilimcileri. Işık yılı da nedir demeyin? Şöyle açıklayım: Işığın bir yıl süresince aldığı yol. Yani bu demek oluyor ki saniyede üç yüz bin kilometre yolu olan ışığın 365 gün boyunca gittiği yol, yaklaşık 9 trilyon 046 milyar kilometredir. İçinde bulunduğumuz galaksimiz olan saman yolunun bir uçtan bir uça mesafesi yüz bin ışık yılıdır. Saman yolu gibi uzayda binlerce galaksi olduğunu düşünürsek, siz düşünün artık evrenin büyüklüğünü,

Yani uzaklığı da rakamla, kilometre cinsinden telaffuz etmemiz çok zordur. Bu nedenle evrenin sonu yok dediğimiz de hep bundandır. Belki vardır sonu ama ispatlanması imkansız gibi.

Merak güzel bir şey ama bununda bu görkemli olan üstümüzde ki uzayında incelenmesi için bir bilimin olması lazım. Evrene öyle çıplak gözle bakılmaz. Onun için okuluna gitmek lazım, o konuyu irdelemek ve daha iyi gözlem yapabilmek için..

En nihayetinde de üniversiteyi kazanmam biraz zor oldu ama o sene tercihlerimi yaparken on sekizinci terciğim olan, Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Astronomi ve Uzay Bilimleri idi. Zannedersem 1982 yılının bir sıcak yaz gecesi yazlığımda arkadaşlarla birlikte olmuştum. Eve geç gelmiştim. Eve girerken gökyüzünde ki yıldızlar sanki bana gülümsüyordu. Bir anlam veremedim. Birkaç gün öncede annem benim üniversiteyi kazandığımı rüyasın da görmüştü. Sabahta üniversite sonuçları açıklanacaktı. Bir heyecan sardı beni. Uyuyamadım saat 6’da kalkıp denize gittim. Saat 7’yi 30 geçe geldim denizden ve gazete bayisine gidip, gelecek olan üniversiteyi kazananların listesini belirten gazeteyi beklemeye koyuldum.

Birkaç dakika sonrada kazandığımı öğrendim. Evet ben yıldızları okuyacaktım. Merak ettiğim gökyüzünü, çıplak gözle değil teleskopla bakacaktım artık. Böylece onlara ulaşamasam da teleskopla yanlarına yaklaşacaktım.

Bilemiyeceğim ama, uzayın derinliklerinde, bir yerler de belki hayat vardır, kim bilir! Arada bul bulabilirsen tabi..

Birde Amerikalılar ve Ruslar uzayda sanki dans ediyorlar, biz ise dünyadan izliyoruz onları. Ben düşünüyorum da neden ben de onlarla uzayda dans etmeyeyim. Neden olmasın diyorum ve birkaç ay sonra da kazandığım bölümün yolunu tutup uzayın derinliklerine dalıyorum.

 
Toplam blog
: 540
: 3176
Kayıt tarihi
: 02.01.07
 
 

Hiç bir motorlu araca binmeyi sevemedim. Daha doğrusu sevdiremediler. Onun yerine iki tekerlekli ..